Monthly Archive for January, 2008

Bana Abdülhamid ini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!

tugraNecip Fazıl Kısakürek, Ulu Hakan II. Abdülhamid Han adlı eserini böyle bitirmiş:

Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır.

1. Onun nazarında Sultan Abdülhamid’e aydınların nasıl baktığına göre, bakanların dünya görüşleri, ufukları, ufuksuzlukları, tarihimize ve bugünümüze dair neler düşündükleri ve teklif ettikleri rahatlıkla tespit edilebilirdi. Velhasıl, ‘Bana Abdülhamid’ini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!’ sözüyle özetlenebilir onun görüşü. Dolayısıyla Necip Fazıl’ın “Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır” tespitini bir milletin ‘kimlik teşhisi’ çabası bağlamında anlamak gerekmektedir.

2. Chicago’da 1893 yılında düzenlenen Dünya Fuarı’na davet mektubu gelmesi üzerine Abdülhamid’in hükümete, fuara katılma emrini vermesidir. Ama hangi şartla? Abdülhamid’in Oryantalizmin Osmanlı’ya bakışındaki tahkir ve tezyif edici bakışa nasıl bilinçli bir şekilde direndiğini bu şarttan anlıyoruz. Onun TRT’nin son Eurovision şarkı yarışmasında yaptığı gibi Oryantalizmin bize layık gördüğü imajı gönüllü olarak giymek ve Mevlevi “göstericileri”ni artık manası iyice fersudeleşmiş birer rakkas (ve rakkase) gibi takdim ederek puan toplamaya çalışmak tavrından iğrendiğini görüyoruz. Nitekim fuarda İslâmın sembolü olan bir caminin yanı sıra Osmanlı ürünlerinin satıldığı bir kapalı çarşı maketinin yapılmasını istemiştir. Mevlevi dervişlerinin sema gösterisi teklifine ve camide namaz kılan Müslüman konu mankenlerinin ’sergilenmesi’ teklifine ise karşı çıkmıştır. Cami, kimlik göstergesi olarak vardır ama Osmanlılar sadece seyirlik bir nesne değil, harıl harıl çalışıp üreten kanlı canlı birer öznedir bu mantığa göre. Böylece Sultan II. Abdülhamid’in 1893′lerde Mevlevilerin sema gösterisi karşısında gösterdiği şuurlu direniş, 2006 Türkiye’sinde eski “İslamcı”, yeni “Muhafazakâr Demokrat” yönetim taratından Mevlevi ekibinin Avrupa’ya bir şirinlik muskası şeklinde sunulması laubaliliğine gelip dayanmış bulunmaktadır.

3. Pasteur, kuduz aşısını 1885 yılında uygulamaya koymuştur. Sultan Abdülhamid, haberdar olur olmaz İstanbul’da bir Kuduz Hastanesi (Dârii’l-Kulb Tedavihanesi) açılması için harekete geçmiş ve hastane iki yıl içerisinde inşa edilmiştir. Aynı zamanda “Evliya” lakabıyla tanınan ilk mikrobiyologlarımızdan Miralay Dr. Hüseyin Remzi Bey (1839-1896) -ki Türkçe tıp eğitiminin gerçekleştirilmesinde büyük emeği geçmiştir- 1886 yılında, kuduz aşısının bulunuşundan hemen bir yıl sonra Zoiros Paşa ve Veteriner Hüseyin Hulki beylerle birlikte Paris’e gönderilerek Pasteur Ens-titüsü’nde çalışmış, döndükten sonra da Kuduz Hastanesi’nde görev yapmıştır. Pasteur’ün yanında yapbğı çalışmalar hemen semeresini vermiş ve Hüseyin Remzi Bey, 1888-89′da Kuduz Aşısı adlı bir kitap yazarak hem Paris’de gördüklerini anlatmış, hem de aşı hakkında ülkemizde ilk bilimsel bilgileri vermiştir.

Mustafa ARMAĞAN’ın “Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı” isimli kitabından yapılan 3 alıntı, Sultan’ın dünya görüşünü açıklaması bakımından bana bir hayli manidar geldi. Bir dizideki Abdülhamid’e suikast gerçekleştirmeye çalışan “Delikanlı Mustafa” ve baskıcı Abdülhamid portresi ve resmi kitaplardaki Abdülhamid Han imajının tekrar üzerinde durulması gerektiğine inanıyorum.

Olayın özünde, 100 yılı aşkın süredir şu çekişme yatıyor. “Bana Abdülhamid ini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” Benim bildiğim Abdülhamid Han işte yukarıda küçücük 2 anekdot tan bile anlayabileceğiniz Sultan Koca Abdülhamid Han’dır. Ne mutlu bizlere ki, han’ımızın kıymeti gün geçtikçe yeniden anlaşılıyor!

abdulhamid

*En üstteki foto Sultan Abdülhamit Han’ın “El Gazi” tuğrasıdır. 

 

Tags: ,

Ethereal Portable

etherealEthereal ağ yöneticilerinin eli ayağı. Çok uzun zamandır hem Linux hem de Windows ta kullandığım bu araç, her gün artan paket çözümleme eklentileri ile, doğada bilinen her tür protokolü çözümleyebiliyor.

Ağda herhangi bir tipte veri trafiği arttığında Ethereal ile izliyor ve sorunun kaynağını kolaylıkla tespit ediyorum. Özellikle worm saldırıları, ddos araçları gibi zararlıların oluşturduğu broadcast trafiğini tespit etmekte süper yardımcı. Program ethereal.com adresinde mevcut ve bir çok platform için ücretsiz indirebilirsiniz.

Buraya kadar herşey güzel. Ama programın boyutu 12.4 MB. ve açıldığında 53 MB. gibi bir yer kaplıyor. Zaman zaman PC bazlı izleme yapmam gerektiğinde her PC ye install etmem gerekiyor bu da çok zaman alıcı bir işlem (+5 dk zaman kaybı).

İşte tam bu noktada ethereal programının ticari markası? (bence öyle duruyor) wireshark devreye giriyor. wireshark geliştiricileri buraya portable koymuşlar. Ancak winpcap in her çalıştırma öncesinde kurulması gerekiyor.

Tam taşınabilir bir ethereal aramalarım da sonuç vermeyince winpcap kodları ile biraz oynayarak önce winpcap i portable hale getirdim. Sonra da ethereal i portable etmek çok zor olmadı.

Vakit buldukça pcap ile çalışan diğer programları da (nmap gibi, hatta frontend i umit ile birlikte olabilir) portable edeceğim.

Lütfen başka bir yerlerde çalışan ethereal portable bulursanız bana haber verin.

Portable ethereal Windows 2000, XP ve 2003 te sorunsuz test edildi. Lütfen Vista testi yaparsanız sonucunu bildirin.

Dosya İsmi: EtherealPortable.exe
Versiyon: ethereal-setup-0.99.0
Boyut: 16.2 MB.
Lisans: Programın bütün hakları ethereal.com / wireshark.org a aittir.
Kullanım: Çift tıklatılarak kullanılır ;)

Tags: , , , ,

Rootkit Saldırılarına Dikkat!

Dün akşam telefondaki “serverde bir şeyler oluyor, ne olduğunu anlamıyorum bir bakar mısın hocam” ile başlayıp gecenin büyük bir kısmını alt üstü eden trojan saldırısından belki sizinden başınız yanabilir diye, yapmanız gerekenleri yazıyorum.

1. mrtg grafiğinize bakın. Gördüğünüz veri akışı normal mi?

12.4 MB/sn lik bir veri akışı saat 10 da başlamış (GMT -8), ben müdahil olduğumda saat 22 idi ve dışarıda bir yerlere çok ciddi trafik gidiyordu.

2. Sisteme illegal giriş olup olmadığını kontrol ettim. last root (bilinmeyen bir giriş yok)

3. Shell access i olabilecek kullanıcıları tespit ettim (cat etc/passwd) onların sisteme giriş tarihlerine baktım, yine problem yok.

4. netstat -an | more , burada web sunucusuna bir çok bağlantı gözüküyor, fakat o da ne, 149 la başlayan bir IP adresinin 7000 no lu portuna hızlı bir veri akışı var!.

5. top ile sistem proseslerine göz gezdirdiğimde 2 perl prosesinin uzunca bir süredir sistem kaynaklarını sömürdüğünü gördüm. Demek şu anda sistemde illegal çalışan bir program var.

6. “Bu proses cron ile kendini yeniden başlatıyordur” tahmini ile /var/spool/cron klasöründeki root ve nobody dosyalarına baktım. nobody dosyasının içinde * * * * * /tmp/components/y2kupdate >/dev/null 2>&1 satırı aslanlar gibi duruyor!

7. y2kupdate programının ne olduğu, nerden geldiği ve ne iş yaptığını google da biraz araştırdıktan sonra, tmp deki tüm dosyaları temizledim. Ancak ./ ile gizlenmiş klasörler de duruyor.Dosyaları rm -rfv * ile sildiğinizden emin olun. Gizli dosyaları de silecektir.

8. Bu dosyalar permission u bozuk ya da bir exploit içeren bir scriptten geliyor olmalıydı. find /home -name c99* -print ile c99 shell upload edilen dosyaları arattığımda warez edilmiş bir scriptin açtığı cache klasörünün içine bu shell in yerleştirildiğini gördüm. Bu klasörü de rm -rfv ile sildim.

9. Ancak acaba sistemde başka börtü böcek olup olmadığı konusunda emin değildim. rkhunter programı ile sistemi bir check etmenin faydalı olacağını düşünerek:

wget http://kent.dl.sourceforge.net/sourceforge/rkhunter/rkhunter-1.3.0.tar.gz
tar zxvf rkhunter-1.3.0.tar.gz
cd rkhunter-1.3.0
sh installer.sh  –layout default –install
rkhunter –checkall

ile tüm sistemde başka bir zararlı olmadığından emin oldum.

10. En ilginci de, sisteme IPTables tabanlı bir firewall kurulmamış olmasıydı. Kendi sistemimdeki IPtables scriptini cpanel için uyarlayarak firewall u install ettim. (Bu firewall bir başka yazının konusu)

11. Sistemi restart ederek aktiviteleri izlemeye başladım. apache nin domain logları, sistem logları, mrtg nin trafik iletileri, netstat verileri… her şey normal gözüküyordu.

12. Bugünkü kontrollerimde yine her şey normaldi.

Başınıza böyle bir şey geldi ise yapmanız gerekenleri bir de kitabından özetlemek gerekirse:

1. /tmp, /var/tmp, /dev/shm, /var/spool/samba, /var/spool/vbox, /var/spool/squid, and  /var/spool/cron  klasörlerine ls -lab çekin. Böylece Gizli dosyaları da göreceksiniz. Özellikle ./ ile gizlenmiş dosyaların varlığını kontrol edin.

2. ps -efl ya da ps-auwx ile normal dışı proses olup olmadığını kontrol edin. Özellikle sistem kaynaklarını çok kullanan program var mı bakın.

3. Clam antivirüs ile —infected ve —recursive anahtarları ile “clamscan –infected –recursive” olası PHP ve PERL shell lerini arayın.

4. http://www.chkrootkit.org/ http://www.rootkit.nl/ http://www.ossec.net/en/rootcheck.html herhangi bir ile rootkit leri taratın.

Tags: , , , ,

Pi The Movie

pi 1998 yılında vizyona girdiğinde bu filmi izlemeliyim dediğim halde çok kısa süre vizyonda kaldığı (muhtemelen gişe basarısı çok düşüktü) için izleyemeyip nerede CD ya da DVD görsem saldırıp, “Pi isimli film siz de var mı” dediğimde “o ne?” cevabı aldığım Pi filmini Darren Aronofsky yönetmiş.

Geçenlerde nilland de gezinirken pi the movie’yi bir anda karşımda görünce “Çelebi” lerden olan uploader i yakalasam öpecektim. Türkçe altyazılı MP4 kalitesindeki filmi hemen indirdim. (Böylesine bir yapımın DVD sini bulsam alacağım ama nerde..)

1 kişi etrafindan dönen üstelik siyah beyaz çekim bir filmi cazip kılan ne olabilir: 

Film söyle başlıyor:

12:45 – Varsayımlarımı tekrar ediyorum.
1. Matematik doğanın dilidir.
2. Etrafimizdaki her şey sayılarla tanımlanablir ve anlamlandırılabilir.
3. Herhangi bir sistemdeki sayıları grafikle gösterirseniz şekiller ortaya çıkar.

Borsadaki dalgalanmaları sayılarla izah etmeye çalışan bir Matematikçi, günün birinde 216 karakterli bir sayı dizisi bulur ve bulduğu sayının hatalı bir işlemden kaynaklandığını düşünerek sayıları gözardı eder. Ancak hem Wall Street hem de dindar yahudiler bu sayıların peşindedir.

Filmi beğenenler Aronofsky nin son filmine (The Fountain) bir şans verebilirler.

pi

 

 

Web Tabanlı Virüs Tarama

Bilgisayarıma bir çok geçerli nedenden antivirüs programı kurmuyorum. Ama zaman zaman malum nedenlerden pek te güvenli olmayan sitelerden dosya indirmek zorunda kalıyorum.

Bir çok bilgisayarda ise ancak bir antivirüs programı kurulu olabiliyor. Her antivirüs programının da kendine göre üstünlükleri var.

Web tabanlı virüs tarama siteleri, web üzerinden upload edilen dosyaları, genellikle Linux tabanlı sisteme kurulu onlarca antivirüs programına yönlendirerek her bir güncel programın gönderilen dosyaya karşı tepkisini ölçerek kullanıcıya rapor halinde sunuyorlar.

Bu sitelerden uzun zamandır kullandığım http://virusscan.jotti.org/ sitesi çok yoğun olması ve bazen bir tarama için dakikalarca bekletmesi dışında bünyesinde bulundurduğu F-prot, NOD32, kaspersky Antivirüs gibi popüler antivirüs programları ile tatmin edici raporlar üretiyor.

 

Bir kaç gün önce tesadüfen keşfettiğim http://www.virustotal.com/ sitesi ise henüz çok yoğun olmadığı için tarama yaparken sıra bekletmiyor. jotti ye göre bünyesinde daha fazla antivirüs ürünü bulunduran site daha önce taranan bir dosyaya ait raporu hemen görüntüleyebiliyor.

Bir çok kullanıcının vazgeçilmezi Norton Antivirüs ise maalesef sadece Windows tabanlı çalışabilmesi nedeni ile bu sitelerde bulunmuyor.

Eğer bir packer ınız varsa ya da bir packer ın çeşitli özelliklerini taklit eden bir programınız varsa bu program ile pack ettiğiniz dosyanın virüs programlarınca ne tepki verdiğini ölçmek için bu servisler ideal.

TTNet te iki ilginç hata (screenshot)

Error

Türkiye’nin Internet tekeli TTNet hizmetlerini her gün daha da iyiye götürüyor. Görünen o ki bize hissettirmeden kurum kendini rekabet ortamına hazırlamaya çalışıyor.

TTNet müzik portali de bu girişimlerden biri olsa gerek. Madem TTDSL kullanıyoruz üye olalıım bari diye siteye üye olmak istediğimde TTNet mail servisini kullanmak zorunda olduğumu söyledi. Aslında hiç yeni bir mail alma ihtiyacım yok ama madem öyle bir de e-mail alalım öyle ise diyerek doğru ttmail in yolunu tuttuk.

Meğer üye adımızla e-mail adresi almak zorunda imişiz. İlk başvuru esnasında memure hanımla (o zaman devlet kurumu idi) aramızda şu diyalog geçmişti:

– “ben şu kullanıcı adını istesem” ….
– olmaz en az X karakter olacak
– Peki X karakter ama şu kelime olsun o zaman
– olmaz adınız soyadınız geçmeli!

adım soyadım böylece kullanıcı adım kaldı.

Neyse, e-mail adresi almadan müzik portalini kullanamayacağız madem ona da tamam. Üye ol butonuna basınca şu görüntü ile karşılaştım.

Tt2-th

Yani ben ttnet müzik portaline üye olamadım. O günden sonra da hevesim kaçtı ve bir daha bakmadım.

Olay 2: TTNet ADSL kullanıcısı olarak bağlantı kopunca rutin bir şekilde modemi kapatıp yeniden açtım. Online olmuş gibi gözüküyordu. Ancak herhangi bir siteye girmek isteyince şu ekranla karşılaşıyorum:

Tt1-th

bu daha kompleks bir durum, şifremi değiştirmedim aslında, muhtemelen authentication sunucuları geçici olarak devre dışı kaldı ve beni bu sayfaya yönlendirdi. O günden sonra bu hata ile yeniden karşılaşmadım. +

General Redirector - Yeni Araç

CmdshellBir windows penceresinden DOS shell inde imiş gibi istedğiniz komut ve programları çalıştırıp varsa sonuçlarını görmek ister misiniz?

Ben istedim, “bir iş için” lazım oldu. (O işin ne olduğunu daha sonra yazacağım)

Sadece meraklısına/gereklisine hitap eden bu araç şöyle çalışıyor:

 

Komutu işletirken:

si          : STARTUPINFO;
pi          : PROCESS_INFORMATION;

CreatePipe(read_stdout,newstdout,@sa,0)
si.hStdOutput := newstdout;

CreateProcess( nil, PChar( FTargetPath), nil, nil,True, CREATE_NEW_CONSOLE, nil, nil, si, pi))

Th-genredirsc

Dos tabanlı bir programı çalıştırıp sonuçlarını aynı pencere içerisinde görmek istediğinizde, ya da bir “komut çalıştırıcı” ya ihtiyaç duyduğunuzda program gayet sağlıklı çalışıyor.

Dosya İsmi: genredir.zip
Versiyon: 1.0.0.1 (11 Ocak 2008)
Boyut: 271 KB.
Türü: Allah Razı Olsun ware, (İşinize yaradı ise “Allah Razı Olsun” demeniz kafidir )
Lisans: Doğabilecek herhangi bir sorundan ötürü sorumluluk kabul etmiyorum. İstek/ihtiyaç dahilinde Delphi bileşeni ücretsiz olarak verilir. Bileşen in temel yazıcısı AFE dir, ben bileşen üzerinde düzenleme ve eklemeler yaptım.

Zamansız Şehir

“Alışamadım ben bu kente” diyen Haluk Levent belki de Trabzon’da aradığını bulamamıştı. 3 senedir Bursa da yaşıyorum ama hala “ısınamadım ben bu kente”.

Şehir öyle karmaşa dolu ki, sirenler, klaksiyonlar, dar sokaklar, üzerinize üzerinize süren soförler, kalabalıktan adım atacak yer bulamayan insanlar, bir an önce eve kaçmanın hayalini kuruyorum çoğu zaman.

Ancak şehrin biraz dışına çıkınca tablo tamamen değişiyor. Karmaşa, kalabalık yerini sükunet ve boşluğa bırakıyor.

Boşluk, insana zamansızlık hissi veriyor. Sanki hayat durmuş, zaman durmuş oracıkta sadece ben kalıvermişim gibi.

Hafta sonu, Botanik Parkta Sonbahar ın bütün renklerini yaşadık, temiz havayı ve huzuru içimize sonuna kadar çektik. Kareler o günden kaldı.

Zsb001b

 

 

 

 

 

 

 

  

Zsb002b

 

 

 

 

 

 

 

 

 Zsb003b

 

 

 

 

 

 

ddcopy - Diskten Direkt Dosya Kopyalama

ddcopyNerden geldiği konusunda en ufak fikrimin olmadığı bir dosya hafızaya yüklendi. Bulduğum bu tür “Malware” leri incelenmek üzere uzunca süredir Trend Micro labaratuvar larına gönderiyorum. Yardımcı dosyalardan biri ilginç bir şekilde kilitlenmiş ve başka bir konuma kopyalamaya izin vermiyor.

Dosya içeriğini de görmek imkansız, aynı mesaj ile dosya içeriğini de göstermiyor.

Cannotcopy

Continue reading ‘ddcopy - Diskten Direkt Dosya Kopyalama’