
Türkiye’nin Internet tekeli TTNet hizmetlerini her gün daha da iyiye götürüyor. Görünen o ki bize hissettirmeden kurum kendini rekabet ortamına hazırlamaya çalışıyor.
TTNet müzik portali de bu girişimlerden biri olsa gerek. Madem TTDSL kullanıyoruz üye olalıım bari diye siteye üye olmak istediğimde TTNet mail servisini kullanmak zorunda olduğumu söyledi. Aslında hiç yeni bir mail alma ihtiyacım yok ama madem öyle bir de e-mail alalım öyle ise diyerek doğru ttmail in yolunu tuttuk.
Meğer üye adımızla e-mail adresi almak zorunda imişiz. İlk başvuru esnasında memure hanımla (o zaman devlet kurumu idi) aramızda şu diyalog geçmişti:
– “ben şu kullanıcı adını istesem” ….
– olmaz en az X karakter olacak
– Peki X karakter ama şu kelime olsun o zaman
– olmaz adınız soyadınız geçmeli!
adım soyadım böylece kullanıcı adım kaldı.
Neyse, e-mail adresi almadan müzik portalini kullanamayacağız madem ona da tamam. Üye ol butonuna basınca şu görüntü ile karşılaştım.

Yani ben ttnet müzik portaline üye olamadım. O günden sonra da hevesim kaçtı ve bir daha bakmadım.
Olay 2: TTNet ADSL kullanıcısı olarak bağlantı kopunca rutin bir şekilde modemi kapatıp yeniden açtım. Online olmuş gibi gözüküyordu. Ancak herhangi bir siteye girmek isteyince şu ekranla karşılaşıyorum:

bu daha kompleks bir durum, şifremi değiştirmedim aslında, muhtemelen authentication sunucuları geçici olarak devre dışı kaldı ve beni bu sayfaya yönlendirdi. O günden sonra bu hata ile yeniden karşılaşmadım. +
“Alışamadım ben bu kente” diyen Haluk Levent belki de Trabzon’da aradığını bulamamıştı. 3 senedir Bursa da yaşıyorum ama hala “ısınamadım ben bu kente”.
Şehir öyle karmaşa dolu ki, sirenler, klaksiyonlar, dar sokaklar, üzerinize üzerinize süren soförler, kalabalıktan adım atacak yer bulamayan insanlar, bir an önce eve kaçmanın hayalini kuruyorum çoğu zaman.
Ancak şehrin biraz dışına çıkınca tablo tamamen değişiyor. Karmaşa, kalabalık yerini sükunet ve boşluğa bırakıyor.
Boşluk, insana zamansızlık hissi veriyor. Sanki hayat durmuş, zaman durmuş oracıkta sadece ben kalıvermişim gibi.
Hafta sonu, Botanik Parkta Sonbahar ın bütün renklerini yaşadık, temiz havayı ve huzuru içimize sonuna kadar çektik. Kareler o günden kaldı.



Kuzey Irak’taki bölge yönetimi, Ağustos ayında kendi petrol kanununu çıkarmasından bu yana 20 yabancı şirketle 15 petrol anlaşması imzaladı.
Şehristani, Irak’ın milli petrol kanununun henüz çıkmadığını ifade etmiş ve yabancı şirketleri Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’yle anlaşma yapmamaları konusunda uyarmıştı. Petrol Bakanı, uluslararası şirketlerin bölgesel yönetimle anlaşma yapmalarının bir sonucu olacağını, bu şirketleri gelecekte Irak petrollerinden mahrum edeceklerini ifade etmişti.
Bölgesel Yönetim açıklamasında ise, “Uluslararası petrol şirketleri ve potansiyel yatırımcılarımıza bir kez daha mesajımız şudur: Artık, boş tehditlere ve şantaj içerikli konuşmalar devam etmeyecek. Eninde sonunda sağduyu hakim gelecek” denildi.
Bölgesel Kuzey Irak yönetimi acaba hangi ülkelerin şirketleri ile petrol satışı konusunda anlaşma sağladı?
Mesut Barzani şu anda hangi Avrupa ülkesinde ve ne yapıyor? 20 yabancı şirketin kaçı AB ülkelerinden oluşuyor?
Amerika PKK nın bitirilmesi konusunda neden birden ağız değiştirmiş olabilir?
Merkezi Irak yönetimi bölgesel Kuzey Irak yönetimini baskı altına alabilmek için ne yapmış olabilir?
Mesut Barzani PKK nın bölgede var olmasını bitmesini ya da var olmaya devam etmesini neden ister? Peşmerge güçleri neden PKK ya karşı sürülürmüş gibi gösterilir?
Aslında PKK’nın piyon olduğu bir petrol pazarlığının tam ortasında önümüzdeki yüzyıllarda “dünyanın en kaliteli” Kuzey Irak petrollerini kimin “dünyaya pazarlayacağını” göreceğiz. Piyonlar görevini yaparken, aktör aslan payını bölüşecek, sırtlanlar da leşleri toplayacaklar.

1. Çok yoğunum. Aynı anda maalesef sürekli 3–4 işle birden meşgulüm.
2. Çok tembelim
3. Çok tembelim
4. Çok tembelim
Neden yazmadığımı aslında ben de bilmiyorum,
Türk milleti olarak maalesef yazılı kültüre tarih boyunca bir türlü geçememişiz, dönün bakın binlerce yıllık tarihimize, “yaldır yaldır at sırtında” gezerken belki de “yapmaktan yazmaya” vakit bulamamışız.
Nedeni ne olursa olsun, bilgi ve birikimlerimi başka insanlara aktarmak bir vazife olduğu gibi, içimdekileri de yazarak dökmek/rahatlamak için yazmaya gayret edeceğim.
Vesselam.
Ekrem ORAL ın kişisel blog’u.
Vakit bulursam bir şeyler yazacağım.
Eski web sitesine gitmek için tıklatın