
Turkish Scene V.07
20-06-1999
Bu Gazetenin yayın hakları:
1- Gazetenin herhangi bir bölümü kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
2- HTML, DOC, TXT vs olarak her türlü ortamda serbestçe kullanılabilir, istenildiği
kadar çoğaltılabilir.
3- Turkish Scene hiç bir suretle parayla satılamaz.
4- Sadece Turkish Scene'nin yazarları içerik üzerinde değiştirme yapma hakkına
sahiptir.
5- Döküman üzerinde değişiklik yapıp yeniden yayınlanması yazarların yazılı
izniyle mümkün olabilir.
6- Bu döküman kaynak gösterilmek şartıyla 3.parti dökümanlarda
kullanılabilir.Alıntılarda Turkish Scene'nin hangi sayısından alındığı, yazarın
adı, dökümanın orijinalinin nereden bulunacağı açık olarak belirtilmelidir.
7- Dökümanlarda var olabilecek her türlü hatadan, yazılanlar uygulandığında
doğabilecek maddi/manevi zararlardan dolayı yazarlar, web author, hosting herhangi bir
sorumluluk kabul etmez.
8- Verilen bütün bilgiler eğitim amaçlıdır.
9- Bu gazeteyi okuyanlar bu şartları aynen kabul etmiş sayılırlar.
 |
 |
|
Editörden
Turkish Scene ekibi olarak 7. sayımızla
yeniden tüm okurlarımıza merhaba demenin zevkini yaşıyoruz. Bu ay içerisinde
üniversiteli arkadaşlarımızın final sınavları, üniversiteye hazırlananların
ÖSS’ye girmeleri ve sektörümüzdeki yoğun tempoya rağmen gazetemizi bu ay da
çıkartabilmek bizim için zor ama keyifliydi yine her ayki gibi.. Neler mi yaptık, yeni köşeler
açtık, iki yeni arkadaşımız takıma katıldı, mevcut yapımızı koruduk.. Tüm
bunlara ilave olarak, bilgi alışveriş listemizi canlandırdık ve bilgi adına güzel
tartışmaların yapıldığı bir liste oluşturduk, gün geçtikçe listemize üye
olanların sayısı artıyor ve bilgi alışverişlerimiz yoğunlaşıyor, siz de bilgi
paylaşımına katılmak istiyorsanız imailsrv@desibel.net
adresine içeriğinde subscribe trscene isim soyad geçen bir mesaj atıp sisteme üye
olabilir ve bizlerle bilgi paylaşımına katılabilirsiniz..
Geçen ay pek çok arkadaş
ekibe katılmak istediklerini belirttiler attıkları maillerde, Turkish Scene ekibine
dahil olmak için, en az bir konuda uzman ya da çok araştırmacı olmanız gerekli,
gazetemizde en az 6 ay yazabilmelisiniz, grup ahengi içinde çalışabilmelisiniz, en
başta kendinizi herşeyi biliyor görmemeli ve bilgi paylaşımını içinize sindirmiş
olmalısınız. Özellikle hangi konuda yardım istiyorsunuz diye sormadan önce ben şu
konuları iyi biliyorum ya da size şu konularda yardımcı olabilirim diyebilmelisiniz.
Bu şartları sağlayabilmişseniz gerisi çok kolay, projman@trscene.org
adresine bir mail atarak benimle irtibata geçebilirsiniz..
Turkish Scene’den yeni
bir çalışma, oluşturacağımız Tükçe Döküman Bankası Projesi (TDBP) ni yakında
hayata geçireceğiz. TDBP bir sistem olacak, sisteme dahil olabilmek için en az 3
üngilizce dökümanı Türkçeleştirip sisteme katılabileceksiniz, o zaman kadar
çevirilen tüm dökümanları görebilecek, doküman bankamızdan istifade
edebileceksiniz. Şu anda dökümanlar belirlenme ve sistem oluşturulma aşamasında.
Kapsamımız Bilgisayar’la ilgili herşey olacak, gazetemizdeki konuların yanında daha
farklı konularda da dökümanlar bulunabilecek. Türkiye’nin en büyük Türkçe Bilgi
Bankası proje aşamasında, proje için önerilerinizi çekinmeden bana
gönderebilirsiniz. Amacımız klasik, bizden sonrakilere birşeyler bırakabilmek, bizden
sonra gelenler ya bize teşekkür edecek ya da küfür edecek, seçiminizi yapın ve TDBP
çalışmasında yer alıp almayacağınıza karar verin.
Turkish Scene var olduğu
sürece yeniliklerimiz hiç bitmeyecek, yazın bu daha boş, daha rahat çalışmalar
yapabileceğimiz günlerinde olabildiğince verimli olarak yeni birşeyler üretip Türk
Bilişimine hediye edeceğiz, çalışmak bizden.....
Hepinize Turkish Scene Ekibi
adına üretken ve keyifli bir yaz tatili diliyorum, güneşe ve BSA’ya çarpılmayın
:)
Turkish
Scene Ekibi Adına:
Projman
“Knowledge is Power”
|
|
Virüsler: New Exe Virüsleri Virüsler ile ilgili olarak devam eden yazımıza bu ay NE (New
Exe) tipi dosyalara bulaşan virüsler ile devam ediyoruz.
Bu tür dosyalara bulaşabilmek için öncelikle DOS EXE
tipi dosyalara nasıl bulaşıldığını iyice anlamış olmak gerekir. DOS EXE tipi
programlara bulaşma konusunu daha önceki sayılarda anlatmıştım. Bu yazıyı okumadan
önce o yazıya bir kez okursanız daha iyi olur.
Pek çok kullanıcı New Exe tipi dosyalarla Windows 3.1x
ile birlikte karşılaştı. New Exe tipi dosyalar yapı itibarıyle DOS Exelerinden
farklı oldukları için exe programın ilk başında bir DOS EXE header ve DOS kodu
yeralmaktadır. Bu sayede bir new exe programı DOStayken çalıştırdığımızda 'This
program requires Windows - Bu program Windows gerektirir' türünden mesajlarla
karşılaşabiliyoruz.
Şimdi New Exe başlığının ne olduğuna bakalım
| Ofset |
Uzunluk |
Açıklama |
| 00h |
2 bayt |
'NE' imzası (4Eh 45h) |
| 02h |
2 bayt |
Linker sürümü (Major, Minor) |
| 04h |
1 word |
New exe başlıktan giriş tablosuna olan ofset |
| 06h |
1 word |
Giriş tablosunun uzunluğu |
| 08h |
1 dword |
Dosya yükleme CRC değeri (Turbo Pascal for Windows ile
derlenen programlarda=0) |
| 0Ch |
1 bayt |
Program işaretleri (flags) |
| 0Dh |
1 bayt |
Uygulama işaretleri |
| 0Eh |
1 word |
Otomatik data segmenti indeksi |
| 10h |
1 word |
initial local heap size |
| 12h |
1 word |
initial stack size (data segmentine eklenir, SS<>DS
ise 0000h değeri alır) |
| 14h |
1 dword |
CS:IP adresi, CS is index into segment table |
| 18h |
1 dword |
SS:SP adresi, SS segment indeksini gösterir |
| 1Ch |
1 word |
Segment sayacı |
| 1Eh |
1 word |
Modül referans sayacı |
| 20h |
1 word |
Bellekte yerleşik kalmayan isim tablosu uzunluğu |
| 22h |
1 word |
Bu başlığın segment tablosuna göre ofseti |
| 24h |
1 word |
Bu başlığın Resource tablosuna göre ofseti |
| 26h |
1 word |
Bu başlığın kalıcı isim tablosuna göre ofseti |
| 28h |
1 word |
Bu başlığın Modül referans tablosuna göre ofseti |
| 2Ah |
1 word |
Bu başlığın import tablosuna göre ofseti |
| 2Ch |
1 dword |
Bu başlığın kalıcı olmayan isim tablosuna göre
ofseti |
| 30h |
1 word |
Giriş tablosunda listelenen taşınabilir giriş
noktası sayısı |
| 32h |
1 word |
file alignment size shift count |
| 34h |
1 word |
Resource tablosu giriş sayısı |
| 36h |
1 bayt |
Hedef işletim sistemi
00: Bilinmiyor
01: OS/2
02: Windows
03: European MS-DOS 4.x
04: Windows 386
05: Borland Operating System Services |
| 37h |
1 bayt |
Diğer EXE işaretleri |
| 38h |
1 word |
offset to return thunks or start of gangload area |
| 3Ah |
1 word |
offset to segment reference thunks or length of gangload
area |
| 3Ch |
1 word |
Minimun kod takas alanı boyutu |
| 3Eh |
2 bayt |
Beklenen Windows sürümü (Minor+Major) |
(Not: Bazı kısımların tercümelerini beceremedim :( Bu
arada tablolar M$'dan alınma)
New Exe program bayrakları;
| Bit |
Açıklama |
| 0-1 |
DGROUP tipi
0 : none
1 : single shared
2 : multiple (unshared)
3 : null |
| 2 |
global initialization |
| 3 |
Sadece korunumlu mod |
| 4 |
8086 komutları |
| 5 |
80286 komutları |
| 6 |
80386 komutları |
| 7 |
80x87 komutları |
New Exe uygulama bayrakları;
| Bit |
Açıklama |
| 0-2 |
Uygulama tipi
001 :Tam ekran
010 :Windows uyumlu
011 :Windows kullanır |
| 3 |
OS/2 uygulamasıdır |
| 4 |
??? |
| 5 |
0: çalıştırılabilir, 1:hatalı |
| 6 |
non-conforming program (valid stack is not maintained) |
| 7 |
DLL veya uygulamadan çok bir sürücü
(SS:SP geçersizdir, CS:IP yazmaçları AX=modul handle ile çağrılan FAR init rutinini
gösterir. Hata varsa AX=0 döner) |
New Exe segment tablosunun yapısı;
| Ofset |
Uzunluk |
Açıklama |
| 00h |
1 word |
Dosyadaki ofset (shift left by align shift to get bytes) |
| 02h |
1 word |
Dosyadaki görüntü uzunluğu (0000=64K) |
| 04h |
1 word |
Segment öznitelikleri |
| 06h |
1 word |
Segment için yeniden yerleştirilecek bayt sayısı
(0000=64K) |
Segment Özellikleri;
| Bit |
Açıklama |
| 0 |
Data segmenti |
| 1 |
Kullanılmıyor |
| 2 |
Gerçek mod |
| 3 |
iterated |
| 4 |
Taşınabilir |
| 5 |
Paylaşılabilir |
| 6 |
Preloaded rather than demand loaded |
| 7 |
Sadece çalıştır (Kod) veya sadece oku (data) |
| 8 |
Yeniden konumlandırmalar (Bu segment için direkt
izleyen kod) |
| 9 |
Debug info hazır |
| 10-11 |
80286 DPL bitleri |
| 12 |
Gözardı edilebilir |
| 13-14 |
Öncelik gözardı edilebilir. |
New Exe yeniden konumlandırılabilir Veri Yapısı;
| Ofset |
Uzunluk |
Açıklama |
| 00h |
1 word |
Yeniden konumlandırılabilir öğe sayısı |
| 02h |
8x? bayt |
Yeniden konumlandırılabilir öğeler |
Yeniden konumlandırılabilir öğeler;
| Ofset |
Uzunluk |
Açıklama |
| 00h |
1 bayt |
Konumlandırma tipi
00h: LOBYTE
02h: BASE
03h: PTR
05h: OFFS
0Bh: PTR48
0Dh: OFFS32 |
| 01h |
1 bayt |
İşaretler - Bit 2: additive |
| 02h |
1 word |
Segment içerisindeki ofset |
| 04h |
1 word |
Hedef Segment adresi |
| 06h |
1 word |
Hedef Ofset adresi |
Önce New Exe tipi dosyaların yapılarına bir bakalım.
| 0000h |
DOS EXE Başlığı |
| |
DOS Kodu |
| 0400h |
New Exe Başlığı ve bazı tablolar |
| |
Segment tablosu |
| |
Diğer tablolar |
| CS:IP |
Windows kodu ve segmentleri |
Şimdi de virüslü bir New Exe programının yapısına
bakalım
| 0000h |
DOS EXE Başlığı |
| |
DOS Kodu |
| 03F8h |
New Exe Başlığı ve bazı tablolar |
| |
Segment tablosu |
| |
Virüs segmenti |
| |
Diğer tablolar |
| |
Windows kodu ve tabloları |
| CS:IP |
Virüs segmenti (Virüsün kodu+data) |
| |
Yeniden konumlandırma başlangıcı |
Of be ne tablo ama ! Tablolarla işimizi bitirdikten sonra
şimdi de New Exelere nasıl bulaşıldığına bakalım.
NEW EXE TESTİ
İlk aşamada bulaşılacak programın bir DOS EXE'mi
yoksa New Exemi olduğuna karar vermek gerek. Bunu DOS EXE başlığının 18h ofsetine
bakarak, buradaki değerin 40h veya daha yukarısı bir değer alıp almadığını
kontrol ederek anlamak mümkün. Bunun yanısıra yukarıdaki New Exe headerda da
göreceğiniz gibi başlığın ilk iki karakterinin 'NE' olup olmadığını kontrol
edilerek de bu olay halledilebilir.
(NOT: Bu alanda eğer PE bulursanız, bu o programın
Portable Executable olduğu anlamına gelir. Bu tip programlarda PE header denen ayrı bir
tablo kullanılır.İleride bu konuya da değinicem)
DOS BAŞLIĞINDAKİ DÜZENLEMELER
Dos başlığında düzeltmeler yapılırken DOS kodunun
çalıştığında set edilecek olan SP yazmacı değeri 8 azaltılmalıdır. SP yazmacı
bir new exe programda DOS kodunun sonunu yada bir başka deyişle new exe başlığının
başlama konumunu gösterir.Ancak gerçekte New Exe başlık göstergeci 3Ch adresinde yer
alır.
NEW EXE BAŞLIĞINDAKİ DÜZELTMELER
14h ofsetinde yeralan CS:IP ikilisi programa giriş
noktasını göstermektedir. Bu ikiliden CS, segment tablosundaki ilk segment numarasını
gösterir. Bu değer virüsün kontrolü programa devredeceği anda kullanılmak üzere
saklanmalıdır. Tabi CS:IP ikilisi de virüs segmentine ayarlanmalıdır ki öncelikle
virüs çalışsın.
Segment sayacı, ofset 1Ch konumunda yeralan bir worddür.
Programa ekleyeceğimiz virüs kodunu ayrı bir segment olarak düşünmemiz gerekir. Bu
yüzden 1Ch ofsetindeki wordu 1 arttırmak gerekir.
Segment tablosu pointeri NE başlıkta da
görecebileceğiniz gibi 22h ofsetinde bulunan bir worddür. Eğer 4h, 24h, 26h,28h,2Ah
ofsetlerindeki değerler 22h ofsetindeki değerden büyük ise büyük olan ofsetteki
değerlerin 8 azaltılması gerekecektir. Bu alan virüsün segment başlangıcının
hesabında kullanılır.
VİRÜS SEGMENT BAŞLANGICI
Virüs segmentinin başlangıcı segment tablosunun
yapısı ile aynıdır. Bu yapının 2 ve 6 ofsetlerindeki word değeri virüsün
uzunluğuna bağlı olarak değişir. 4 ofserindeki sayı ise segmentin çalışabilir
kısmının yeniden konumlandırılabilir olmasını sağlamak için 180h değeri
almalıdır.Bu şekilde orjinal programın çalıştırılması sağlanabilir.
VİRÜSÜN EKLENMESİ
Virüsün eklenmesi olayında şimdiye kadar
anlattığımdan farklı bir olay yok. Aynı şekilde virüs kodu dosyanın sonuna
yazılır.
YENİDEN KONUMLANDIRMA BAŞLANGICI
Bu olay da aslında New Exe yeniden konumlandırılabilir
veri yapısı ile aynıdır. Bu yapıdaki ilk word 1 adet yeniden konumlandırma
başlangıcı olduğundan (kontrolü orjinal programa devretmek için) 0001 değeri
alacaktır.Sonraki bayt ise 3 (PTR) değeri alacaktır.Buradaki 3 değeri 32 bitlik JMP
FAR olayını göstermektedir.Sonraki baytın değeri de 4 olmalıdır.Takip eden word,
JMP FAR komutundan sonra gelecek olan dword uzunluğundaki adresin segment içindeki
konumunu gösterir. Sonraki 2 word sırayla; orjinal programa ait CS ve IP değerlerini
gösterir.
Virüsü kodlarken dikkat etmek gereken bir-iki noktayı
da böylece geçtikten sonra şimdi de bir new exe çalıştırılmaya başlandığında
registerların aldıkları değerlere bakalım
Ax : Ortam segmenti
Bx : Ortam segmentindeki komut kuyruğunun ofseti
Cx : Otomatik data degmentinin uzunluğu (0000h ise bu 64K anlamına gelir)
BP : 0000h
DS : Otomatik data segmenti
ES : Program Segment Prefix
SS:SP : Stack
Bu ay bu kadar virüs muhabbeti yetti sanırım. O tablo
senin, bu tablo benim.. ehu.. benim kafam karışmaya başladı yaw..
Gelecek ay bir aksilik olmazsa örnek bir New Exe
virüsünün kaynak kodunu inceleyerek virüs mevzuuna devam edeceğiz. Siz bu yazıyı
okurken ben finaller sebebiyle soğuk terler döküyor olacağım. Sonrasında da staj
var. Bakalım...
Hazırlayan : DarkApocalypse
e-mail: darkapocalypse@trscene.org
|
|
Assembly & Win32 Turbo Assembler 5.0 elimde uzun süredir bulunmasına
karşın, paketteki bir sorundan ötürü TASM32.EXE açılmıyordu. Dolayısıyla da
Win32 için herhangi bir çalışma yapabilmem mümkün değildi. Geçenlerde tuttum TASM
5'i bir kez daha download ettim. Paketi sorunsuz kurunca tek eksik olan TASM32.EXE de
tamamlanmış oldu. Böylece Win32 için kod yazma olayına başladım. Yani, yazdığım
bu konuda ben pek deneyimli sayılmam. Win32 için program yazmak isteyen arkadaşlar
için en azından bir başlangıç olsun diye bişeyler yazıyorum işte. Yaw Türkiye'de
assembly ile win32 kodu yazan biri varmı ?
Gerekli olanlar;
1- Assembly ile Win32 kodu yazma isteği
2- Bir adet Windows 9x ile çalışan bilgisayar
3- Turbo Assembler 5.0 (TASM32.EXE, TLINK.EXE ve Win32 libraryleri yeterli)
4- Bir adet text editörü (Windowsun not defteri bile olabilir)
5- Win32 Programmers' Reference
Yukarıdaki 5 şey sizde varsa olaya
başlayabiliriz. Örnek olsun diye 'marabaa televole' şeklinde bir mesaj kutusu çıkaran
bir program yazalım.
Programı yazarken windows apilerini
kullanmamız gerekecek. Geçen sayılardan birinde Melikşah'ın da belirttiği gibi API
dediğimiz olay eskiden DOS'ta kullandığımız interrupt servislerine benzer bir olay.
API konusunda geniş bilgiyi Win32 Programmers' Ref. de bulabilirsiniz.
Not: API konusunda bazı APIlerin sonunda
...A harfini görürsünüz. Bu 'A' harfi o APInin 32 bitlik olduğunu gösterir. Mesela
MessageBox 16 bitlik iken MessageBoxA 32 bitliktir.
Amacımız ekrana bir mesaj kutusu çıkarmak
olduğuna göre MessageBoxA APIsini kullanmamiz gerekecek (Win32.hlp dosyasında
MessageBoxA ile ilgili bilgiyi bulabilirsiniz). Konuyu bulduysanız karşınızda
aşağıdaki gibi bir şey göreceksiniz.
int MessageBox(
HWND hWnd, // handle of owner window
LPCTSTR lpText, // address of text in message box
LPCTSTR lpCaption, // address of title of message box
UINT uType // style of message box
);
Burada hWnd mesaj kutusunu görüntüleyen pencerenin
handle numarası, LpText mesaj kutusunda görünecek olan yazının adresini, LpCaption
mesaj kutusunun başlık çubuğuna yazılacak yazıyı (caption) ve uType ise mesaj
kutusu tipini gösterir (Butonlar + Question, information vs..)
Eğer ortalıkta daha pencere falan yokken bir mesaj
kutusu görüntülenecekse haliyle hWnd=0 olacaktır. uType olayında ise mesaj kutusuna
konulacak düğmeleri ve mesaj kutusunun iconunu ifade eden bir sayı bulunacaktır.
(Ayrıntılı bilgi windows derleyicileri helpinde..)
MessageBox ile ilgili bilmemiz gerekenler bunlar. Şimdi
kodlamaya başlayabiliriz.
;MESAJ.ASM
.386P
Locals
Jumps
.Model Flat ,StdCall
Yukarıdaki kısım derleyiciye yönelik olan
parçalardır
extrn ExitProcess : Proc
extrn MessageBoxA : Proc
Yukarıda external olarak kullanacağımız API'leri
tanımladık.
.Data
baslik db "ho hoyt !",0
yazi db "Marabaa televole",0
Kod özelliği taşımayan bilgileri .Data ile ifade
edilen alana yazıyoruz. Burada text yazıların sonunu #0 karakteri belirtir
.Code
Main:
push 0 ;uType değeri stackte (Sadece Tamam düğmesi gösterilecek)
push offset Baslik ; Başlık adresi stackte
push offset Yazi ; Yazi adresi stackte
push 0 ; Pencere yok, o yüzden hWnd değeri olarak 0 değerini stacke koyduk
call MessageBoxA ; Mesaj kutusu gösterildi
CALL ExitProcess ;Programın sonu..
(Kernel32.ExitProcess)
End Main ;Burada da program bitti.
Bu programı aşağıdaki şekilde derleyebilirsiniz.
TASM32.EXE mesaj.asm /mx /m3 /z /q
TLINK32 -x /Tpe /ap /c mesaj,mesaj,, import32.lib
Bu yazı bitti. Hepinize kolay gelsin...
Hazırlayan : DarkApocalypse
e-mail: darkapocalypse@trscene.org
|
|
Sistem Programlama #1 Sistem Programlama Nedir ?
Bana göre sistem
programlama, bilgisayarın çalışma sistemine, işletim sistemini es geçerek veya
işletim sisteminin olanak tanımadığı noktalarda donanıma direkt olarak müdahale
etmek suretiyle belli bir amaca yönelik olarak yapılan programlama olayıdır.
Anladığım kadarıyla pek çok programcı arkadaş (özellikle KGG grubunun sistem
programlama alt grubundakiler) sistem programlama olayının sadece bir OS yazmaktan
ibaret olduğunu düşünmekteler. Oysa pek çok demo/introda gördüğümüz Fade
In/FadeOut olayları gibi pek çok olay da sistem programlama konusuna girer. Yine Fade
olayına baktığımızda olayın VGA registerleri üzerinde döndüğünü görürüz.
Dolayısıyla sistem programlamanın temelinde donanıma direkt müdahale vardır.
Sistem Programlama Bize Ne Sağlar ?
Sistem programlama
tekniklerinin kullanılması programlara üstünlük kazandırır. Donanıma direkt olarak
erişen program benzerlerine göre çok daha hızlı çalışacaktır. İşletim
sisteminin sağlayamadığı kaynaklar kullanılacak dolayısıyla program daha etkin bir
duruma gelecektir. Bu iki sebep sistem programlamanın önemini anlatmak açısından
yeterlidir. Öte yandan sistem programlama sayesinde programcı donanımı tanıyarak
karşılaşabilieceği sorunların giderilmesi bakımından daha kolay çözüm
üretecektir.
Sistem programcılığı için yukarıda da belirttiğim gibi sistemi tanımak gerekir.
Bunun yanısıra BIOS ve programın çalışacağı platforma ait Interruptların, sisteme
ait portların ve tabiki biraz da olsa assembly dilinin bilinmesi gereklidir. Bunlar,
sistem programlama konusunda programcının sıklıkla başvuracağı olaylardır.
Internetten tonlarca kaynak bulabilirsiniz. Interruptlar ile ilgili olarak oldukça iyi
hazırlamış "Ralph Brown's Interrupt List" adlı dökümanı tavsiye ederim.
Arama motorlarını kullanarak daha birsürü kaynak bulabilirsiniz.
Eğer nedir ne değildir tarzından birşeyler arıyorsanız KGG grubunun sitesinde Sistem programlama bölümüne
bakın.(Zaten bu konuda o sitede başka birşey de bulamazsınız :)
Başlıyoruz...
Öncelikle en çok gereksinim duyacağımız alanları
şöyle bir tanıyalım. Daha sonra bunları ayrıntılı olarak inceleriz.
1. Interrupt & Interrupt Vektör Tablosu
Interruptları belleğin herhangi bir yerindeki bir kod parçasına yönlendirme yapan bir
kısayol gibi düşünebiliriz. Interruptlar donanım ve yazılım interruptı olarak 2
tiptir. Donanım interruptları, çeşitli donanımı kontrol ederler. Yazılım
interruptları ise programcıların kullandıkları interruptlardır. Bir Interrupt
çağırıldığında program akışı kesilir ve interrupt adresinin gösterdiği yerdeki
kod bir IRET komutuyla karşılaşana dek çalıştırılır. Bu esnada interruptı
çağıran program kesintiye uğrar. Program akışı interruptın sonuçlanmasından
sonra devam eder.
Interrupt Vektör Tablosu, her interruptın gösterdiği
kod parçalarının adreslerini saklayan bir tablodur. Belleğin 0000:0000 adresinden
başlar ve toplam (256 adet olan interruptların segment+offsetleri toplamı olan) 1024
byte uzunluğundadır.Buradaki yapı
| Int 00h Ofseti |
Int 00h segmenti |
Int 01h Ofseti |
Int 01h Segmenti |
.... |
.... |
Int FFh ofseti |
Int FFh Segmenti |
şeklindedir. Bu tablodan veri okumak ve değişiklik
yapmak mümkündür. Bu konuda ayrıntılı bilgiyi daha önceki sayılarda yer alan
Virüsler konulu yazılardan bulabilirsiniz.Aşağıdaki şekil olayın anlaşılmasını
kolaylaştıracaktır.

Öte yandan Interrupta yönlendirme istenildiği anda engellenebilir. Bu anda herhangi bir
interrupt koduna yönlendirme olmaz. Dolayısıyla program da kesintiye uğramaz.
2. Bellek Yapısı
Bellek yapısının bilinmesi, sistem programlama açısından önem taşır. Konuyu
oldukça basit olarak anlatmaya çalışıcam
En küçük veri taşıma birimi = bit (sadece true/false
değeri taşır)
8 bit = 1 byte
16 byte = 1 paragraf
512 byte = 1 sektör (genelde)
1024 byte = 1 KByte
1024 Kbyte = 1 Mbyte
1024 MByte = 1 GByte
1024 GByte = 1 TByte
Bellek yapısı segment:ofset çiftinden oluşur. Bellek birbiri ardına sıralanan
paragraflardan oluşur. Ard arda dizili 256 paragraf 1 segment adını alır. 1 segement
içerisinden 65536 bayta diğer bir deyişle 256 paragrafa erişim mümkündür. Bunu bir
şekil ile özetlersek;
| Segment 0000 |
Paragraf 00 |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
Paragraf 01 |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
.... |
..... |
| |
Paragraf FE |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
Paragraf FF |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| Segment 0001 |
Paragraf 00 |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
Paragraf 01 |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
.... |
.... |
| |
Paragraf FE |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| |
Paragraf FF |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
| Segment 0002 |
Paragraf 00 |
00 01 02 03 04 05 06 07 08 09 0A 0B 0C 0D 0E 0F |
Ancak dediğim gibi segment:ofset şeklinde erişim mümkündür.Yukarıdaki tabloya
dikkat ederseniz 0000:0015 adresindeki verinin aynı zamanda 0001:0005 adresindeki veri
olduğunu göreceksiniz.Bu durumda;
0000:5678 şeklindeki bir adresin 0000 segmenti içerisinde 567.ci paragrafın 8.ci baytı
kastedilir. Paragrafı segmente eklersek; 0567:0008 adresini elde ederiz. (Ehuhe
karıştı mı ? )
Ok, bu aylık bu kadar yeter. Gelecek ay bu konuya devam
ederiz.
Hazırlayan: DarkApocalypse
e-mail: darkapocalypse@trscene.org
|
|
|
|
Coke Nuke Nedir? Nasıl Yazılır?
Coke nuke'ün ne olduğundan bahsederek yazıma başlıyayım. Coke, Windows Name
Servisi veren NT makinaların bir zaafı. WINS veren bir NTye WINS portundan (42)
bağlanıp anlamsız bir iki cümle yazarsanız servisi crash ettirmeniz olası. Ayrıca
bu işlemle NTnin event logunu da hata mesajlarıyla dolduracağınızdan serverın sistem
kaynaklarının azalmasına ve hatta serverin göçmesine sebep olabilirsiniz.
Bunu teorik olarak sadece telnet kullanarak yapmanız bile olası. Ama ben denemedim.
Makinaya 42. porttan bağlanın ve gelişi güzel bir iki harfe ve sonrada entere basın.
İşte nukelediniz. Yalnız bir ihtimal ilk karakterden sonra serverla
bağlantınız kesilebilir. Yinede görüldüğü üzere kolay bir nuke. Bu yüzden
yazması da çok kolay. Bu nuke'ü teknik bazı olaylardan dolayı delphi'de yazacağız.
Türkiye'deki delphicilerin sayısı düşünülecek olursa sanırım bu yazım pirim
yapacak gibi gözüküyor ;)
Evet hazırsanız başlayalım: Önce yeni bir application yaratalım. Karşımıza
çıkan formun "caption", position, borderstyle vs özelliklerini kafamıza ve
zevkimize göre ayarlayalım. İçine bir label, bir editbox bir de button (bitbtn)
koyalım. Labelin caption'ını "Hedef:", editbox'ın textini
"www.microsoft.com", button'un caption'ını "Coke" olarak
değiştirelim. Sonrada boyutlarını ayarlayalım. Evet karşımızda şöyle bir şey
olacaktır:
İstiyenler biraz kasıp daha profesyönel görünümlü
bir şey de hazırlayabilirler (Ben hafiften kastım!):
Gördüğünüz üzere GUI hazır. Sıra geldi asıl
olaya. Nasıl nuke atacağız? Yazının başında söylediğm üzere serverın 42.
portuna bağlanmamız gerekiyor. Bu yüzden bize bir "TClientSocket" lazım. Ben
delphi 4 kullandığımdan bende "TClientSocket" var. Delphinin önceki
sürümlerinde "TSocket" vardı sanırım. Neyse siz elinizin altında ne varsa
onu kapıp gelin, sonrada formda herhangi bir yere yerleştirin. Socketimizin portunu 42
olarak değiştirin. Evet şimdi sıra geldi button'a basınca çalışacak code!
Düğmenize clickleyin ve karşınıza çıkan code penceresine şunları yazın:
ClientSocket1.Host :=
Edit1.Text; { Burda hedef bilgisayarın adresini sokete
söylüyoruz }
ClientSocket1.Open;
{ Burda ise soketimize bağlan emrini veriyoruz }
Ben bunları anlatıyorum ya, sonradan benden
aldıklarınızı ben buldum diye sağa sola satarsanız sizinle görüşürüz! Bu
lamerlar'a bir uyarıydı. Siz okumaya devam edin! Socketimizin ayarlarıyla
oynamadıysak, soketimizin ClientType özelliği "ctNonBlocking" olmalıdır. Bu
ne demek oluyor onuda söyliyeyim. Yani soketimize bir işlem yapmasını söylediğimizde
soketimizi o işlemi bitirmesini beklemek zorunda değiliz. Soket işlemleri arka planda
yapacak ve bazı eventları çalıştırarak bizimle irtibat kuracaktır. Yazdıkça
çenesi açılan biri olarak hemen ilave edeyim, ICQdan tanıdğım "tolkien",
bana x bir programla ilgili olarak neden aynı anda 500 bağlantı yapamıyoruz diye
soruyor. Sebebi şu: Gördüğünüz üzere profesyönel programlar (bizim program
profesyöneldir demek için söylemiyorum :), NonBlocking soketler kullanıyor. Bu da
programın her sokete hafıza ayırmasının yanında, bir de thread ayırması demek!
Malümunuz windows daha yeni yeni multitaskingi öğreniyor. 500 soketin çalışması,
500 tane küçük çaplı programın arka planda çalışması gibi birşey! Bu da bu
yüzden ancak çok iyi konfigürasyonlu makinalarla ya da sağlam işletim sistemleriyle
olabilir! Mesela ben win98 ile 100 soket kullanarak bir portscan yaptırırken, windows
ara birimi işlem bitene kadar hiç cevap vermiyor. Ama NTde, 300 tane soket, sadece
çalıştırılan programın işlem sırasında cevap vermesini engeller. Burda cevap
vermekten kastım ekranın veya formun yenilenmesi, mouse eventlarının işlemesi vb
şeyler. Burda bilir kişi olarak "NT or Linux" muhabbeti de yapayım. Aynı
konfigürasyonlu makinalardan birinde Linux, birin de NT, birinde Win98 olsun. Portscan
yaptırın. Linux eğer 400 soketle efektif işlem yapabiliyorsa, NT 200, Win98 50-60
soketle işlem yapar. Hani performans/fiyat olarak Linux iyi diyorlarya işte bu ve
benzeri sebeplerden! Neyse bu da coke muhabbetinin içinde linux'a küçük bir övgü
oldu.
Evet nerde kaldık? En son sokete bağlan emrini
vermiştik. Şimdi de bağlandığında ne yapmasını gerektiğini söyliyelim: Bunun
için "ClientSocket1" (veya adı sizde neyse) nesnemizin "OnConnect"
event'ına şunları yazalım. Fark ettiğiniz üzere onconnect, bağlanınca demek
oluyor.
ClientSocket1.Socket.SendText(
'MISOSKIAN'+$0D );
ClientSocket1.Close;
Dikkat edin text "MISOSKIAN" olmalı! Yoksa
çalışmaz :o) İlk satırda bağlandığımız makinaya "MISOSKIAN" ve
"Enter" yoluuyoruz. İkinci satırda ise işimiz bittiğine göre soketimiz
kapatıyoruz. Hadi size kolay gelsin. Bu sefer size code felan yollamıyacam! Oturup
yazın! Yazamazsanız bana mail atın. Aslında yazıyı böyle bitirmek vardı ama yarın
siz benden programın kodunu yolla felan derseniz ben size nerden kod yollayacam? Bunu
düşünerek alın size program kodu: coke.zip
Gelecek aya kadar kendinize iyi bakın! Bir aksilik
olmazsa gelecek sayıda BC++ Builder 3.0 ile yazılmış Land Nuke yazacağız!
Not: Hedefi www.microsoft.com yazdık diye bununla MS'i
vuracağınızı sanmayın! Bu nuke ile wins servisi veren NT serverlı ISPleri felan
vurabilirsiniz. Size kolay gelsin!
Hazırlayan:
MiSoSkiaN ; misoskian@bigfoot.com ( veya misoskian@trscene.org )
|
|
|
|
LİNUXTA KULLANICI VE GRUP
YÖNETİMİ
KULLANICILAR VE SİSTEME LOGİN OLMA
Bir Linux sistemine her
erişim bir kullanıcı hesabı yoluyla olur. Her kullanıcı hesabı da sistem
administarator'u tarafından oluşturulup hakları düzenlenmiştir. root olarak
adlandırılan bu en güçlü account diğer kullanıcıların hesaplarını düzenlediği
için dosya, dizin, kullanıcı ve grup haklarının nasıl ayarlanacağını iyi bilmek
gereklidir. Biraz root account'undan bahsedeyim..
Bir Linux sürümü
kurulduktan sonra otomatik olarak bir master login yaratılır ve tahmin edeceğiniz gibi
'root' olarak adlandırılır. Bu kullanıcı hesabı süper kullanıcı olarak
adlandırılır çünkü bu kullanıcı hesabının erişemeyeceği hiçbir alan yoktur(
tabiki kendi sisteminin içinde ..). Sisteme root olarak girdiğinizde dosya izinlerinden,
erişim haklarından ya da yazılıım ayarlarından hiç çekinmenizie gerek yoktur.
Çünkü bu hakla bir komutla sistemi çalışamaz hale getirebilecek kadar hakkınız
vardır. Bu yüzden kendinize root dan başka bir hesap açıp her zaman bu hesabı
kullanmanız ve sadece gerekli olduğu taktirde root hesabını kullanmanız önerilir.
Hatta çok kullanıcılı bir sisteme sahipseniz root şifresini düzenli olarak kısa
aralıklarla değiştirmeniz de önerilir.
Önemli bir nokta da bu
otomatik olarak yaratılan süperkullanıcı hesabının ismi 'root' olmak zorunda
değildir. Teorik olarak bu hesap herhengi bir ismi taşıyabilir, ancak genelde root
olarak kullanılır. Süperkullanıcı olmanın sistemde tanımı /etc/passwd
dosyasındaki user ID nin 0 (sıfır) olmasında saklıdır. Yani şunu da söyleyeyim
user ID sini 0 verdiğiniz bir diğer kullanıcı da superkullanıcının haklarına sahip
olacaktır...
KULLANICI HESAPLARI
Bir sistemin tek
kullanıcısı bile olsanız kullanıcı yaratmayı ve haklarını düzenlemeyi
bilmelisiniz. Çünkü en azından önerilenleri yerine getirirseniz günlük kullanım
için root dan başka bir hesap yaratmanız gerekmektedir. Şayet sisteminize direk olarak
ya da modemle erişecek başkaları da varsa o zaman herbiri için bir hesap açmanız
gerekecektir. Bu nedenle bu konuya hakim olmanız gerekmektedir.
Sisteminizi kullanacak
herkesin diğerlerinden ayrı bir kullanıcı adı ve şifresi olacaktır. Bazen
istisnalar olabilir, yani bir database' e sadece read only erişen programın
kullanabileceği guest ya da benzeri bir kullanıcıya ihtiyaç olabilir. Aksi durumda ilk
hal geçerlidir. Her kullanıcının kullanıcı isminin farklı olması sistemin
güvenliğini arttıracaktır. Mesela siz o anda kimlerin sistemde olduğunu ve ne işler
yaptığını izleyebileceksiniz.
/etc/passwd
dosyası kullanıcılar hakkında her bilgiyi içermektedir. Bu dosyanın sahibi root
olmalıdır ve group ID olarak da root'un group numarası olan 0 (sıfır) verilmelidir.
Biraz ayrıntıya girelim, ve bu dosyanın mantığını anlamaya çalışalım. Bu
dosydaki her satır bir kullanıcının bilgisini belirli bir düzende saklar..
username : passwd : user ID : comment :
home directory : login command
Bu dizimi anlayabilmek için yeni
kurulmuş bir sistemin /etc/passwd dosyasına bir göz atalım:
root::0:0:root:/root:/bin/bash
bin:*:1:1:bin:/bin:
daemon:*:2:2:daemon:/sbin:
adm:*:3:4:adm:/var/adm:
lp:*:4:7:lp:/var/spool/lpd:
sync:*:5:0:sync:/sbin:/bin/sync
shutdown:*:6:0:shutdown:/sbin:/sbin/shutdown
halt:*:7:0:halt:/sbin:/sbin/halt
mail:*:8:12:mail:/var/spool/mail:
news:*:9:13:news:/usr/lib/news:
uucp:*:10:14:uucp:/var/spool/uucppublic:
operator:*:11:0:operator:/root:/bin/bash
games:*:12:100:games:/usr/games:
man:*:13:15:man:/usr/man:
postmaster:*:14:12:postmaster:/var/spool/mail:/bin/bash
nobody:*:-1:100:nobody:/dev/null:
ftp:*:404:1::/home/ftp:/bin/bash
Bu dosyadaki her satır
birbirinden ' : ' ile ayrılmış yedi alandan oluşur. Eğer bu alanların herhangi
birine hiçbir bilgi girilmez ise o zaman bu alan boş bırakılır ama yine de ' : ' ile
ona ayrılan yeri iptal edilmeden kullanılır. Sırayla bu yedi kolona bakalım:
username
kullanıcının
diğerlerinden farklı olan tanımlayıcı ismi
password
kullanıcının şifresi (encript edilmiş durumdadır)
user ID
kullanıcıyı sisteme tanımlayan ve diğerlerinden farklı olan bir rakam
group ID
dosya izinleri
için kullanıcının grubunu belirler
comment
genelde
kullanıcının gerçek ismi yazılır ama bazen de telefon numarası bölüm ya da
benzeri bilgiler yazılır
home directory kullanıcı sisteme girince
bulunacaği ve tüm dosyalarını saklayacağı ev dizini
login command kullanıcı sisteme girdikten
sonra işletilecek komut. genelde bir shell başlatan
komut olmasına rağmen istendiğinde kullanıcının sadece mail programı kullanması
istenirse buraya programı işleten komut yazılabilir.
KULLANICI HESABI OLUŞTURMAK
En genel olarak bir
kullanıcı eklemek için gerekli dosyaya bir satırlık bilgi eklemek gerekmektedir.
Eğer hangi sistemin hangi dosyada kullanıcı bilgilerini tuttuğunu bilirseniz sadece bu
dosyada değişikilik yaparak kullanıcı ekler ya da çıkartabilirsiniz. Normalde
kullanıcı eklemek için bazı scripler mevcuttur. Örneğin Slackware Linuxta adduser
isimli bir script yaratılacak kullanıcının bilgilerini teker teker alarak bunları
uygun şekilde /etc/passwd dosyasına yazar. Redhat gibi diğer sistemlerde de
adduser ya da useradd komutları vardır ancak bunları parametreleriyle beraber
kullanmadan bir iş yapmazlar. Yani demek istediğim sadece bir satır yazıyı ilgili
dosyaya yazarak ve kullanıcıya bir dizin oluşturarak bir kullanıcı yaratabiliriz. Bu
sayede en genelini öğrenmiş oluruz. /etc/passwd dosyasına ekleme yapmak için
istediğiniz bir editörü kullanabilirsiniz. pico, vi , jed hatta mc kullanarak bile
dosyayı değiştirebilirsiniz. Mesela şu satırı ekleyerek sisteme student diye bir
kullanıcı ekleyelim :
student::103:50:studnet in
school:/home/student:/bin/sh
Burada dikkat edilmesi
gereken kullanıcı isminin diğerlerinden ayrı olması, User ID nin bir öncekini takip
etmesi (yine diğerlerinden ayrı olan) , Group ID olarak da 50 (default group) verilmesi
(bu şart olmamasına rağmen ileride değişiklik yapılabilir ya da bilinen bir grubun
numarası verilebilir), bir kullanıcı ev dizini belirtilmesi ve de sisteme girince
kullanacağı shell'in seçilmesi.
Sanırım şifre
kısmının boş olduğunu farketmişsinizdir. Encritp edilmiş bir şifreyi siz
yazamayacağınız için burayı boş bırakmalısınız. Yaptığınız değişiklikleri
kaydettikten sonra bu yeni hesaba bir şifre verebilirsiniz. Verdiğiniz şifre
doğrultusunda encript edilmiş bilgi /etc/passwd dosyasına yazılacaktır. Bunu
yapmak için de
# passwd student
yazın ve onaylayarak bir şifre
sağlayın. Bundan sonra da studnet kullanıcısının ev dizinini oluşturmanız
gerekmektedir. Ardından da bu dizinin sahibini student olarak atamalıyız. Sırasıyla
şu komutları işletin:
# mkdir /home/student
#chown student /home/student
ilk komutla /home/student
dizini yaratılır. Ancak root olarak bu yaratıldığı için sahibi de root dur. Bu
yüzden bunun sahibini değiştirmek için ikinci satırı kullandık. Yani /home/student
dizininin sahibini student olarak değiştir dedik.
Buraya kadar bir
kullanıcı hesabı yaratmayı öğrendik. Şimdi de artık sisteminizde bulunmasını
istemediğiniz bir kullanıcının hesabını nasıl sileceğimize bakalım.
BİR KULLANICI HESABINI SİLMEK
Aynen kullanıcı
eklemede olduğu gibi bazı sistemlerde otomatik olarak kullanıcı silen scriptler
mevcuttur. Bu scriptler size hangi kullanıcıyı silmek istediğinizi sorarlar ve sizin
verdiğiniz yanıta göre bu kullanıcıyı /etc/passwd dosyasından bulup
dosyadaki bu satırı silerler.
Bir kullanıcıyı
manuel olarak silmek için aynı şeyi yapmalıyız. /etc/passwd dosyasından
ilgili kullanıcının bulunduğu satırı silmeliyiz. Şayet bir kullanıcının
hesabını bir sure kaldırmak istiyorsanız sadece /etc/passwd dosyasındaki isminin
bulunduğu satırın başına bir diyez karakteri koyabilirsiniz. Bu sayede o
kullanıcının sisteme siz izin verene kadar girmesini engellersiniz.
Eğer sildiğiniz
kullanıcının bir daha sisteme eklenme ihtimali yok ise o zaman o kullanıcının
dizinlerini de silmelisiniz. Böylece disk tasarrufu yaparsınız. Bir komut ile bu dizini
ve altdizinlerini silemek için
# rm -r /home/userdir
komutunu kullanın.
Dikkat edin /home/userdir diye yazılan kullanıcının gerçek dizininin yolu
olmalıdır. Yoksa başka dizinleri de silebilirsiniz.
Daha sonra
kullanıcının mail spool dosyasını silin. Genellikle bu dosya /usr/spool/mail/username
olarak saklanır. Deminki gibi
# rm /usr/spool/mail/student
komutunu işletirseniz student
kullanıcısının mail spool dosyasını silersiniz. Norton Commander kullanmaya
alışık olanlar aynı işlemleri mc ile de yapabilirsiniz. Mail temizlemesini bitirmek
için kullanıcının /usr/lib/aliases dosyasında bir aliasının olmamasına dikkat
edin. Eğer varsa bunu da kaldırın.
GRUPLARI KULLANMAK
Her Unix sisteminde
olduğu gibi her Linux sisteminde de bütün kullanıcılar birer gruba üyedirler. Aynı
gruptaki her kullanıcı aynı departmanda çalıştığını varsayın. Bu
çalışanların ortak olarak erişmesi gereken datalar ya da aygıtlar olabilir. Mesela
baskı bölümünün üyelerinin bulunduğu gruba renkli yazıcıyı kullanma hakkı
vermek gibi. Gruplar dosya erişim haklarını ayarlamada kullanıldıkları için bir
kullanıcı en az bir gruba üye olmalıdır.
Genelde küçük
sistemler bir tane default gruba sahiptirler. Çünkü bu sistem yönetimini oldukça
basitleştirir. Bu durumda her kullanıcının bir aygıta ya da dosyaya erişimi o
aygıtların ya da dosyaların kendi erişim haklarına göre sağlanır.
Grup bilgisi /etc/group
dosyasında saklanmaktadır. Bu dosya da aynı /etc/passwd dosyasında olduğu gibi
bir dizime sahiptir. Örneğin yeni kurulmuş bir Linux sisteminin defauld /etc/group
dosyası aşağıdakine çok benzerdir.
root::0:root
bin::1:root,bin,daemon
daemon::2:root,bin,daemon
sys::3:root,bin,adm
adm::4:root,adm,daemon
tty::5:
disk::6:root,adm
lp::7:lp
mem::8:
kmem::9:
wheel::10:root
floppy::11:root
mail::12:mail
news::13:news
uucp::14:uucp
man::15:man
users::100:games
nogroup::-1:
Burada da her satır birbirinden : ile
ayrılmış dört alandan oluşmuştur ve formatı da şöyledir :
group name : group passwd : group ID :
users
Bu dosya içinde her
grubun kendine ait bir satırı vardır. Her Linux sisteminin işletim sistemine ait olan
birkaç tane grubu vardır. Bu gruplar bin, mail, uucp, sys, ....gibidir. Biraz da sistem
gruplarını inceleyelim.
root/wheel/system grubu bir
kullanıcının su komutuyla root erişimine izin vermek içindir.
deamon grubu spooling dizinlerinin(mail, printer gibi) sahipliklerini sağlar.
kmem grubu programların kernel hafızasına direct erişim içindir.
sys grubu bazı sistem dosyalarını sahiplenmek içindir. Bazı sistemlerde kmem gibi
davranır.
tty grubu terminallerle alakalı bütün özel dosyaların sahipliği içindir.
GRUP EKLEMEK
Bir grup eklemek için /etc/group
dosyasında değişiklikler yapmanız gereklidir. Herhangi bir ASCII editör kullanarak
bunu halledebilirsiniz. Ya da groupadd gibi önceden yazılmış scriptleri
kullanabilirsiniz. Sonuçta yapılan iş aynıdır. Tabiki her versiyonda bu otomatiklik
scriptleri mevcut değildir. Bu yüzden tam olarak yapılması gerekeni öğrenmek en
iyisidir. Yeni gruplar eklemeden önce eski dosyanın bir yedeğini almanızı tavsiye
ederim. Aksilik halinde geri dönebilmek için faydalı olacaktır. Mesela iki yeni grup
eklemek için aşağıdaki satırları /etc/groups dosyasına ekleyin
hesap::51:student
printer::52:teacher
bunları yazıp değişiklikleri
kaydettikten sonra gruplar eklenmiş olacaktır. Bir kullanıcının birden fazla gruba
üye olabilmesi için kullanıcı ismini ilgili gubun yanına aralarına virgül koyarak
yazabiliriz.
hesap::51:student , teacher
printer::52:teacher
Burada student ve
tezcher aynı grubun üyeleridir. Burada aynı gruba ait kullanıcıların sınırı
yoktur. Dilediğiniz kadar kullanıcıyı bir gruba dahil edebilirsiniz.
Kullanıcı aynı anda
sadece bir gruba dahil olabilir. Şayet kullanıcı bir başka gruba da üye ise o gruba
dahil olmak için komut satırında
# newgrp
komutunu kullanarak üye olduğu
gruplardan bir diğerine girebilir.
GRUP SİLMEK
Eğer bir grubun artık
ortadan kalkmasını istiyorsanız o zaman grubun bulunduğu satırı /etc/group dosyasından
kaldırmanız yeterli olacaktır. Bunu silmeden önce /etc/passwd dosyasını
kontrol edin ve bu grubun mensubları olan kullanıcıların başlangıç grubu olarak bu
silinen grup olmamasına özen gösterin. Eğer bunu yapmayı unutursanız ve bir
kullanıcının sisteme girdiğinde dahil olması gereken grup ortada yoksa bu kullanıcı
sisteme giremeyecektir. Aynı şekilde bütün dosya ve dizinleri kontrol edip bunların
silinen grubun sahipliğinde olup olmadığına bakmalısınız. Eğer varsa bunları
başka grupla değiştirmelisiniz.
su KOMUTUNU KULLANMAK
Bazen normal
kullanıcı hesabınızı kullanırken root olarak yapabileceğiniz işler vardır. İşte
bu zaman su komutuyla çabucak root hakkına ulaşabilirsiniz. Bunu kullanmak yerine ya
yeni bir terminalden tekrar login olup root olarak sisteme girmelisiniz ve işiniz bitince
bu terminalden logout olup tekrar eski terminalinize dönmelisiniz. İşte bu işi sadece
su komutuyla halledebilirsiniz.
Bir başka
kullanıcının hesabını kullanmak isterseniz yine su komutuyla
# su student
yazabilirsiniz. Eğer sadece su
yazarsanız o zaman root olmak istediğinizi sanıp sizden root şifresini ister.
Predator a_kucuk@yahoo.com
|
|
|
|
SERVER OLARAK LINUX
Geçtiğimiz ay bana
gelen eleştirilerinizde iki nokta ön plana çıkıyordu. Birincisi konu
bütünlüğünün sağlanması, diğeri ise linux işletim sisteminin uygulama
alanlarına yönelik çalışmalardı. Eleştirilerinizi gerek listemize gerekse bana email yoluyla ulaştırabilirsiniz.
Arkadaşlarımla birlikte elimizden geleni yaptık, ve bu ay bir linux sunucu kurulumu
anlattık, anlayacağınız baştan aşağı bir linux sunucu kurduk. Bunu yaparken zaman
darlığı nedeniyle olayların özüne inebildiğimiz söylenemez, ancak gelecek
yazilarda bir sunucunun bileşenlerini teker teker ayrıntılarıyla işleyeceğiz.
Bildiğiniz gibi linux,
sunucu olarak grubundaki diğer işletim sistemlerine nazaran daha çok tercih ediliyor.
Bunun altında yatan sebepler belki yüzlerce kez açıklanmıştır. Test sonuçlarına
göre (M$oftun yaptırdıkları değil) linuxun en az unix kadar başarılı,
Windows'lardan ise üstün olduğu açıktır. Nt'nin kurulmasının basit olduğunu
düşünenler umut ederim ki bu yazıyı okuduktan sonra linux hakkındaki
önyargılarını atacaklardır. Pek çoğunuzun linux kurulumu hakkında yeterince
doküman okuduğunuzu varsayıyorum ve bu nedenle bazı basit noktaları geçeceğim.
Tesadüfün bu kadarı, ben bu yazı için karar verdiğim sırada Turkuaz 1.2.2 çıktı,
anlayacağınız üzere sizlerle birlikte Turkuaz 1.2.2 kuracağız. Diğer linux
dağıtımları için de anlatılanlar geçerlidir (ufak değişiklikler muhtemeldir)
Yazıya başlamadan amacımızı ve sunucu bilgisayarın donanımını ve istemcileri
inceleyelim.
Amacımız lokal
ağımız için bir linux sunucu kurmak, bu sunucu üzerinden lokal ağımızı Internet'e
çıkarmak, ve ileride sizin istekleriniz doğrultusunda ağımız ile eğlenmek ;^).
Sunucumuz NT sunucuların aksine donanımsal olarak daha ucuza mal oluyor, ama ne kadar
para verirseniz o kadar hız alırsınız. Bizim bilgisayarımız (sunucu adayı) şu
özelliklerde: P166MMX, 64MB SDRam, 6.4 GB +3.2 GB WDIgital HDD, 24xCDRom, 2MB S3 Virge
DX/GX ekran kartı, 10 MB NE34 Ethernet kart1, 33600 Rockwell madem, Q-TR klevye ve 3
tuşlu bir mouse ;-) Linux kurulumu için disk bölümlendirmenin nasıl yapılacağına
ilişkin bir hayli döküman mevcut. Bu konuda hatırlatmak istediğim bir şey olacak,
diskinizi bölümlendirirken çalıştıracağınız servisleri düşünün, ihtiyacınız
olan swap alanını iyi hesaplayın, swap alanının yetmemesi sunucunuzu yavaşlatır
hala hizmet veremez duruma getirebilir. Hatta başka bir sabit diskte ikinci bir swap
alanınız olsun ;) web servisi, ftp servisi, posta sunucusu, veya benzeri diski yoğun
kullanan servisler verecekseniz gerek performansı arttırmak için gerekse diskinizin
ömrünü uzatmak için ayrı disklere veya en azından ayrı disk bölümlerini bu
servisler için bağlamalısınız. Vereceğiniz servisin kapasitesini ve sistem
performansını göz önüne alarak bu bölümlerin büyüklüğünü ayarlamanız
oldukça önemlidir. İstemci olarak lokal ağımızda NT alanındaki bilgisayarları
kullanıcağız. İstemci olarak ağımızda bir tane öncül alan kontrolcüsü (NT40),
NT iş istasyonları, windows 9? makineler kullanıldı. (biri windows ağlarının
güvenliğini yazmazsa dergideki son yazım bu konu üstüne olacak ;-) İstemci olarak
ille de bu sistemleri kullanmak zorunda değilsiniz, kullanacağımız istemci TCP-IP
desteği olan herhangi bir işletim sistemine sahip olabilir.
İsterseniz linux
sistemlerinin ve İnternet'in temelini oluşturan 'TCP-IP' protokolünü kısaca
anlatalım (Bu konu bir iki ayda zor işlenir ;)
Bizim ilgilendiğimzi
nokta olan yerel alan ağı içinde iletişimi fiziksel olarak sağlamak için bir kaç
seçenek mevcut, bunlardan en çok kullanılanları BUS; RING VE HUB ağlar olarak
adlandırabiliriz. Lokal ağımız internete bağlı değilse (=özel ağ) bu ağlarda
kullanılmak üzere ayrılmış ip adres bloklarından birini kullanmalıyız. RFC 1918
(request for comments) de belirtilen standartlar doğrultusunda bu bloklar şunlardır:
| Ağ adresi |
Ağ maskesi |
| 10.0.0.0 |
10.255.255.255 |
| 172.16.0.0 |
172.16.255.255 |
| 192.168.0.0 |
192.168.255.255 |
Ben c class ip numaraları
kullanacağım. buna göre ağ ayarlarımız aşağıdaki gibi olsun:
| Makina Adı |
Alan Adı |
IP Adresi |
Ağ Maskesi |
Yönlendirici |
Amacı |
OS |
| uebermensch |
federal.net.tr |
192.168.1.1 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
ağ sunucusu |
Turkuaz 1.2.2 |
| jini |
federal.net.tr |
192.168.1.10 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
PDC |
NT Server 4.0 |
| masa1 |
federal.net.tr |
192.168.1.11 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
Ağ İstemcisi |
windows98 |
| masa2 |
federal.net.tr |
192.168.1.12 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
Ağ İstemcisi |
NT WS |
| masa2 |
federal.net.tr |
192.168.1.12 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
Ağ İstemcisi |
windows95 |
| ... |
... |
... |
... |
... |
... |
... |
| masa9 |
federal.net.tr |
192.168.1.10 |
255.255.255.0 |
192.168.1.254 |
Ağ İstemcisi |
YA(TCP-IP)COS |
Böylece mini bir
networkümüz olacak. Buradaki isimler ve ip numaraları tamamen keyfinize kalmış.
Turkuazı herzaman olduğu gibi ftp'den kuruyorum :) çeşitli ayarları yapıyorum Ekran
kartı, mouse, ethernet, ağ, klevye, dil vs.. Tüm makinalar için Primary domain server
olarak uebermensch makinasının (dns server) ip sini veriyorum. Bu bilgileri ağ
yöneticinize danışıp yapmanız daha uygun olur. Daha fazla bilgi için
dağıtımınızın kullanım klavuzuna başvurun. TEK,MAN,HOWTO hatta RFC okuyun :)
Aşağıya kullanacağımı sandığım birtakım yabancı kısaltmalar ve
karşıladığı protokolleri ekledim.
| KISA ADI |
TEMSİL ETTİĞİ PROTOKOL |
| TCP |
Transmission Control Protocol |
| UDP |
User Datagram Protocol |
| IP |
Internet Protocol |
| ICMP |
Internet Control Message
Protocol |
| RIP |
Routing Information Protocol |
| ARP |
Address Resolution Protocol |
| RARP |
Reverse Address Resolution
Protocol |
| DNS |
Domain Name System |
| BOOTP |
Boot Protocol |
| NFS |
Network File System |
| NFS |
Network Information System |
| PING |
Packet Internet Groper |
| RPC |
Remote Procedure Call |
| SNMP |
Simple Network Management
Protocol |
>> ILERLEMEK ICIN BURAYI TIKLAYINIZ <<
|
|
|
|
KURULUM SONRASI AYARLAR
Kurulum sonrası yapılması gereken en
önemli şey belkide çekirdeğin isteklere cevap verecek şekilde derlenmesidir. Bu yazı
hazırlandığı sırada en guncel çekirdek 2.2.10 sürümüydü, bu güvenli bir seçim
olacaktır. Çekirdek derlemeyi biliyorsunuz zaten, make dep, clean, modules,
modules_install, bzlilo (belki de bir yama ile işinizi halledersiniz, kimdilir?) evet
burdaki problem hangi seçeneklerle kernel derleyeceğimizdir. Seçim sırasında yardım
almayı unutmuyoruz değil mi?Kerneli fazla şişirmemenizi çin module
kullanmalısınız. Boylece sadece sistemin ihtiyacı olduğunda devreye girecek ve kalan
zaman yuklenmemiş halde duracak ve performansta bir artış olacaktır. Modul derlerseniz
make moduels ve modules install yapmayı unutmayın. Sonra insmod için bazı paremetreler
girmek zorunda kalabilirsiniz(bkz. /etc/conf.modules) bu modulleri otomatik olarak
yükletebilirsiniz. bkz. kernel module loader ;) Modullerinizi merak ediyorsanız
/lib/modules/[kernel sürümü]/ altında sizleri bekliyor olacaklar. Bizim
ihtiyaçlarımız doğrultusunda olmassa olmazlar şunlar:
Prompt for development and/or incomplete code/drivers (CONFIG_EXPERIMENTAL) [Y/n/?]YES: Bu
seçenek henuz tamamlanmamış veya geliştirilme aşamasındaki kodların
seçilebilmesine olanak tanıyor. Bizim kullanacağımız seçenekler için olumlu yanıt
şart.
Enable loadable module support (CONFIG_MODULES)
[Y/n/?]YES: Bu seçenek kullanacağımız modullerin yüklenebilmesini sağlıyor.
Seçmelisiniz.
Networking support (CONFIG_NET) [Y/n/?]YES:Sizce? :)
Packet socket (CONFIG_PACKET) [Y/m/n/?]YES: Hayati önem
taşımamakta, ancak ilerki aylardaki uygularımız için gerekli olacak.
Kernel/User netlink socket (CONFIG_NETLINK) [Y/n/?] YES:
Olur da ileride firewall yazarsak, kullanacağız, seçelim...
Routing messages (CONFIG_RTNETLINK) [Y/n/?]NO: İşimiz
yok böyle şeylerle... :)
Network firewalls (CONFIG_FIREWALL) [Y/n/?]YES:
Yazımızın temeli, kabul etmesek mi??
TCP/IP networking (CONFIG_INET) [Y/n/?] YES: TCP-IP ile
işimiz var mıydı acaba?? :)
IP: advanced router (CONFIG_IP_ADVANCED_ROUTER) [Y/n/?]NO:
komplex şeylerle şu an uğraşamayız, baksanıza advanced diyor..
IP: verbose route monitoring (CONFIG_IP_ROUTE_VERBOSE)
[Y/n/?]YES: Bir sistem yöneticisi için "verbose" mod herşey demektir!
IP: firewalling (CONFIG_IP_FIREWALL) [Y/n/?]YES: olamzsa
olmazlardan bir tane daha
IP: firewall packet netlink device
(CONFIG_IP_FIREWALL_NETLINK) [Y/n/?]YES: yazacağımız Firewall için bir kaynak daha ;)
IP: always defragment (required for masquerading)
(CONFIG_IP_ALWAYS_DEFRAG) [Y/n/?] YES: Amman es geçmeyin bu olamdan olmuyor;)
IP: masquerading (CONFIG_IP_MASQUERADE) [Y/n/?]YES: Evet
IP: ICMP masquerading (CONFIG_IP_MASQUERADE_ICMP)
[Y/n/?]YES:EVET
IP: masquerading special modules support
(CONFIG_IP_MASQUERADE_MOD) [Y/n/?]YES: EVET :)
IP: ipautofw masq support (EXPERIMENTAL)
(CONFIG_IP_MASQUERADE_IPAUTOFW) [N/y/m/?]NO: Kulağa hoş gelsede, eger makinanın bişey
yapmasını isteseydim windows kurardım :))
IP: ipportfw masq support (EXPERIMENTAL)
(CONFIG_IP_MASQUERADE_IPPORTFW) [Y/m/n/?]YES: Evet
IP: ip fwmark masq-forwarding support (EXPERIMENTAL)
(CONFIG_IP_MASQUERADE_MFW) [Y/m/n/?]NO: Gereksiz bana kalırsa ama deneyebilrisiniz.
IP: optimize as router not host (CONFIG_IP_ROUTER)
[Y/n/?]YES: Belirgin bir performans artışı sağlıyor, size tavsiye ederim ama
istemcilerde çalışanlar benden değerli değil :) diyorsanız...
IP: GRE tunnels over IP (CONFIG_NET_IPGRE)
[N/y/m/?]NO:Hayır bu bambaşka bir şey ..
IP: TCP syncookie support (not enabled per default)
(CONFIG_SYN_COOKIES) [Y/n/?]YES: eski kerneller bu kod eklenmediği zaman makinanın
başına baya bi bela oluyordu. EKLEYİN
IP: Drop source routed frames (CONFIG_IP_NOSR) [Y/n/?]YES:
Güvenlik açısından eklemeniz gereken başka bir kod, EKLEYİN
Network device support (CONFIG_NETDEVICES) [Y/n/?]YES:
Elbette ki evet
Dummy net driver support (CONFIG_DUMMY) [M/n/y/?] YES:
Buna gerek olmasada ekledim, sizde ekleyin bişi olmaz ;)
/proc filesystem support (CONFIG_PROC_FS) [Y/n/?]YES: Hiç
/proc klasörüne bakmışmıydınız?? pppdialup bağlantı kuracağız...
Neyse kernel derlemek
uzun sürüyor demiştim, bu arada işimizin çabuklaştırmak için webmin kuruyoruz
(yeni sürümü çıkmış bilgilerinize) makineniz yavaş değilse artık kernel işi
bitmiştir. reboot ediyoruz.Herşey yolundaysa bilgisayarınız açılıyor :) startx ile
X ortamına geçiyoruz. ~ev klasörünüzdeki .Xclients dosyasında aşağıdaki
değişiklikle kde yi çalıştırabilirsiniz. "exec startkde" diğerini silmeyi
unutmayın :) evet artık kurulum bitti, 30 dakika olmuş bile hemen webmini
çalıştıralım ve ayarlarımıza devam edelim (kim demiş linux zor ayarlanıyor diye).
>> ILERLEMEK
ICIN BURAYI TIKLAYINIZ <<
|
|
|
|
DOMAIN NAME SERVER
KURULUMU
İlk olarak domain name server kurmak istiyorum. (korkmayın özel
ağdayız, gerçekte bu gerekli değil ama bilgi olsun. /etc/hosts dosyasıyla da
halledilebilir) Webmindeki 'bind8' bölümüne giriyoruz ve create new master zone
diyoruz. Şekil için tıklayınızBurada bir tane
'reverse' bir tane de 'forward' zone yaratıyoruz. 'reverse zone' için 192.168.1 'forward
zone' için 'federal.net.tr' değerlerini kullanıyorumŞekil
için tıklayınız, tabi sizin ağ ayarlarınız böyle olmayacaktır herhalde ;)
makinelerimizi kayıt etmeye sıra geldi. Yarattığımız forward zone da address
kısmına geçiyoruz.Şekil için tıklayınız
Burada 'update reverse' seçeneğinin aktif olması iyi olur aksi takdirde reverse
kaydını da ayrıcana yapmanız gerekecektir.Şekil için
tıklayınız Neyse sırayla makinelerimizin isimlerini yazıyoruz... kolay değil
mi Billy? :) sonra Takma adlarımızı tanımlayalım bunlar berkley diyarlarında
CName(alias) olarak bilinirler.Şekil için tıklayınız
Ben şöyle bir tanımlama getirdim
www -->www.federal.net.tr>>>uebermensch.federal.net.tr
ftp -->ftp.federal.net.tr>>>uebermensch.federal.net.tr
ftp2--> ftp2.federal.net.tr>>>jini.federal.net.tr
proxy -->proxy.federal.net.tr>>>uebermensch.federal.net.tr
Madem yazdık squid de
ayarlayalım :) Bunları yaparken name yerine www, ftp vs.. alias to yerine de makinenin
full domain ismini yazıyoruz. Hazır gelmişken bir de postacı ayarlıyalım, bunlar MX
mail exchanger olarak ünlenmişlerdir.Şekil için
tıklayınız bir name yazıyoruz birde makine ismi oluyor size pop.federal.net.tr
uebermensch.federal.net.tr hayati ayarlar bu kadar geri kalanını bir dahaki aya
bırakalım, DNS hakkında ne biliyorsam yazacağım... şimdi bir test yapalım. önce
server ı update edelim ve yeniden başlatalım (makineyi değil, bind8 menusunden
yapıyoruz.:) konsola geçelim ve bakalım olmuş mu?
[root@uebermensch /root]# nslookup
Default Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
> uebermensch
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
Name: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
> jini
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
Name: jini.federal.net.tr
Address: 192.168.1.10
> set querytype=PTR
> 192.168.1.1
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
1.1.168.192.in-addr.arpa name = uebermensch.federal.net.tr
1.168.192.in-addr.arpa nameserver = uebermensch.federal.net.tr
uebermensch.federal.net.tr internet address = 192.168.1.1
> 192.168.1.10
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
10.1.168.192.in-addr.arpa name = jini.federal.net.tr
1.168.192.in-addr.arpa nameserver = uebermensch.federal.net.tr
uebermensch.federal.net.tr internet address = 192.168.1.1
> set querytype=CName
> www
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
www.federal.net.tr canonical name = uebermensch.federal.net.tr.federal.net.tr
> ftp
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
ftp.federal.net.tr canonical name = uebermensch.federal.net.tr.federal.net.tr
> ftp2
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
ftp2.federal.net.tr canonical name = jini.federal.net.tr.federal.net.tr
> set querytype=MX
> pop
Server: uebermensch.federal.net.tr
Address: 192.168.1.1
Non-authoritative answer:
pop.federal.net.tr preference = 1, mail exchanger = uebermensch.federal.net.tr.federal.net.tr
> exit
[root@uebermensch /root]#
Herşey yolunda ;)
burada ilk satırdali Default Server: uebermensch.federal.net.tr Address: 192.168.1.1
yazı çıkmamışsa ve olay buradan ileri gidemiyorsa /etc/resolv.conf dosyanıza bakın
ve aşağıdaki örnektek gibi düzenleyin... ilk server default olandır.
#/etc/resolv.conf
search federal.net.tr
server 192.168.1.1
nslookup dersi bukadar, "Non-authoritative answer" cevabı canınızı
sıkmasın,çok önemli değil ...DNS konusunu gelecek ay geniş bir şekilde işleyince
daha bi açıklık gelecek, bir sonraki ayı bekleyin derim.
User ve kota
ayarlarını da yaptıktan sonra biraz istemciler üzeridne çalışalım. istemcilerin
isimlerini az önce ayarladığımız dns server a göre verelim, ve default gateaway
olarak sunucumuzun adını verelim. Henuz frewall ayarlamadığımız için host
dosyaları bir güvenlik artışı yapalım. /etc/host.deny dosyasına 'ALL:ALL' yazalım
böylee tüm bilgisayarların sisteme giriş izinleri kaldırılmış oldu.
/etc/host.allow dosyasınada sisteme girebilecek bilgisayarların hangi protokollerden
girişe izin verdiğimizi belirtelim. Primary domain controller olan makinede de ben
çalışıyorum o zaman 'ALL:192.168.1.10' yazabilirim. diğerleri içinse
'in.ftpd:192.168.1.' gibi ayarlar mümkün. diğer host dosyaları ise yazıcı ve
güvenilir makineler için ayarları içeriyor, bu yazının kapsamı dışında. Şimdi
sunucudan veya lokal ağınızdan, lokal ağınızdaki herhangi bir bilgisayarı gerek ip
si ile gerek se ismi ile pingleyebilmelisiniz. sonra izin verdiğiniz protokolleri test
edin. Şu durumda ağ sunucumuz eksikleri ile birlikte çalışmaya başlamış demektir.
>> ILERLEMEK
ICIN BURAYI TIKLAYINIZ <<
|
|
|
|
SAMBA KURULUMU VE SQUID AYARLARI Gelin,
ağımızdaki windows istemcilerle veya serverlar ila dosya paylaşımı yapalım. Bunun
için bildiğiniz gibi samba server kullanıyoruz, bunun ayarlarına bir göz atalım,
webminden samba bölümüne geliyoruz. Resim için
tıklayınızBurada karşınızda home ve print share i karşınıza çıkmış
olabilir çıkmamışta olabilir ;) neyse 'home share' adından da anlaşılacağı gibi
kullanıcıların ev dizinini paylaşıma açar, çok kötü ayarlanmadığı takdirde
sadece o kullanıcıya izin verir :) biz önce global ve passwords bolumlerindeki ayarlara
bakalım... Resim için tıklayınız Password
bolumunda linux sunucumuzdaki istediğimiz kullanıcılar için samba userı
ayarlıyacağız (convert) ve bir sonraki sefere bunları otomatikleştirebiliriz.
(Configure automatic..) sonra bi kerede edit edelim ki emin olalım ne var ne yok. işin
temelinde windowstaki kullanıcının burada da aynı olması gerekiyor, tabi nt
kullanmıyorsanız (home share bu olaydan bağımsız özel bir paylaşımdır).
geçmişte samba için windows makinelerde plain text ayarı yapmak gerekiyordu, artık
gerekmiyor. global ayarlardan windows networking bolumune bir uğrayalım. nrada workgroup
u dogru verelim yoksa network komşularında goremezsiniz (tabi gerçekte öntenımlı
olarak belirtilen domainde paylaşılmış görünür,Resim
için tıklayınız eğer windowsunuzun domaini veya workgroup u buysa problem yok
;) authentication da password doğrulaması için çeşitli seçenekler mevcut bunlarda
user mapping işimize yarayabilir. yani windowsta başka linuzde başka username e sahip
bir kişi olabalir. mesela administrator --> root . paronayak değilseniz miscellaneous
kısmında fazla takılmassınız, guvenlik diyerekten buradaki log opsiyonunu açmayı
unutmayalım, olur mu? şimdi gelin yeni bir paylaşım yaratalım, bende mnt dizinimi PDC
makinesi için paylaştıracağım, siz de deneyebilirsiniz. "create a new file
share" ne diyorsa onu yapıyoruz. Resim için
tıklayınız sonra formaliteler: paylaşım ismi, paylaştırılacak klasör vs.
sonra bakmışızki paylaşım ismiyle yarattığımız yukarıda beliri vermiş, hemen
onu tıklıyarak özelliklerine bakıyoruz. cdrom için misc. bolümünün pek bi yararı
olmayacaktır. ama öğrenmek bakımından inceleyebilirsiniz. bu paylaşıma bağlanacak
max. kullanıcı, yazıştan sonra senkronizasyon, dosya kilidi vs.. buradan ayarlanıyor.
dosyaların gorunumleri ve isimleri de goreceğiniz gibi file naming bolumunda (ben lower
case kullanıyorum). dosya izinleri ve sahipleri de file permissions tan ayarlanabilir.
gelelim en onemli yere "security" burada en hayati nokta bana kalırsa izin
verilen makineler, "host to allow" bu şekilde yapılan güvenliğin en iyi
olduğunu düşünüyorum, bu yüzden bu kaynağa ulaşmasını istediğim bilgisayarın
ipsini buraya yazıyorum. sonra diğerlerine dokunmaya gerek duymuyorum (bu sadece benim
düşüncem ve sadece bu tip bir paylaşım için doğrudur.)Resim
için tıklayınız siz buna gerek duyabilirsiniz. kullanıcılar geçerliliğini
buradan ayarlayabilirsiniz. kaynağı kullanabilecek durumda olanlar ve olmayanlar ister
tek tek ister gruplarıyla birlikte ayarlanabilir. evet bu kadar basit, billy amca
sıradaki lütfen... bu arada siz windowsunuzda bir cdromunuza bakın ;)
Ağımızı internete çıkaracağımızı
söylemiştik, bir parça hız kazanmak için proxy kurmalı derim, ve hemen squid
bölümüne geçiyoruz... ne şans squid çalışır durumda biraz işleri
kolaylaştırayım diyorum aizinlerini değiştireyim,Resim
için tıklayınız siz buna gerek duymayabilirsiniz. web proxy ön tanımlı
olarak 3128. portta çalışıyor olacak. çoğu yerde default ayarlar yeterli, bunların
incelikleri bu yazı kapsamı dışındadır. bi ara anlatırız. tabi ilk goze çarpan
yer access control oldu :) burayı biraz inceledim ve biraz değiştireyim dedim.
ACL(access control list) te benim localağım yoktu. onun için yeni bir tane yarattım.
lokal ağ adresini ve maskesini yazdım bri de isim koydum. localhosts . karıştırmayın
localhost değil :) neyse bunun kurallarını vermek gerekir bir de. proxy
restrictionslardan bir kaçını sildim, gördüğünüz üzere şekildeki gibi bir yapı
oluştu. mantık beğenmediklerinizi deny etmek, işinize yarayacakları allow etmek
bunları yaparken sırası ve move a da dikkat etmektir. şimdilik iyi gözüküyor.
sizinde okudugunuz uzere default ayarlardan hic bahsetmedim digerlerine gerek duymadım.
ama sonraki yazımda guzel şeyler ayarliyacağız. proxyler hepimiz için önemlidir :)
proxyleri sevelim onları koruyalım.
>> ILERLEMEK
ICIN BURAYI TIKLAYINIZ << |
|
|
|
2.2.* kernel ve Ip-Masquerade İstemciler bu
durumda proxy üzerinden web gezintisi yapabilir, peki eğer ftp yapmaya ihtiyacımız
olursa ne olacak? Bunun için proxy üzerinden ayarlar yapılabilir ama bu sefer size
ipchains anlatacam. Peki neden Masquerade değil de Ipchains? Bunun iki nedeni var.
Birincisi Ip-Masquerade geçen ay bir dergisinde yayınlandı, ve eski kerneller için
olan ipfwdm komutuyla iş görüyor(eski ama stable!!) Gerçi arasında pek bi far yok ama
ufak komut değişiklikleri var. Yuklediğimiz modulelri açılış sırasında
çalıştırmayabiliriz. Önce ppp ayarlarına bakalım. Ben kpp ile anlatayım, tabi bir
net cafeniz varsa ppp-scriptlerini önereceğim :) Önce Kpp ye çevirmeli ağ hesabı
ekleyelim, Resim için tıklayınız Ip
adresini sunucudan almasını soyluyoruz, dns numarası için iss'mizin dns sunusunun
ip'sini, veya herhangi bir dns sunucunun ip'sini yazıyoruz. bağlanınca çalışacak
program ksımına da az sonra yaratacağımız scriptin yolunu ve adını verelim.
Onaylama türünü seçelim, telefon numarası vs. yazalım. hesap ayarlarımız
böylelikle bitiyor. isterseniz modem ve ppp ayarlarına da bakalım. Resim için tıklayınız Bazen pppd'nin
umulmadık şekilde sonlandırıldığına dair hatalar alırız, bunun en doğru
çözümü debug moda geçip sorunu araştırmaktır ama burada ppp timeout değerini
yüksek tutarsak belki yardımcı olabilir, bazen makinemizin ip adresini ataması 40
saniyeyi buluyor. Bir diğer kolaylık sağlayan ayar ise hayes komutları sayesinde bize
ulaşıyor. Resim için tıklayınız
şekilde görüldüğü gibi s11=50 paremetresi telefon numarasını hızlı çevirmesini
sağlıyor. Tabi kendi zevkinize gore ayarlayabilirsiniz.
Gelelim firewall
scritimize..Script için tıklayınız
Bu scripti belirttiğiniz yere kopyalayıp, ppp yapacak kullanıcılar için
çalıştırılabilir yaptığınızda olayımız tamamlanacaktır. Gelin bu script
aslında ne yapıyor onu anlayalım. (BU SCRIPT BIR FIREWALL SCRIPTI DEGILDIR VE
GUVENLI DE DEGILDIR. SADECE IPMASQUERADE in 2.2.* KERNELLERDE NASIL OLDUGUNU ORNEKLEMEK
İÇİNDİR. FİREWALL UYGULAMALARINI GELECEK SAYILARIMIZDA BULABİLİRSİNİZ.)
Scriptimiz kernelle derlediğimiz forwarding modullerini yüklemeyle başlıyor.
Sonra forwarding in başlaması için işaret veriyor. Sonra dialup baglantı
dolayısıyla öntanımlı yol olarak ppp0 aleti route tablosuna ekleniyor. Tüm ipchains
kuralları siliniyor (forward, input, output). Tüm forwardlar engelleniyor. Sonra hostlar
için forward etme başlıyor. İşte bu kadar. Bu ay biraz yoruldum galba :) umarım
değmiştir... Gelecek ay görüşmek ümidiyle linuxlü günler...
Pasha ; pasha@trscene.org
|
|
|
|
Cyber-Info WebMail Notify v2.7 İlk Söz:Sizinde bildiğiniz gibi uzun bir süredir burada
yazmıyordum.Bundan sonra inşallah yeniden yazıcam.Benim anlattıklarımı yapmadan
önce lütfen softice ile ilgili yazıyı iyi okuyun ve işin mantığını
anlayın.Azıcık assembly de öğrenirseniz olayı kavradınız demektir.Softice ile
alakalı turkish scene deki yazıyı okuduysanız programı kırmaya başlıyabiliriz.
| Programın İsmi |
Cyber-Info WebMail Notify v2.7 |
| Program Tipi |
Web tabanlı(Hotmail,
Yahoo, Net@dress, iName )emailleri kontrol etmenize yarar |
| Program Koruması |
Program 30 günlük deneme
süresi var.Programın ne kadar çalıştırıldığı ve eğer kayıt |
|
olursanız isim ve serial
Windows\System\hotreg2.set dosyasına yazılıyor. |
| Gerekli Araçlar |
Softice v3.25 Windows
9x/NT, Ultraedit,Hiew vb hex editor, W32DASM v8.9(opsiyonel) |
Programı açıyoruz.Bizi
rahatsız edecek tek şey 30 günlük deneme sürümü olması.Biz biraz daha denemek
için kayıt olmayı deniycez.Registration i tıklıyoruz isim olarak Mister Stop serial
olarak da 123456789 yazıyoruz.(Serial olarak bilerek 123456789 yazıyorum.Eğer program
mesela seriali üçüncü rakamından doğru okumaya başlarsa ben bunu rahatlıkla
yakalayabilirim).Ok tuşuna basmadan önce softice a geçiyoruz.Şimdi bilidiginiz üzere
breakpoint koyucaz.Serial ile alakalı koyacağımız iki breakpoint vardı
getdlgitemtexta ve getwindowtexta.Softice a CTRL+D ile geçiyoruz.bpx getdlgitemtexta
yazıp entere basıyoruz.sonra bpx getwindowtexta yazıp entere yine basıyoruz.Su an biz
ne yaptik ?.Softice a dedik ki bak softcum eğer bir program benden izinsiz
getdlgitemtexta veya getwindowtexta ile benim yazdigim seriali okursa onu durdur.Bunlari
yazdıktan sonra CTRL+D ile veya F4 veya x sonra entere basarak Softice dan
çıkıyoruz.Şimdi Ok tuşuna basıyoruz.Program bize serialin geçersiz oldugunu
soyluyor.Biz hemen CTRL+D ile yeniden softice a geçiyoruz.Softice niye durdurmadın diye
bir firça atıyoz.Bakıyoruz ki bu program seriali başka sekilde okuyor.(Program delphi
ile yazılmış)Bizde en baba breakpointi koyuyoruz.bpx hmemcpy.(Hmemcpy demek high memory
copy demek.Yani eğer yüksek bellekte bir işlem olursa dur diyoruz.)Break pointleri bc *
ile temizliyoruz.Sonra bpx hmemcpy yazıp entere basıyoruz.Sonra CTRL+D ile softice dan
çıkıyoruz.Program ekranında yine OK tuşuna basıyoruz.Boom softice in
içindeyiz.Hemen bd * ile breakpointi dissable(geçersiz) ediyoruz.Bu breakpoiniti
dissable etmezseniz işin içinden çıkamazsınız çünkü program hep bu fonksiyonla
birşeyler yapar kısır döngüye eskilerin deyimiyle fasit daireye girersiniz.(Vayt be !
ne türkçe var bende).Şimdi artık kodu takip edicez.Şu an biz hala program kodunun
içinde değiliz.Sizin softice ekranı şöyle bir şey kabaca;

Şimdi arkadaşlar bizim
dikkat etmemiz gereken bir nokta var biz su an hala KERNEL deyiz yani cieweb programının
içinde değiliz.Bunu nasil anlıyoruz ?Data windowun sağ üst köşesinde yazan
göstergeden anıiyoruz.Benim data pencerem yok mu diyosunuz ?.O zaman wd yazıp enetere
basın.Register windowu için wr location windowu için de wl.Bunların zaten açık
olması lazım.Benim yazdığım softice yazısında bunlar açıklanmıstı.Biz yine
programa dönelim.Şu an biz program kodunun içine girinceye kadar F12 tusuna
basıyoruz(7 defa galiba).Data windowunun sağ üst köşesinde CIEWEB! gibi bir şey
gördüğünüz zaman artık F12'e basmayı bırakıyoruz.Artık programın içindeyiz
kodu basamak basamak çalıstıracağız bunun için de F10 tuşuna basıyoruz.Serialimizi
program mutlaka bir yerlere kopyalıyacak.Bu yüzden biz gördüğümüz her mov veya lea
dan sonra d ile ordaki memory i kontrol edicez.Mesela mov eax, dword ptr [0052AAC8] bunu
F10 ile geçtikten hemen sonra d eax yapıyoruz.Bunu gördüğümüz bütün lea ve mov
komutları için yapıyoruz.Sonunda şöyle bir yere geleceksiniz.
:004D70B3 E83C8A0000 call
004DFAF4 ;Seriali
Hesapla
:004D70B8 8B55F4 mov edx, dword ptr
[ebp-0C] ;edx = serial
:004D70BB 58 pop
eax
;eax = yazdığımız serial (d eax yazin sizde goreceksiniz)
:004D70BC E8E3C9F2FF call
00403AA4
;Seriali Karşılaştır
:004D70C1 0F94C0 sete al
:004D70C4 84C0 test al, al
:004D70C6 0F84A5000000 je
004D7171 ;Serial
yanlışsa hata mesajını ver
004D70B8 satırını F10 ile geçtikten
sonra d edx yazarsak gerçek seriali bulmuş oluruz.Şimdi siz diyorsunuz ki yaw arkadaş
ben şimdi arkadasa hava atcam bir keygenarator felan yapsak olmaz mı ikide bir softice
ile F10 a basmak kasıyo.Bende emrin olur abi diyorum.Bu programın bize hata mesajı
yerine kendi serialini söylemesine ne dersiniz ?
Dikkat ettiyseniz 004D70C6 deki
komut bizi hata mesajına yolluyor.Evet biz de o kod da neler var bir bakalım.F10 ile
devam edelim şöyle bir yere geleceksiniz.
:004D7171 833DCCDA520003 cmp dword ptr [0052DACC],
00000003
:004D7178 7521 jne 004D719B
:004D717A 6A00 push 00000000
:004D717C 668B0DF8714D00 mov cx, word ptr [004D71F8]
:004D7183 B201 mov dl, 01
* Possible StringData Ref from Code Obj
->"Registration failed"
:004D7185 B8B0724D00 mov eax, 004D72B0
:004D718A E8D1DCF5FF call 00434E60
:004D718F C7832801000002000000 mov dword ptr [ebx+00000128], 00000002
:004D7199 EB20 jmp 004D71BB
* Referenced by a (U)nconditional or (C)onditional Jump at
Address:
|:004D7178(C)
|
:004D719B 6A00 push 00000000
:004D719D 668B0DF8714D00 mov cx, word ptr [004D71F8]
:004D71A4 B201 mov dl, 01
* Possible StringData Ref from Code Obj ->"Invalid
name and/or password"
:004D71A6 B8CC724D00 mov eax, 004D72CC
:004D71AB E8B0DCF5FF call 00434E60
:004D71B0 8B83B8010000 mov eax, dword ptr [ebx+000001B8]
:004D71B6 8B10 mov edx, dword ptr [eax]
:004D71B8 FF5278 call [edx+78]
Korkmayın size bu kodun ne manaya geldiğini
anlatıcam.Çok basit bir şey aslında.Dikkat ederseniz 004D7185 satırını
geçtiğinizde d eax yazarsaniz Registration Failed yazısını görürsünüz.Ayrıca
004D71A6 satırını gectikten sonra d eax yazarsaniz bu sefer de Invalid name and/or
password yazısını görürsünüz.004D7171 satırındaki kodda program eger 3 kerede
registerlanamamiş ise sizi programın anasayfasına yönlendiriyor.Şimdi diyceksiniz ki
bu kadar kod ne işimize yarıyacak.Hatırlarsanız, bizim gerçek serialimiz şu
şekildeki bir koddan sonra hesaplanıyordu :004D70B8 8B55F4 mov edx, dword ptr
[ebp-0C] yani ebp-0C den gerçek seriali al edx e ata.Şimdi 004D71A6 ve
004D7185 satırlarında ne oluyo peki 004D72CC ve 004D72B0 adreslerinde yazan şeyleri eax
a ata.Eğer biz eax i [ebp-0C] den atarsak o zaman bize hata mesajı yerine gerçek
seriali söyliyecek.Buraya kadar inşallah kayıpsız anlamışşınızdır.Bir daha
tekrar ediyorum, program gerçek seriali [ebp-0C] bölgesinden alıp edx e atıyor.Program
hata mesajlarını oluşturmak için farklı iki yerden hata mesajlarını alıp eax e
atiyor.Biz hata mesajı yerine bize seriali söylemesini istiyoruz.Bu yüzden de eax e
hata mesajı yerine seriali atıyacaz.Şimdi artık hex editorle programi kıracaz.Ben
hiew i çok seviyorum.Çünkü assembly şeklinde de edit edebiliyorsunuz.Hiew ile
programı açmadan önce programın yedeğini alıyoruz herzaman olduğu gibi.Sonra hiew
ile cieweb.exe dosyasını açıyoruz ve iki defa entere basarak decode moduna
geçiyoruz..Şimdi mesele bizim hata mesajının olduğu yeri bulmak.F7 ile search
yapıcaz.F7 e basıyoruz kürsörü aşagıya çekerek hex kısmina geliyoruz ve şunu
yazıyoruz. 833DCCDA52000375216A00 668B0DF8714D00B201 Şimdi bu da nerden çıktı
diyebilirsiniz.Bu kod 004D7171 satırından itibaren ki komutlar silsilesi.Hiew
bulacaktır.Karşımızda şöyle bir şey olacak.

Sizin de anlayacağınız üzere biz 004D7185 ve 004D71A6
daki eax degerlerine bizim seriali atıyacaz yani oraya mov eax, [ebp-0C] yazıcaz.Şimdi
kürsörü 004D7185 satırına getiriyoruz.Sonra F3 tuşuna basarak edit etmeye
başlıyoruz.Şimdi biz mov eax, [ebp-0c] nin kodunu bilmedigimiz için bir defada F2 ye
basıyoruz edit ederken.Yani bir kere F3 sonra F2 karşımıza şöyle bir ekran çıkacak

Şimdi biz bu mov
eax,004D72B0 yerine mov eax,[ebp-0c] yazıcaz.Evet delete tuşu ile siliyoruz. ve
virgulden sonra [ebp-0c] yazıyoruz.Amanın o da ne bütün kod karıştı.Çünkü mov
eax,[ebp-0c] 3 byte lık bir kod fakat bizim degistirdigimiz mov eax, 0004D72B0 ise 5
bytelık bir kod.Bizim şimdi bu iki byte i bir şekilde doldurmamiz lazim.O yüzden iki
tane nop koyucaz (nop demek no operation yani hiç bir sey yapma demek).Yani mov eax,
0004D72B0 olan yere biz mov eax,[ebp-0c] yazıyoruz sonra nop sonra bir daha nop ve F9 ile
update ediyoruz.Bu yaptığımızın aynısını 004D71A6 da da yapıyoruz. sonra F9 ile
dosyayı kaydedip programdan çıkıyoruz.Şimdi programı açın ve isminizi ve sallama
bir serial yazın program size hata mesajı yerine seriali söyliyecektir.Evet tebrikler
ilk keygeneratorunuz yaptınız.Eğer yine yapamadım diyorsanız şunları arayın ve şu
şelilde değiştirin
B8B0724D00 ı bulun yerine 8B45F49090 yazın
B8CC724D00 ı bulun yerine 8B45F49090 yazın
Not:Arkadaşlar Softice,W32Dasm ve Hiew kullanılışını
bir zahmet öğrenin bunun için Turkish Scene'in eski sayilarına bakabilirsiniz.Ben bu
yazıyı benim gibi lamer olanlara yazdım bu yüzden yazıda bazı hatalar veya anlatım
bozuklukları olabilir.Eğer hata bulursanız bana email atın düzeltmeye çalışırım.
Programları kırarak korsan program
kullanmayın, etrafta zaten bir sürü warez sitesi var ayrıca ararsanız genelde bütün
programların crackları da mevcut.Kendinizi boş yere heba etmeyin.Bir programı
gerçekten kullanıyorsanız onu satın alin.Micro$oft programları hariç tabiiki :)
Hazırlayan:
Mr_Stop (mrstop@trscene.org)
|
 |
 |
|
D.O.S Nedir? bölümler
1-denial of service nedir?
2-d.o.s tipleri
3-ne tür d.o.s atakları vardır?
4-sistemlere etkisi
1 d.o.s nedır?
d.o.s sisteme en kolay yoldan zarar vermeye yarar, d.o.s
sistemi kilitleyebilir, internet bağlantınız kesebilir, kısaca kullanılması kolay
ama korunması zordurlar.
2 d.o.s tipleri
Temel olarak 3 ceşit d.o.s vardır. Bunlar service
overloading,message flooding ve clogging olarak 3 e ayrılır
a- servıce overloadıng: bu atak tipi belirli host ve
servisleri düşürmek için kullanılır. atak yapan kişi özel port ve host
adından da anlaşıldığı gibi çok paket gönderir. Bu olay network monitor ile
kolayca anlasılır
b- message flooding: bu ise servise overloading e
benzer.farkı sistemin normal calısmasını engellemez.yine aynı sekilde gonderilen
paketler bu sefer normal olarak algılanır.mesala nis serverında flood yaplırsa (unix
network unde) nis bunu sifre sifre istegi gıbi gorur.ve saldırganın host a hukmetmesi
saglanır.
c-clogging: bu gercekten cok hos bir sey .tcp
olayını bilenler kolay anlıyacaktır... tcp de handshake diye bir sey vardır syn ve
ack ıle gerceklesir . syn benim ona gonderecegim bayrak ack ise onun bana gonderecegidir.
baglantı kurmak icin ben host a bir syn gonderirim o da bunu aldıgını ack ile bana
yollar neyse en sonunda ikisi arasında oturum acılır.
simdi clogging ise saldırganın syn gonderip
ack alip ondan sonrada gelen ack ye cevap vermeyip surekli syn gondermesinden olusur.bu
olay bir kac kez tekrarlandiktan sonra server artik cevap veremez hale gelir.bu paketler
sahte ip ile gonderildiginden sistem bunu anliyamiyor ve cokuyor .anlasa ne olur anlasa
aynı ip den gelen o kadar istege cevap vermez.kurtulus yolu bunları tarayan fırewall
lardır.
3 d.o.s saldırıları
email
bombing,virusler,spamming,flooding...bunlar d.o.s ataklarıdır dos atakları sistemin
acıklarından cıkmaz (genelde) int.protokollerden olusur.mesela mail bombing dedgimiz
olay smtp serverinin her seyi kabul etmesinden olusur. her sistemin kendine gore dos leri
vardır ben en cok kullanılan win ve linux uzeri olanlarını acıklayacagım...
-teardrop
etki alani:win 95 nt 4.0 linux 2.0.32
wın 95/nt ye bu tur saldırı gerceklesınce bılgısayar daha
fazla baglantı kuramaz ve unlu mavı ekran cıkar.onemlı bır sey yaparken kaydedmeden
boyle bır saldırı alırsanız bılgılerınız kaybedersınız
-land
etkı alanı:wın 95,nt ve bsd
tcp/ıp protokolu uzerınden syn(synchronize flag)
baglantı kurulmasını bıldırır ve bundan sonra wın yavaslar.2 dk ıcınde eskı
halıne doner land syn paketlerını aynı kaynak ve gıdecek olan ıp ve aynı kaynak ve
port ıle olusur.bu bılgısayarın kendısıne paketlerı gondermesını saglar
-oob(out of band)
etkı alanı:win95/nt
bu dos programı wın 139. portuna baglantı kurar.bu port wın
standart dıleme portudur 3.11 95 nt filan hepsını etkıler .
-boink
etkı alanı:korunmalı(patch edılmıs) 95 ve nt teardrop ataklarına karsı koruma alan
sıstemlerde ıse yarar.
boınk yenı bır bonk versıyonudur
-nestea
etki alanı:ozellikle linux ve bazı wındows makınelerı
boink ve teardrop atakalrına karsı korunulmus sıstemlerde ıse
yarar. nestea boınk ve teardrop un gelıstırılmıs halıdır
-ıcmp
etki alanı:cesitli
bu baglantı kurdugunuz bılgısayar ve sızın aranızda
olur.bılgısayarlar aralarında ıcmp paketlerı gonderırler bu sırada baglantıda hata
oldugu na daır sahte paketler gonderılır boylece baglantı kopar
-suffer
etkı alanı :cogunlukla wın
bılgısayarınıza sureklı syn paketlerı gelmeye baslar ve baglantı
kopar sıstemdekı fırewall lara zarar verebılır
4-sıstemlerın etkısı
eger butun sıstemler ılk halınde ıse hepsı dos
ataklarından etkılenır. her sey sıstemın ana kullanıcısında bıter. hıc bır
sıstem karsılastı rılamaz neden? cunku sıstemlerın gelısmıs olması,daha cok
program des teklemesı,daha cok yenılenmesı onun d.o.s ataklarından daha cok
etkılenıcegı anlamına gelebılır ama eger kısısel fıkrımı sorarsanız bence
unıx nt ye gore d.o.s ataklarından daha az etkılenır
hellrazor berksz@yahoo.com
"all eyes on me"
|
 |
 |
|
Nasıl Hacker Olurum?
Merhabalar;
Türk Cracker’ları Gazetesinin başlangıcından beri –ki üzerinden 15
ay geçmiş, bana ağırlıklı olarak sorulan konuların başında “nasıl hacker
olabilirim” sorusu geliyor. Bu ay bu konu üzerinde durmaya karar verdim, sarıldım
klavyeye.. “Hacker” dendiğinde pek
çoğumuzun aklına istediği sisteme girebilen, istediği kişinin bilgisayarını
çökertip, ağdan koparabilen kişiler gelir. Oysa güvenlik arşivlerini iyi takip eden
bir kişi gerekli patchleri yüklenmemiş bir sisteme kolaylıkla girebilir, ya da Denial
Of Service Attack dediğimiz saldırı tekniklerini kullanarak kolaylıkla bir kişinin
makinasını ağdan kopartabilir. Peki o zaman hacker ne? Bence hacker, kendi
çalışmalarıyla yeni güvenlik açıkları bulabilen, exploitler yazabilen kişi,
burada “üretici olma” boyutu gerçek anlamda hacker olmakla olmamak arasındaki
çizgiyi belirliyor. Bu da tabii ki çok bilgili olmaktan geçiyor, Sürekli çalışacak,
bilgili olacak ve bu bilgilerinizle yeni bilgiler üreteceksiniz..
“Beni hacker yapsana” sorusuna verilecek
cevapta yukarıda bahsettiklerime bağlı aslında, hiç kimse seni hacker yapamaz, ne ben
ne Phiber Optik ne de başka biri. Hele hele piyasada bol bol bulabileceğiniz “yeni
başlayanlar için hack teknikleri”, “10 adımda root olma” türü yazılar her ne
kadar iştahınızı kabartsa da size yol göstermekten öteye gidemezler.. Size bu
dökümanları takip etmeyin demiyorum ama gerçekten “hacker“ lığa merak
sarmışsanız size vereceğim abi nasihatlerine :) kulak kabartmanızda fayda var..
(Buradan sonrasını okumaya başlamadan önce şunları
kendinize sorun:
Bilgisayarla uğraşmak bana zevk veriyor mu?
Arkadaşlarım gezip eğlenirken, kızlarla dolaşırken ben program yazmayı
mı yeğliyorum:)
Arkadaşlarım ya da ailem bilgisayarla kendilerinden daha fazla
uğraştığımı sık sık söyleyip beni uyarıyorlar mı?
Bilgisayarda bir sorun olduğunda kendim çözebiliyor muyum ya da çözmek
için çalışıyor muyum?
Bilgisayarla ilgili herhangi bri konuda yapamadığım bir şey olduğunda o
problemi çözene kadar uğraşıyor muyum?
Şimdiye kadar herhangi birisi bana bilgisayarla uğraşırken hayran
kaldığını söyledi mi?
Kendimi toplumdaki insanlarla karşılaştırdığımda kendimi vasatın
üzerinde görebiliyor muyum?
Herhangi bir konu hakkında çalışmaya başladığımda büyük bir
iştahla başlayıp sonra o projeyi istediğim düzeyde bitirebiliyor muyum? (Maymun
iştahlı değilim değil mi?)
Sorular bunlar eğer ki 2 soruya HAYIR cevabını vermişseniz bundan sonrasını
okumanıza gerek yok
Siz hangisisiniz?
(Üniversitelerde formasyon dersleri alanlar hemen hatırlayacaklar)
Bilgi Basamağı: Bilgisayar alanındaki terimleri,
sınıflamaları, ölçütleri, yöntemleri, ilkeleri, yapıları ve kuramları tanımayı
içerir (Bu aslında en meşakkatli adım, sürekli okumanız gerekiyor, aynı zamanda en
teorik aşama)
Kavrama Basamağı: Bilgi basamağı daha çok ezberlemeyi
kapsar. Bilgi basamağında öğrenilen bilgi kendiliğinden bir değere sahip olmaz
Bilgi, ona sahip olan tarafından özümsenip sindirildiği ve kullanıldığında önem
kazanır. İşte bu aşamada bilgi basamağında öğrendiklerinizi yeni bir biçimde,
yeni düzenlemelerle sunabilme kabiliyetine sahip olmanız beklenir.
Uygulama Basamağı: Daha önce öğrendiklerinizi yeni
durumlarda kullanmayı içerir. Yukarıda bahsettiğim bir exploiti kullanabilme ya da bir
Denial Of Service Attack’ı uygulayabilme bu basamakta yapabilmemizin beklendiği
davranıştır.
Analiz Basamağı: Varolan bir bilgiyi alıp bunu daha
önce öğrenilenlerle teşhis edebilme davranışını ifade eder. Kavramadan farkı
verilen bilginin içerisinde net olarak ifade edilmeyen bilgileri de anlayabilmedir.
Örneğin bir sistem açığını okurken buffer overflow un ne olduğu anlatılmadığı
halde sizden bunun ne olduğunu bilmeniz beklenir.
Sentez Basamağı: Daha önceden var olan bilgileri
birleştirip ortaya yeni bir şeyler çıkarabilme. Örneğin NetBeui protokolünde var
olan bir güvenlik açığıyla IPX/SPX üzerindeki bir güvenlik açığını
birleştirip Netbios over IPX/SPX üzerine yeni bir exploit bulabiliyorsanız bu
aşamadasınız demektir.
Değerlendirme Basamağı: Bu basamak bilgideki en üst
noktadır, bu aşamaya gelmişseniz gerçek anlamda hacker’sınız demektir. Hem üretim
hem de üretilenler hakkında yorum yapabilmeyi içerir. Sıfırdan bir exploit yazabilme
ya da var olan bir exploit hakkında yorum yapıp bu açığın kapatılmasına yönelik
yorumlar yapabiliyorsanız bu basamaktasınız.
Peki neleri bilmelisiniz:
En başta işletim sistemleri hakkında detaylı bilgilere sahip
olmalısınız, sadece NT ya da sadece unix değil, tüm işletim sistemleri hakkında
bilgi sahibi olmalı, en azından WindowsNT, herhangi bir Un*x hakkında detaylı
bilgilere sahip olmalı ve bu sistemleri yönetmeyi bilmelisiniz. İşletim sistemleri
birlikte nasıl çalışır, birbirlerine nasıl bağlanır sorularına cevap
verebilmelisiniz. (Size bir tavsiye, ucuz fiyatlara satın alabileceğiniz bir P100
makinasına Linux kurup, günlük kullandığınız bilgisayara bağlayıp her iki
makinayla de çalışıp oldukça fazla pratik yapabilirsiniz, kendi intranetinizde her
türlü denemeyi masrafsızca yapacaksınız)
Ayrıca bu sistemler üzerine nasıl WWW,
FTP, e-mail vs. vs. sunucuları kurulur ve nasıl yönetilir sorularına cevap
verebilmelisiniz.
Bilgisayarlar arasında nasıl iletişim
yapıldığını bilmelisiniz, TCP/IP nasıl çalışır, veri paketlerini nasıl taşır,
katman nedir vs. vs. bilmelisiniz.
En az bir programlama dilini bütün
ayrıntılarıyla olmasa da en azından socket programı yazıp derleyebilecek kadar
bilmelisiniz.
Güvenlik listelerini takip etmelisiniz,
unutmayın ki değerlendirme basamağına gelebilmek için önceki basamakları hakkıyla
uygulayabilmiş olmanız gerekiyor.Ben bugtraq listesini takip ediyorum, bunun yanında
Tattoman’in sitesini her gün ziyaret edip, pek çok sitede dolaşmaktansa tek site
üzerinde en çok göze batanları alabiliyorum. (Tattooman’in sitesi: http://www.genocide2600.com/~tattooman )
min. geyik, max. bilgi demektir, unutmayın
ki, internet mesailerinin büyük bir kısmını irc’yle geçirenler min. bilgi de
kalırlar. (hemen aklıma Turk.Net’in yeni reklamı geldi, iki sayaç çizmişler
birinde geyik 0’ı gösteriyor, diğerinde bilgi sayacı 100 lere dayanmış, promosyon
çalışması da olsa Turk.Net’i bu reklamından dolayı tebrik ediyorum)
Uğraşmaktan kaçmayın, sorunları
çözebilmek için kafayı çalıştırın, var olanı bir şeyi yeniden keşfetmeye
çalışmayın (son günlerin geyiği, bir firewall fırtınasıdır gidiyor herkes
firewall yazmaya çalışıyor, gerçekten başarılı olacağınıza inanmıyorsanız
hiç başlamayın) maymun iştahlı olmayın, başladığınız her işi mutlaka bitirin,
piyasada yapılmaya başlanmış ve bitirilmemiş o kadar çok web sitesi var ki..
Asla ukala olmayın, insanları sevin, onlara
birşeyler öğretmekten çekinmeyin, unutmayın ki “ne ekerseniz onu biçersiniz”
“Muhabbetine” diyebileceğimiz bir
çalışma içerisinde olun aynı zamanda, yani maddi gelir beklemeden çeşitli
çalışmalar yapın ya da çeşitli gruplara katılın, ücretsiz olarak da bir şeyler
üretilebileceğini görün ve ücretsiz bir şeyler üretin, aldığınız doyum yeni
şeyler yapmanızı sağlayacaktır.
Asla zarar vermeyin, bir yeri hack ederseniz
siteden hiçbir şey silmeyin, yapacağınız en fazla zarar index.html’yi index1.html
olarak değiştirip kendi sayfanızı upload etmek olsun.
Bu işlerle uğraşırken kanuni çizgilerin
dışına çıkıp da başınızı belaya sokmayın (asla kredi kartlarıyla
uğraşmayın) Tüm okurlarımı seviyorum hiçbirinizin kafeslerin karşı tarafında
olmasını istemem.
Sağa sola backdoor gönderip, ya da
sitesinde dağıttığı programların içine backdoor gömüp ben hacker’ım diye
ortaya çıkan LAMER’lardan olmayın. Eğer ki yeni başlamışsanız kendinizi
“newbie” olarak kabul edin ve asla “şunu şöyle asarım bunu böyle kırarım”
gibi laflar etmeyin. Unutmayın ki “newbie” aynı zamanda derslerine çok iyi
çalışan bir öğrencidir, kendini tembelliğe vurursa lamer olmaktan kurtulamaz.
Son olarak PCNET dergisindeki tabiriyle
“bilgisayar ağlarına sızıp sisteme zarar veren kişi” olarak adlandırılmayın,
bu işi hakkıyla yapan insanların var olduğunu ve bunu birilerine zarar vermek için
değil, internette güvenliğin daha iyi anlaşılması için yapılmış olduğunu
gösterin..
Kendinizi ayın programı bölümündeki
Hacker Test isimli testle deneyin, hangi aşamada olduğunuz öğrenin.
Gelecek ay görüşmek dileğiyle.
Projman : projman@trscene.org
“Knowledge is Power”
|
 |
 |
|
PHREAKING E GIRIS
ONEMLI BIR
NOKTAYI ONCEDEN BELIRTMEK ISTERIM.PHREAKING KONUSU COK GENIS BIR KONU. BU KONU ILE ILGILI
YARDIMLARINIZA IHTIYACIM VAR.GEREK YANLISLARIMI GEREKSE SIZIN SOYLEMEK ISTEDILKERINIZI LTF
BANA ILETIN berksz@yahoo.com
PHREAKING ILE
ILGILI KISA BIR YAZI DIZISI YAZMAK ISTIYORUM.SU AN OKUDUGUNUZ PHREAKING 1 SIZI PHREAKING
IN NE OLDUGUNU NELER KULLANILDIGINI KISACASI TEMELINI ANLATACAK.
PHREAK: TELEFON VE YA TELEFON SIRKETLERINE
KARSI YAPILAN (GENELLIKLE UCRET ODEMEMEK ICIN YAPILAN) ILLEGAL HAREKETLERDIR.İYİ BİR
PHREAKER TELEFON SISTEMLERINI COK İYİ BILIR.
BOXİNG: KULLANIMA GORE OZEL
AYARLANMIS,PHREAKERLARIN ISINI GOREN,CESITLI ELETRONIK ATISLARI CIKARAN VE YA IPTAL EDEN
KUTULARDIR.
EES: PHREAKERLARIN EN BUYUK DUSMANI
,PHREAKING I OLDUREN SISTEM.NEREYİ ARADIGINIZ,NEKADAR KONUSTUGUNUZ GIBI BILGILERIN
YANINDA TELEFON HATTINI NASIL KULLANDIGINIZ GIBI HER SEYI GOREBILDIKLERI SISTEMIN BASIDIR
YANI CALLERID,ANI (acıklama allta)GIBI OLAYLAR BU SISTEME BAGLIDIR. ESKİDEN CALISAN
BOXLAR ARTIK BU SISTEMDEN DOLAYI CALISMIYORESS YANI ELECTRONİC SWİTCHİNG SYSTEM
SWİTCHİNG ANA SİSTEMİNE BAGLIDIR.BU SİSTEM SxS,XB,ESS GİBİ ALT SİSTEMLER İCERİR.
ANİ: ESS SİSTEMLERINDE GECERLIDIR ARAYAN
NUMARANIN LOGLARINI TUTAR VE KAYIT EDER
BOXİNG
EN COK KULLANILAN BOX CESITLERI
BLUE BOX: HERALDE İLGİSİ OLAN OLMAYAN HERKES DUYMUSTUR.BLUE EN COK KULLANILAN VE EN
MESSUR BOX DIR. KULLANIMA GORE UZERINDE 12 İLE 15 ARASI TONE TUSLARI VARDIR.TELEFON
HATTINA DIREKT BAGLANIR YA DA KENDİ SPEAKER INI TELEFONUN SPEAKER I NA BAGLAMA ILE
OLUR.BLUE BOX IN KENDI ARASINDA CESITLERI VARDIR.2600MHZ TONE CIKARAN ROTARY TIPI CEVIRME
YAPABILEN BOX LARA ''DIAL PULSER'' DENIR.BLUE BOX TONLARI MAGNETIC TYPE RECORDER LARA
KAYDEDILEBILIRSE BLUE BOX OLARAK KULLANILABILIR.BLUE BOX I COK IYI KULLANANLAR HATLARI
KILITLEYEBILIR,OPERATORLERI HATTAN ATABILIR....
BLACKBOX: BU DA EPEY DUYULMUS BIR BOX
CESITIDIR.UZERINDE GENELLIKLE 2 TUS YA DA SWITCH BULUNUR.TELEFON HATINNA BAGALANIR.BLACK
BOX IN OZELLIGI KARSIDAN ARIYANA PARA YAZMAMASIDIR.SIZI BIRI ARIYINCA BLACK BOX DEVREYE
GIRIYOR VE BAGLANTIYI KESILMIS YA DA CEVAP YOK GIBI GOSTERIYOR.BOYLECE PARA YAZILMAMIS
OLUYOR.
REDBOX: RED BOX EN CICI BOXLARIMIZDAN
BIRIDIR,HALA KULLANILABILIR.BU BIZIM JETONLU TELEFONLARDA ONLARIN PARALI (CEYREK
ATIKKLARI) TELEFONLARDA GECERLIDIR.BU TELEFONLAR PARANIN DUSUS SESINI ALINCA KONUSMA
SAGLANIR MAALESEF TURKIYEDEKI TELEFONLARIN ICINDE (JETONLULARDAN BAHSEDIYORUM) INCE BIR
TEL VAR JETON BUNA DEYINCE KONTUR ATIYOR.UZULMEYIN ISTE ASSAGIDA *TURK RED BOX I .....
*NOT BUNU UYGULAMAK KESINLIKLE SUCTUR BUNUN
BOXING ILE ILGILI HICBIR ALAKASI YOKTUR BIRAZ GEYIK OLSUN DIYE YAZDIM AMA PHREAKING E
GIREBILIR . BUNU UYGULAYAN (ALMANYADA YASIYAN TURK) ALMANYADA YAKALANMISTI
EVET BU SEHIR ICI DEGILDE UZAKTAKI ( YURT
DISI FILAN) KONUSMALARDA ISINIZE YARAR .BU YURT ICINDE ISE YARAMAZ DEMEK DIILDIR AMA KUCUK
JETON ICIN UGRASILMAZ BILE .. SIMDI OLAYIN MANTIGI JETONU KENDIMIZ EN UCUZ YONDEN
YAPICAGIZ. BU DA SU ILE OLUCAK .YAPACAGIMIZ BUYUK JETONUN KALIBINI CIKARTMAK KALIP ICIN
CAM MACUNU BENCE EN UYGUNU.:)) KALIPLARIN ICINE SU KOYUP DONDURACAGIZ.VE TELEFONA
ATICAGIZ. DIKKAT EDILMESI GEREKENLER BUZLARI SUREKLI AYNI TELEFONA ATMAYIN CUNKU BIZIM
ADAM OLE YAKALANMISTI .BUZA GEREKIRSE HAFIF SEKIL VERIN ONEMLI OLAN INCELIK DEGIL SEKIL
[** NOT BUNU JETONLU TELEFON SISTEMINI ANLAMANIZ ICIN VERDIM . HEPINIZ ANLADINIZ:)) ]
GELECEK YAZIMDA BOXLARIN HEPSINI GENEL OLARAK
TANITACAGIM.
PBX:(PRIVATE BRANCH EXCHANGE) BU SİSTEMI
ASLINDA HEPIMIZ BILIYORUZ .PBX SIRKETLERDE BULUNAN 9 A VE YA BASKA BIR SEYE BASIP HAT
ALDIGIMIZ SONRADA NUMARAYI CEVIRDIGIMIZ SISTEMLERDIR.DIGER BIR TIP PBX ISE TELEFONU
KALDIRDIGINIZDA BOS HAT ARAR BULURSA SIZE DUDUK SESI VERIR. GELECEK YAZIMDA PBX I DAHA
GENIS SEKILDE ACIKLAYACAGIM
SCANNING: SCANNERLAR VERDIGINIZ NUMARALARI
BELIRLI ARALIKLARDA ARAMAYISAGLAR.BU WAR DAILER ADLI PROGRAMLAR ILE YAPILIR .SCANNING
KESINLIKLE YASAL OLMAYAN BIR SEYDIR.AMA ILLA YAPICAM DIYORSANIZ WARDAILER DA RASGETE SCAN
YAPIN. CUNKU CALLER ID DEN DOLAYI YAKALNMA ORANINIZ YUKSEK.SIZ FARKINDA OLAMADAN SIZIN
HATTINIZDA SUREKLI SCAN YAPILIYOR EGER YAPILAN SCANDE FARKLI SINYALLER GELIRSE BASINIZ
DERDE GIREBILIR . CALLER ID OLAYINIDA GELECEK YAZIYA BIRAKIYORUM.
ALTTA GERCEK BIR REDBOX GORUYORSUNUZ

HellRazoR berksz@yahoo.com
"all
eyes on me"
|
|
|
|
Analog Digital Elektronik Selamlar,
Halen İnşaat Müh. okuyan ve kendini geliştirmeye çalışan amatör
elektronikçiyim. Bu işi orta 2'de iken eski bilim ve teknik dergilerinin elektronik
köşelerini karıştırırken başladım.Önceleri devreleri kurup
çalıştırıyordum.Ancak bu işi tamamen öğrenebilmek amacı ile kendime kitaplar
aldım.Kendiside amatör radyocu olan fizik öğretmenim(TA4T) sayesinde bu işin
temellerini devrelerin nasıl çalıştıklarını okuyarak öğrendim.Şu an aşağıdaki
konular üzerine isteyen meraklılara elimden geldiğince yardım etmek istiyorum.
Yazmak istediğim yazıları okuyan bir
kişiye öncelikle şu aralar çok popüler olan konulardan bahsetmek isterim :
-Amplifier ve mixer'lar(bilgisayarda amfili höperlör olarak kullanım bulabilir)
-Kısa,orta,uzun dalga radyo frekans tekniği ile FM radyo frekans tekniği üzerine
yazılar(Bilgisayarda uzak mesafe iletişim)
-Bilgisayar veya diğer elektronik cihazlara güç kaynakları(her çeşit voltaj
regülatörleri)
-Bilgisayar kumandalı veya bağımsız robotlar(örn. çizgiyi izleyen,ışığı
izleyen,ışıktan kaçan böcekler,çoklu komut seti olan) ve bunların assembly/c++ da
programlanması
-Her çeşit alarmlar(ir-led ledler ile kurulan,kapasitif etkiye göre çalışan,
kontakların birbirinden açılması ile çalışan)
-Infra Red lerle cihazların kumandası ve iletişim.
-Her türlü sayıcı devre(binary,octal,decimal,hexadecimal sayanlar,johnson counter'la
oluşturulan sayaçlar)
-Encoder/Decoder lar (Frekans bölme/toplamaya göre olanlar,noise mix'leme tekniğine
göre çalışanlar)
Ayrıca sizin ilginç bulduğunuz veya merak
ettiğniz konularda bana görüşlerinizi maillerseniz bu köşede bunları
araştırabiliriz.
Bu işin Türkiye'mizde daha çok yeni
olduğunu düşünüyorum.Bu yüzden konulara en başından başlamak istiyorum.
İlgili arkadaşlara tavsiyem bu işe başlarken
kendilerine şu malzemeleri edinmeleridir :
- 30 W'lık havya ve masası
- Devre lehimi (%70 Pb)
- AVOmetre ( Digital tavsiye ederim)
- 12 V 'luk bir adaptör (60-70 Wattlık yeterli ama ilerisi için en az 120W)
- Delikli pertinanks (Piyasada delikli bakır olarak satılır)
Bu malzemeleri herhangi bir elektronik malzeme satan dükkandan
alabilirsiniz.(Küçük şehirler için problem olabilir, üzgünüm :-( )
Diğer malzemeleri konular ilerledikçe temin
edebilirsiniz.
Elektronik ile uğraşan veya uğraşmak
isteyip bu konuya nasıl giriş yapacağını bilemeyen kimselere bu köşenin yardımcı
olacağını umuyorum.Aslında bende nereden anlatmaya başlayacağımı bilemiyorum :)
Neyse biz gene temelden başlayıp adım adım ilerleyelim.
İlk olarak bir atomu ele alalım.(tamam
fazla uzatmayacağım) Bu atomun bir elektronu olsun.Bu elektron atomdan bir şekilde
ayrıldığında atom +1 yüklü olur.
Yani atomda bir adet Oyuk(delik) oluşur.Bu
elektron ayrıldığı deliğe protonlar sayesinde geri oturmaya çalışır.Burada bir
dengesizlik oluşturduğumuzdan elektron ile oyuk arasında bir Potansiyel Fark (gerilim)
oluşur.Devreyi çalıştırabilmek için devrenin eksi ucuna elektron diğer ucuna oyuk
enjekte etmemiz gerekir.(Terimler için canınızı sıkmayın kullandıkça ne anlama
geldiğini anlayacaksınız)
Yük : Elektronların ve oyukların oluşturduğu
birimlerdir.
D.C Gerilim : Gerilimin kutuplarının yerleri zaman içinde sabit kalan gerilim
türüdür.
A.C Gerilim : Gerilimin kutuplarının zaman içinde belli bir frekansta değiştiği
gerilim türüdür.
Seri Bağlama : En az iki elemanın farklı cins uçlarının ardarda bağlanması ile
oluşturulur.
Paralel Bağlama : En az iki elemanın aynı cins uçlarının birbirine bağlanması ile
oluşturulur.
Ufaktan Başlayalım
Bir devrenin temel elemanı Direnç'tir.Hemen hemen bütün devrelerde
direkt veya dolaylı olarak bulunur.(Entegrelerde) Yapısı genelde karbondan oluşmuş
bir tür iletkendir.Bu elemanın birçok görevi vardır.Örneğin ısı üreteci,gerilim
bölücü,akım sınırlayıcı vs.Bunların ne anlama geldiğini açıklamaya
çalışayım.Evlerimizde kullandığımız elektrikli sobanın ısıtan cam
çubuğu(içinde tel var tabi) bir dirençtir.Dirence gerilim uygulandığında direnç
içinden geçen elektronlara karşı koyarak ısı oluşturur.Bu özelliği ile pek
ilgilenmeyeceğiz.
Bir devrede iki direnç seri bağlanıp
uçlarına gerilim uygulandığında bu gerilim dirençlerin değerine bağlı olarak
paylaşılır.Bu özellik ileride işimize yarayacaktır.Akım sınırlayıcıyı daha
sonraki bölümlerde açıklayacağım.
Şimdi gelelim en önemli kısıma...Bir
direncin uçlarına gerilim uygulandığında içinden elektron geçer.Bu direcin
üzerinden bir saniyede 6,2x10^18 adet elektron geçerse bu direncin üzerinden 1 amper
Akım geçtiği söylenir.Bu değerin direnç ve uygulanan gerilim arasında bir ilişki
vardır.
I = V / R
I : Burada elde edilen akım değeri (Birimi Amper'dir)
V: Uygulanan gerilim (birimi Volt'dur)
R: Kullanılan direnç ( birimi Ohm'dur)
İkinci inceleyeceğimiz eleman
Kondansatör'dür.Kondansatör kabaca iki iletken levha arasına bir yalıtkan konulması
ile elde edilmiş pasif devre elemanıdır.Bu eleman ise zamanlama,frekans tekniği,süzme
gibi henüz yabancı olduğumuz konularda kullanılır.Basit olarak levhalarında yük
toplar.
Bir sonraki eleman ise Bobin'dir.Bu elemanı
ise şöyle tanımlayabiliriz.Elimize bir bakır tel alıp boya ile
boyayalım.(Görüldüğü gibi telin dışı yalıtkan oldu) Bu teli bir yuvarlak
silindire(genelde çapı 0,1 ile 10 cm) saralım.Sarılı teli kullanacağımız zaman
karkası içeride bırakırsak bu içerideki karkasa çekirdek adı verilir.Teli
sardığımız çekirdek eğer demir ise demir çekirdekli, karkası teli sardıktan sonra
çıkarırsak hava çekirdekli bobin adını alır.Bu eleman Alternatif gerilimde
kondansatörün tamamlayıcısı gibi düşünülebilir.
Dördüncü inceleyeceğimiz eleman Hoperlör
olacaktır.Bu eleman ile genelde ses devrelerinden elde ettiğiniz sonuçları
alırsınız.Bu elemanın çalışma biçimi havada boyuna dalgalar oluşturması ile
açıklanabilir.(Lütfen boyuna dalgalar için araştırma yapınız.Burada anlatırsam
konu çok dağılacak) Bu elemanın üzerinde bir diyafram,bir soloid,bir bobin
bulunur.Uygulanan gerilime göre diyaframa bağlı soloid ileri-geri giderek diyaframı
titreştirir.Sonuç olarak hava titreşip ses üretilir.
Bu haftalık son olarak inceleyeceğimiz
eleman ise Toprak(Şase) olacaktır.Aslında pek te devre elemanı demek doğru olmaz.(Ama
biz gene eleman diyelim) Üretilen elektron veya oyuk için karşılığını devreye
verir.Şöyleki ; Elektron için oyuk, Oyuk için elektron verir.Çok kullanışlı ve
önemlidir.
Bu yazıda sizlerle temel devre
elemanlarını ve temel elektrik terimlerini ve işleyişlerini inceledik.Bir sonraki
yazımda sizlerle yarıiletkenlere giriş yapacağız.
Aşağıda sizler için küçük bir
araştırma yaptım ve en çok kullanılan devre şekillerini derleyip beğeninize
sundum.Yan kısımlarında elemanların isimlerini de yazdım.Bu isimlere bakarak ne işe
yaradıklarını tahmin etmeye çalışın.Gelecek sayıda buluşmak dileği ile...

Analyzer
analyzer@trscene.org
|
 |
 |
|
TCP/IP Bölüm -3- TCP/IP network'de kullanılan
yazılıma dayalı bir iletişim protokolüdür. Adından da anlaşılacağı üzere
Transmission Control Protocol ve Internet Protocol'ün birleşimidir. Ancak sadece
iki protokolün birleşimi ile sınırlandırmak doğru olmaz. Bunun yanında uzaktan
erişim ,uzaktan dosya transferi ve elektronik posta gibi daha geniş bir yazılım
kümesi sunar. Bir makinadan bir diğerine bilgi aktarımını gerçekleştirir. Bir
iletişim protokolünün yapması gereken iletimdeki hata kontrolü , veri
dağıtımındaki yönlendirme ve iletimin kontrolü gibi işleri halleder.
Geçen ay 7 katmanlı OSI referans
modeli konusuna değinmiştik. TCP/IP'de katmanlar ile ifade edilir. Ancak bu OSI referans
modelinin katmanları ile bire bir aynı değildir.

Yukarıdaki şekil
TCP/IP'nin temel elemanlarını göstermektedir. Görüldüğü üzere TCP/IP OSI
modelindeki datalink ve pysical katmanlarını içermez bunun yerine Internet
Protokolünü içeren network katmanı ile başlar.
Transport katmanında TCP
ve UDP (User Datagram Protocol) bulunur. Bunun üzerinde diğer yüksek katman
protokolleri bulunmaktadır. Bu yüksek katman protokolleri TCP ye dayanabileceği
gibi (Telnet , FTP gibi ) UDP'ye de dayanabilir (NFS ve RPC) yada DNS'de olduğu
gibi hem TCP hem de UDP'ye dayanabilir.
Bu öğeleri daha
yakından tanıyarak TCP /IP ile neler yapabileceğimizi daha iyi
anlayabiliriz. Aşağıda TCP/IP'nin sağladığı bazı önemli kullanıcı uygulamaları
verilmiştir.
Telnet
Telnet programı uzaktan
login olanağı sağlar. Bu kullanıcıya bir makinadan başka bir makinaya login olma ve
o makinanın önündeymiş gibi çalışabilme olanağı verir.Bağlantı yerel bir ağ
üzerinde olabileceği gibi dünyanın herhangi bir yerindeki bilgisayar ile de
yapılabilir. Tabiki gerek şart kullanıcının uzaktaki makinaya login olma izninin
olmasıdır.
FTP
Dosya transfer protokolü olan
FTP bir sistemdeki dosyaları başka bir sisteme koplayamaya olanak tanır. Kullanıcı
üzerinde bulunduğu makinaya tam anlamıyla bir kullanıcı olarak login olmamıştır.
Bunun yerine erişim için bir FTP programı kullanılır. Burada da dosya erişimi için
kullanıcının izinli olması gerekmektedir.
Uzaktaki makina ile
bağlantı kurulduktan sonra FTP sizin burada bulunan dosyalardan bir yada birkaç kopya
almanızı sağlar. Bu sırada orjinal dosyalar etkilenmez.
SMTP
Simple Mail Transfer Protocol
olarak isimlendirilen bu protokol elektronik postaların transferi için kullanılır.
SMTP kullanıcıdan soyutlanmış bir şekilde karşı makina ile gerekli bağlantıyı
kurar ve mailleri transfer eder. Kullanıcılar SMTP'nin çalışıp çalışmadiğı ile
ilgilenmezler. Bu konu ile sistem yöneticisi ilgilenir.
Kerberos
Kerberos bir güvenlik
protokolüdür ve password ve encryption düzenlerini doğrulamak için authentication
server olarak isimlendirilen bir uygulama kullanır.
Domain Name System
DNS bir makinaya verilen ismi
özel network adresine dönüştürür. Örneğin , makina ismini kontrol eden ve bunu
makinanın adresine dönüştüren bir metod olmadan ağda bulunan darkstar isimli bir
makinaya ulaşılamaz.
SNMP
Simple Network Management
Protocol , sistem yöneticisi için network'deki durum mesajları ve hata raporlarını
sunar. İletim için UDP'yi kullanır.
Network File System
NFS Sun Microsystems
tarafından geliştirilen ve makinaların birbirlerinin dizinlerine erişmelerine olanak
tanıyan bir protokoller kümesidir.
risc lkaptan@yahoo.com
|
|
|
|
WEBMASTER'LARA İPUÇLARI 3 [ Etkileşimli
Linkler ]
Sıradan linkler yerine üzerine
gelindiğinde bir tepki veren linler her zaman daha iyidir. Yada herkesin linklerinin
altında çizgi varken sizinkinde çizgi olmaması yada çizginin oradan gelmesi daha
iyidir değil mi? Pek az kişide rastladığım üstüne gelince arkaplanı değişen
linkler de benim çok hoşuma gitmeye başladı: Yeni sitelerimde bunu kullanacağım
artık: Siz de öğrenin diye yazıyorum:
JSCRIPT İLE ETKİLEŞİMLİ LİNKLER :
Sayfanızda fare ile üstüne gelindiğinde renk değiştiren linkler için notepad'le
açtığınız sayfanızın </head> komutunun altında bir yerine aşağıdaki
kodu ekleyin.
<script language="JScript">
//Modified by Erdemgenc.8m.com
{
document.body.onmouseover=makeCool;
document.body.onmouseout=makeNormal;
}
function makeCool() {
src = event.toElement;
if (src.tagName == "A") {
src.oldcol = src.style.color;
;Aşağıdaki "FF0000" yerine kendi istediğiniz rengin HTML kodunu giriniz.
src.style.color = "FF0000";
}
}
function makeNormal() {
src=event.fromElement;
if (src.tagName == "A") {
src.style.color = src.oldcol;
}
}
function makeCool2(a) {
;Aşağıdaki "#003399" yerine kendi istediğiniz rengin HTML kodunu giriniz.
if (a.style.color == "#003399") {
a.style.fontWeight =
"bold";
}
}
function makeNormal2(a) {
;Aşağıdaki "#003399" yerine kendi istediğiniz rengin HTML kodunu giriniz.
if (a.style.color == "#003399") {
a.style.fontWeight =
"normal";
}
}
</script>
Not : ";" ile başlayan bölümleri silerseniz
kod çalışmaya devam edecektir.
STYLE İLE ETKİLEŞİMLİ LİNKLER :
Daha basit olarak yuıkarıdaki ile aynı işlevi gören bu komutu notepad'le
açtığınız HTML dosyanızın <head> ile </head> komutları arasına
yapıştırın :
<style>
<!-- A:link {text-decoration: none; color: #FFFF80}
A:visited {text-decoration: none; color: #FFFF80}
A:active {text-decoration: underline; color: #FFFF80}
A:hover {text-decoration: underline; color: #FFFF80}
-->
</style>
Burada "color:"dan sonra gelen komutlar renkleri
temsil eder. Buraya renk isimleri olarak blue, green, red, white, black, brown, gray gibi
renkler de girebilirsiniz.
STYLE İLE ARKAPLANI ETKİLEŞİMLİ LİNKLER :
Aşağıdaki komutları <head> ile </head>
komutları arasında bir yere notepad'den yapıştırırsanız arkaplanı değişen
linkler elde edersiniz.
<style type="text/css">
A {
;Aşağıdkai "color" komutundan sonra linklerin genel rengini belirtiyoruz.
color:red;
;Aşağıda ise yazının yazıtipini belirtiyoruz.
font-family:Verdana;
;Aşağıda yazının bold (kalın), normal yada italik (eğik) olup olmayacağını
belirtiyoruz.
font-weight:bold;
;Aşağıda yazının büyüklüğünü (kaç punto olduğunu) belirtiyoruz.
font-size:10pt;
;Burada ise linkin çizgisiz (none), alttan çizgili (underline) yada üstten çizgili
(overline) olup olmadığını belirliyoruz.
text-decoration:none;
}
;"hover" demek farenin link üzerine gelmesi demektir. Aşağıda linkin
üzerine geldiğinde arkaplanın ne renk olacağını belirleyebiliyoruz.
A:hover {background-color:blue}
;Burada da hover durumunda linkin ne renk olacağını belirliyoruz.
A:hover {color:yellow}
</style>
Yazı size karışık gelmiş olabilir. ";" ile başlayan yerleri silerseniz de
kod çalışacaktır. Bunlar açıklama yapılması için konulmuştur. Açıklamasız
halini aşağıya koyuyorum :
<style type="text/css">
A {
color:red;
font-family:Verdana;
font-weight:bold;
font-size:10pt;
text-decoration:none;
}
A:hover {background-color:blue}
A:hover {color:yellow}
</style>
Bu aylık bu kadar. Gelecek ay "hangi HTML kodu hangi renge denk geliyor"
konusunu işleyeceğiz. Bir de sürpriz..
Hazırlayan : Blackexplotion
blackexplotion@trscene.org
|
 |
 |
|
IndexFILE:
Hepinize merhaba;
Tekrar yeni bir sayı ile karşınızdayım.
Geçen ay kısaca; iyi bir surfer olmanın öneminden, WYSIWYG ve kullanabileceğiniz
tasarım programlarından bahsederek iyi bir giriş yapmıştık. Aynı zamanda browser
optimizasyonuna değinmiş ve bir söz vermiştik. Sözümüz ise bu ay ayrıntılı bir
şekilde optimizasyona gireceğimizdi. Fakat daha tasarım aşamasına gelmediğimiz
için bu konuya sonra değinmeyi düşünüyorum. Böylece emeklemeyi
öğrenmeden yürümeye başlayıp bir yerlerimiz kırmamış olacağız. Gazetenin
indeksinde gördüğünüz gibi bu ay epey bir konudan bahsediyoruz. Özellikle yeni
olduğu için Flash 4'den bahsetmeyi ve size güzel br surpriz hazırlmayı uygun
gördüm. Ayrıca emeklemeyi öğrenmek için anlatmam gereken konuların bir kısmınıda
bu ay başlıyoruz. Daha sonra süratle, yürümeye değil koşmaya başlayacağız
kısmetse. Bu yüzden kendinizi konulara iyi adapte edin ki bir yerlerimizi
kırmayalım..:)) Aşağıda gördüğünüz gibi Flash 4 programının ardından flashmı
desem bombamı desem bir haberi sizlerle paylaşmak istedim. Bu haber sizlere
SUPERONLINE'nın gerçek yüzünü göstercek. Tabii burdaki hedefimiz firmayı
kötülemek değil. Ama gizli kalan şeyler artık bilinmeli diye düşünüyorum. Sakın
bu bölümü kaçırmayın...
Artık bu ay gerçekten bir şeyler yazmaya başladım. Fakat bilgi kopukluğunun önüne
geçmek için yeni bir uygulamaya başlıyoruz. Her ay diğer ayların yazı
başlıklarını ayın yazılarıyla birlikte burada yani "IndexFILE"
bolümünde bulacaksınız. Hatta yazılar çoğaldıkça içeriği hakkında kısa
açıklamaları da koyabilirim. Tabi aşağıdaki sytle'de değişebilir. Şimidilik
böyle kalsın, ileride daha güzel bir şeyler düşünürüz. Zaten şu an aklıma gelen
en güzel şey bu oldu. Tasarıma başlamamız yakın olduğundan burada olabilecek bir
çok değişikliğe de hazır olun. Ne yapalım bir süre bu tür surprizler olacak. Son
olarak linkler bölümüne bir bakın derim. Bu ay BoGaC güzel [Linkler] vermiş ve yeni style gerçekten çok hoş
olmuş.
Başarılar;
BOSNA
Turkish Scene columnist
UIN:10440626
Sevgi dolu bir kalp hayattaki en buyuk bilgeliktir.
|
|
|
 |
 |
|
Site içeriğini belirleme :
Bence hepiniz yeni bir tasarıma başlamadan site içeriğini kafanızda canlandırmış
olmalısınız. Peki kafanızdaki bu bilgiyi en uygun şekilde web sayfalarına nasıl
yerleştirceksiniz. Önce bir web sayfasının tanımını yapalım. Biz web sayfalarını
ikiye ayıracağız. Bunları aşağıda ilgili başlıklara altında açıklıyorum;
1- Statik web sayfası : Bu içerik
bakımında en basit olan fakat güncellemenin bazı zaman zor olabileceği sayfalardır.
Statik hepinizin bildiği gibi durgun, durağan anlamına gelir. Yani bir siteyi
oluştururken herhangi bir database'e bağlamadan direkt bilgilerin HTML dosyaları
halinde sunulduğu şeklidir. Bu durumda sayfa, durağan bir içeriğe sahip olmuş
oluyor. Tanım başında güncellemenin bazı zaman zor olabildiğini söylemiştik.
Karmaşık bilgiler içeren sayfalarda gerçekten bu böyledir. Sanırım diğer tanımda
bunun farkını anlamanız daha kolay olacak. Bu yüzden hemen diğer tanıma geçelim.
2- Dinamik web sayfası : Tahmin
edeceğiniz gibi bir önceki tanımın zıttı gibi bir anlam taşıyor. Şimdi bir site
hayal edelim. İçeriğinde büyük bir yazılım firmasının fiyat listeleri var. Her
ürünün bir özelliği ve bug raporları var. Bilirisiniz yazılımlarda çoğu zaman
buglar (hatalar) çıkar. Bunlar tespit edildiğinde, düzeltildiğini rapor etmeniz
gerekir. Bu demek oluyor ki bir yazılımın bir yandan fiyatları değişiyor, bir yandan
da program hakkında bilgilerin yenilenmesi gerekiyor. Bu durumda sitede bir çok ürün
olduğunu düşünürsek ve fiyatlarda matematiksel hesaplar (kdv, vade, iskonto v.b.)
yapılarak bir çok fiyat çıkarsa bunları güncellemek çok zor olur. İşte
güncellemede hız kazanmak amacıyla site içerisindeki bazı bilgiler databaseler
içerisinde yer alır. Gerektiğinde bu bilgiler databaseden çağrılarak üzerinde
matematiksel işlem yapılır ve web sayfasına yerleştirilir. Bu tür sayfalar dinamik
olan sayfalara en iyi örnektir. Eğer kafanız karıştıysa 10 adet fiyat listesini bir
anda değiştirmeniz gerektiğini düşünün. Bunları düşünürkende yukarıda
parantez içinde bahsettiğimiz matematiksel hesapları yapın ve güncelleyin. Bunu
yaparken ne yazık ki her satırı tek tek geçmeniz gerekecek. Sonuçta bir anda
yapmanız gereken bir iş belki günlerinizi alacak. Oysa dinamik sayfa kullanılsaydı
sadece database üzerinde çok zor olmayan değişiklikler yapılarak upload (servera
yükleme) edilecekti. Sonra bir bakmışsınız bütün hesaplar yerli yerinde ve
güncellenmiş. Bütün bunları yapan arka plan çalışan programcıklarıdır. Bu tür
sayfalar aynı zaman güvenli olmak zorunda. Bu durum bilgiyi databaseden okuma ile
birlikte yazma erişimi ortaya çıktığında gerekiyor. Bu yüzden izinsiz database
erişimi olmayacağı güvenli ortamlar kullanılmalıdır.
Buraya kadar anlattıklarımızı az çok anlamışsınızdır. Şimdi kafanızda
şekillendirdiğiniz sayfalar sizce hangi tanıma daha uygun? Eğer ikinci tanımsa önce
bu sistemi uygulamayı öğrenmeniz gerekecek. Bu uygulamalardan ileriki sayılarda
fazlasıyla bahsedeceğiz. Unutmayın ki henüz beginner (yeni başlayan)
seviyesindesiniz. En azından içinizde bu seviyede olan arkadaşlar vardır. Bilmem
farkındamısınız yukarıda ki tanımları bilmemeniz çok işinize yarayacak. Çünkü
tasarlamak istediğiniz sayfalar hangi tanıma uyduğunu saptadık. Böylece web erver seçimi sırasında size doğru olan seçimi
yapmanız kaçınılmaz olacak.
Diğer yazıya geçmeden önce bir çok arkadaşın ücretli bir serverda yer alması zor
olabilir. Eğer o arkadaşlar içerisinde bulunuyorsanız ileride anlatacağımız şeyler
yapamıyacağınız anlamına gelmiyor. Çünkü bir aksilik çıkmazsa
oluşturacağımız okuyucu alanı ile istediğiniz denemeyi yapabileceksiniz. Böylece
interaktif bir öğretim ile sizlere Turkish Scene farkını göstereceğiz. Ama yinede ne
yapın edin harçlıklarınızda kısın şöyle ayda 10 $'a bir web alanı kiralamayı
unutmayın. Yapabileceğiniz şeyleri bir düşünürseniz ödeyeceğiniz ücret
gerçekten size az gelecek.
Diğer yazıya geçemek için TIKLAyabilir yada MENUye
gidebilirsiniz...
Hazırlayan : BOSNA
bosna@trscene.org |
 |
 |
|
Web server seçimi : Sitenizin içeriğini
tamam olduğunu düşünerek yazıya devam ediyorum. Zira içeriğin nasıl olacağına
karışmam mümkün değil ve sizin zevkinize kalmış bir durum. Fakat tasarıma
geçileceği zaman (8. sayı olabilir) bazı püf noktalarıyla yönlendirme yapabiliriz.
Şimdi yapacağımız tasarımı yayınlayabilmek için bir server ve bu web alanına
ulaşılması için de bir adres olması gerekiyor. Şöyle bir örnek verebiliriz. Bir
firma kuracağınız zaman önce ismini Ticaret Odasına kayıt ettiriyorsunuz. Peki
müşteriler sizi nereden bulacak? Bu durumda bir işyeri kiralamanız gerekmez mi? Bu
örnekte firmanın ismi domain name (alan adı), işyeri ise hosting (bulundurma) oluyor.
Şimdi burada "Nasıl domain name kayıt edilir?" gibi sorulara cevap vermek
istemiyorum. Çünkü en basit hosting firması bile ücretsiz adres kaydı yapıyor.
Üstelik sizin yapabileceğinizden çok hızlı. Genelde bir domain name sahip olabilmek
için yurtdışında 48 - 72 saat zaman geçmesi gerekiyor. Oysa hosting firmaları
Networksolutions verdiği bir öncelik hakkına sahip olduğu için bu süreyi yarıya
indirebilmektedir. Hatta bir firma 2 saat içinde registry yapabileceğini iddia ediyor.
Bu demek oluyor ki herhangi bir hosting firmasına başvurarak arzu ettiğiniz adrese çok
kısa bir sürede sahip olabilirsiniz. Eğer adresi Türkiye'den alacaksanız eskisi gibi
1 - 3 hafta beklemiyorsunuz. Bir kaç gün evvel "com.tr" uzantılı bir domain
name aldım, inanmıyacaksınız 24 saat sonra açıldı...:)) Sanırım
"gen.tr" 'dan akan paralar ODTU'yu daha çabuk işler hale getirdi. Hepimizin
bildiği gibi bu domainleri isteyen herkes alabiliyor. Oysa diğerlerini almak için resmi
belgeler sunmak gerekiyor.
Acaba içinizden merak eden var mı? "Neden tasarıma başlamadan bir adres sahibi
oluyoruz?" Sebebi çok basit, siz tasarım yaparken başkası sizden önce davranıp
sizin arzu ettiğiniz adrese sahip olabilir. Bilhassa kısa ve anlamlı adreslerin
azaldığı bir dönemde çok daha önemli bir nokta. Üstelik adresi önceden açtırmak,
tasarım sırasında yapmak isteyeceğiniz denemeler ile tasarımı siteye en iyi şekilde
adapte ederbilirsiniz.
Sitenizin barındıracak bir çok hosting firması vardır. Bunlardan yurtdışındaki
firmalar fiyat/hız açısından çok cazip seçenekler sunar. Türkiye'de ise maliyeti
pahalı olduğundan fiyatlar çok yüksektir. Eğer yurtiçine hitap ediyorsanız
sitenizin hostluğunu yurtiçinde yaptırmak fiyat açısından olmasada hız açısından
avantajlıdır. Çünkü bazı kullanıcıların yurtdışına çıkış hızları
yurtiçine oranla azdır. Fakat siteniz tüm dünyaya hitap ediyorsa yurtdışındaki iyi
bir firmaya host ettirmeniz gerekir. Zira Kenya'dan bir ziyaretçi kimi zaman Türkiye
'deki serverlara ulaşması zor olabilir.
Şimdi sizlere yurtdışından host ettirirken nelere dikkat etmeniz gerektiğini
anlatmaya çalışacağım. Ama önce serverları bir tanıyalım. Dünya 'da iki çeşit
server vardır. Bunlar Windows NT ile Unix ve türevi (Linux, SunOS) olan serverlardır.
Bu iki serverın birbirlerine göre güvenlik ve kullanım açısından farklılıkları
vardır. Bir serverda yapabildiğinizi diğer serverda yapamayabilirsiniz. Bu durumda
server seçimi yaparaken size lazım özelliklerde olan bir account (hesap) almanız
gerekir. Aşağıda NT server ile Unix server arasında ki farklılıklar bir tablo ile
gösterilmiştir:
Yandaki tablodan
anlaşılacağı gibi, bazı hizmetler her iki serverda destekleniyor. Aslında burada
önemli olan arzu ettiğiniz hizmetlerin seçtiğiniz serverın desteklemiş olmasıdır.
Örneğin site içerisinde ASP (Active Server Pages) uygulamalarını
çalıştıracaksanız seçmeniz gereken server tipi mutlaka NT olmalıdır. Fakat tabloda
belirtilmeyen bir husus vardır. Bazı serverlar diğer serverın destekleği hizmeti
doğrudan olmasada destekleyebilmesidir. Bunlardan ilk aklıma gelen NT serverlara Unix
tabanlı Perl scriptlerinin çalıştırılması. Bunun için perl scriptleri bir
convertör yardımıyla NT'nin anlayacağın binarik dosyalara çevrilir. Bu
uzantısı "pl" olan script sanki derlenmiş bir program kodu gibi
"exe" haline dönüştürmekle gerçeleşir. Aynı şey Unix içinde
geçerlidir. Örneğin Frontpage 98 desteğini NT server vermektedir. Oysa Unix serverda
yapılan bir konfigurasyon sayesinde Frontpage 98 kullanıcı arabrimi ile Unix serverda
kullanılıabilir.
Sanırım buraya kadar bize uygun olan server tipini yandaki tablo ile birlikte
anlayabildik. Peki yurtdışındaki serverları kiralarken nelere dikkat edeceğiz?
Cevabı öyle uzun anlatmaya hiç gerek yok. Çünkü seçeneğiniz çok. Eğer birden
fazla web hosting firmalarını gezer ve aradaki fiyat/özellik farkını
karşıaştırırsanız seçiminiz çok kolay olur. Fakat bilmeniz gereken bazı şeyleri
aşağıda bir kaç madde halinde aşağıda geçiyorum.
Backbone(omurga)'a T3 yada OC-3
bağlantısıyla bağlı olduğundan emin olun.
Aylık bilgi aktarım trafiğinizin
Unlimited (limitsiz) olmasına dikkat edin.
Unlimited e-mail adresi veriyor diye
hiç düşünmeden atlamayın. Zira ihtiyaç duyabileceğiniz en fazla e-mail sayısı
30'dur.
Aylık ücretlerin 50 MB/9,95 - 19,95 $
arası olan serverlar normaldir. Daha düşük olan serverlara pek itimat etmeyin.
Özelliğine göre fiyatlar artabilir.
|
|
UNIX |
NT |
AÇIKLAMA |
| Var |
Var |
POP3 Posta Kutuusu |
| Var |
Var |
Otomaik çevaplayıcı |
| -- |
Var |
FrontPage98 desteği |
| Var |
Var |
Tartışma Listesi |
| Var |
-- |
Raw Log Dosyası |
| Var |
Var |
SSL şifreleme |
| Var |
Var |
Özel cgi-bin klasörü |
| -- |
Var |
ASP desteği |
| -- |
Var |
VBScript desteği |
| Var |
-- |
Unix Kabukları: csh tcsh ksh |
| Var |
Var |
Server Side Includes |
| -- |
Var |
MS Index Server |
| Var |
-- |
Java Development Kit |
| Var |
-- |
Java Servlets |
| Var |
Var |
Real Audio & Real Video G2 |
| -- |
Var |
Microsoft Netshow |
| Var |
Var |
Shockwave |
| Var |
Var |
MIME tipi desteği |
| -- |
Var |
MS Access Database |
| -- |
Var |
MSQL 6.5 Database |
| -- |
Var |
MS FoxPro |
| -- |
Var |
MS Visual InterDev 6.0 |
| Var |
-- |
MySQL Database |
| -- |
Var |
ColdFusion |
| Var |
Var |
Şifre korumalı sayfalar |
Son olarak size inceleyebileceğiniz bir kaç web hosting hizmeti veren firma adresi
vereyim. Bu firmalar benim çalıştığım ve güvenilir olan firmalardır. Aynı zamanda
verdikleri destek bakımından da çok yeterlidirler. Firmaları ücret/hız açısından
küçükten büyüğe göre sıralamaya gayret edeceğim. Fiyat olarak ilk paketleri yer
alacak. Bu arada paketler çok sıklıkla değişebiliyor. Eğer sürekli takip ederseniz
fiyatlarda pek bir değşiklik olmaz. Genelde özelliklerini değiştirerek daha çok
müşteri çekmeyi hedeflerler.
Diğer yazıya geçemek için
TIKLAyabilir yada MENUye
gidebilirsiniz...
Hazırlayan : BOSNA
bosna@trscene.org
|
 |
 |
|
SUPERONLINE gerçeği : "Türkiye'de
internet eşittir SUPERONLINE", palavraa - palavraaa - palavraaaaaa...
Ne yazık ki sözlerime yukarıdaki gibi başlamak istedim. Sizde anlatacaklarımı
okuduktan sonra bana hak vereceksiniz. Fakat tekrar ediyorum bu metin şirketi kötülemek
amacıyla buraya konulmamıştır. Sonuç olarak şirket zamanında iyi hizmet vermiş
fakat hep en büyük olma gayesiyle verdiği hizmeti bozmuştur. Acil bir şekilde,
büyük bir kısmı analog sisteme dayalı olan alt yapısını düzeltmesi gerekmektedir.
(Bu bilgi, şirketin uydu, uplink ve diğer teknik alt yapısını oluşturan Veri
İletişim A.Ş'den kaydedilmiştir.)
[Başlanıç ve yenileme]
Her şey Networksolutions firmasına kayıt edilen bir domain name'in, 08.06.1999
tarihinde Networksolutions firmasına başvurularak server değişikliğinin bildirilmesi
ile başladı. Firma başvuru istemini kabul ederek işlemin en geç 48 saat içerisinde
sonuçlandıracağını bildirdi. Bu domain name benim bir müşterime aitdi. Ve modify
yapılmasının sebebi, server değişikliğinin olması gereğidi. Buna göre Unix
serverdan NT servera geçiş olacaktı. Yenileme gerçekleşti ve gerekli IP'ler update
edildi.
[Problemin belli olması]
Daha sonra müşteriye server değişikliğinin olduğunu ve sitesini kontrol etmesinin
uygun zaman olduğu söylendi. Bundan önce sitenin tasarımı değiştirilmiş ve
tasarım yeni servera atılmıştı. Eski tasarım yine eski serverda duruyordu. Müşteri
sitesini ziyaret ettiği sırada eski tasarım ile karşılaştığını nakletti. Bende
browser cache sisteminden kaynaklan bir problem olabileceğini cache'i boşaltmasının
gerektiğini tarif ederek söyledim.
.
.
.
Olayın bir kısmı atlandı. Çünkü bu kısımda problem tespiti için müşteriyle bir
hayli uğraşıldı..:)) En son müşteriye ms-dos promptundan ping komutunu kullanarak
adrese ping atması söylendi. Ping sonuçu şaşırtıcıydı !!! Nedense eski serverın
IP'si görülüyordu. Bu işlemi ben gerçeleştirdiğim zaman böyle bir problemin
olmadığı gördüm. Ve müşterinin bağlantısından bir problem olabileceğini
düşünerek bende SUPERONLINE account ile bağlandım ve müşterinin yaşadığı
problemi yaşadım. Bu durumda bir süre beklememin doğru olacağını düşündüm.
Çünkü henüz domain name'in yeni IP'sinin aktif olalı bir kaç saat geçmişti.
Yaklaşık 1 gün beklenerek 11.06.1998 tarihinde SUPERONLINE ile irtibat kuruldu.
[6 tester arkadaş, 7. ben]
Bir günlük bekleme sırasında arkadaşlardan oluşan bir ekip toplayarak bir test
yaptık. Ben hariç 6 kişiydik. 2'si SUPERONLINE, 3'ü sırayla GarantiNET,
ForNET ve BirNET dial-up erişim paketlerini kullanıyorlardı. En son ComNET'den
128 Kb/s'lik leased line erişimi olan başka bir arkadaş vardı. Ben ise yine GarantiNET
ile bağlıydım. Defalarca yapılan testler sonuçunda SUPERONLINE ile bağlı olan 2
arkadaş dışında bende ve diğer arkadaşlarda bir problem yoktu. Bunun üzerine
SUPERONLINE ile karşılıklı e-mail gönderek irtibata başlandı.
[E-mail ve sonuç]
Karşılık 4 e-mail ardından problem düzelmiş ve benim 3 günüm heba olmuştu.
Müşterime karşı mahcup olmam da cabası. En son gönderilen e-mailde aynen şunlar
yazıyordu :
> Sayin Bikmaz,
>
> Belirtmis oldugunuz tarihte Superonline uzerinden
gerceklestirmis
> oldugunuz internet baglantisinda sorun yasamanizin nedeni "DNS
" den
> kaynaklanmaktadir.
>
> IP numarasi yeni degistirilen serverlerda yeni IP
numarasinin
> gorunmesi bir muddet (azami 24 saat) zaman almaktadir.Web bolgesini test
> ettiginiz asamada karsilastiginiz sorunun nedeni yeni IP numarasinin
> update olmamasindan kaynaklanmaktadir.
>
> Ilginize Tesekkur Ederiz.
>
> Saygilarimizla
Şimdi soruyorum; Yukarıda bahsettiğimiz test
ekibiyle yapılan denemelerde, neden diğer ISP'ler ile domain name'e erişildiği zaman
bir problem yoktu? Bir soru daha; bu azami 24 saat neden diğer ISP'ler de gerekmiyor?
Sorunun cevabı yazımızın başlangıcı ne yazık ki. Bu sorular 4. e-mailde tekrar
soruldu ve herhangi bir cevap alınmadı. Gerçi şöyle bir mail göndermiştim belki
ondan cevap göndermediler:
> Sayin superonline yetkilileri;
>
> Ilgilendiginiz icin tesekkur ederim. Cevap yine yuzeysel oldu. Yani azami 24
> saat'lik muddet diger ISP'ler de niye gerekmiyor ?
>
> En iyisi sizileri bu konuda daha çok mesgul etmeyim.
>
> Sevgiler, saygilar;
Not: Eğer yukarıdaki olay ile ilgilenen doğru olup olmadığını araştırmak isteyen
varsa hizmet@superonline.com adresine
başvurabililrler. Gerektiğinde bende olan e-mailler orjinal header (başlık)'ları ile
birlikte verilecektir.
Bir daha ki ay görüşmek üzere hepinize başarılar, menü için TIKLAyın...
Hazırlayan : BOSNA
bosna@trscene.org
|
|
|
|
Proj’un Oltası Hepinize selamlar;
(Bu aydan itibaren bu köşede bir ay boyunca gördüklerim, yaşadıklarım ve
okuduklarımdan oltama takılanları bulacaksınız.)
Bu ay BSA çalışmalarını iyice
hızlandırdı, pek çok kurum ani baskınlara maruz kaldı ve lisanssız yazılım
kullananlar cezalandırıldı, önce elinle kullandır, sonra baskınla gözdağı ver ve
para topla prensibiyle şantajcı bir yapıda çalışan Microsoft bardağı taşırdı.
Çalıştığım firmanın bayi içi kullanım paketi alması için her gün telefon eden
ve üzerimizde baskı kurmaya çalışan Microsoft bizim Microsoft ürünleriyle hiç
işimiz olmayacağını ne hikmetse düşünemiyor, kendini alternatifsiz görmeleri
kendilerini iyice haklı düşünmelerine yol açıyor. Microsoft ve uşağı BSA unutma
ki, hiçbir yazılım alternatifsiz değildir, baskıyla bir yerlere gelmeye çalışanlar
ise günün birinde mutlaka tokadı yiyeceklerdir..
Ringin bir tarafında Microsoft diğer
tarafında ise Free Software Foundation var, biri baskıyla insanlara zorla malını
satıyor, diğeri ise ücretsiz yazılım kavramını oturtmaya çalışıyor, GNU
kapsamında bulabileceğiniz pek çok yazılım var, hem kaliteli hem ücretsiz, denernek
mi istiyorsunuz, Linux karşımızda duruyor, hem tüm kaynak kodları dağıtılıyor,
hem de ücretsiz ve paylaşıma açık olarak gönüllüler tarafından geliştiriliyor.
Ya da staroffice, en sonunda Windows için StarOffice’de karşımızda, mükemmel bir
ofis paketi içerisinde bir ofis paketinde olması gereken herşey hatta daha fazlası
var, bir tarafta 450$ lık ücretli yazılım diğer tarafta tamamen ücretsiz
kullanabileceğiniz, hiç kimseden korkmadan kullanabileceğiniz bir ofis paketi, seçim
sizin..
Özellikle kamu kurumlarının Microsoft’u
daha zengin edecek kadar ödeneği yok, o zaman çözüm GNU kapsamındaki yazılımlar,
devlet kurumlarının bilgi işlemlerine yapacağımız çağrı ise belli, gelin GNU
yazılımlarını kullanın, hem ücret ödemeyeceksiniz, hem içinizde korku olmayacak,
hem güvensiz işletim sistemleri, program paketleri kullanmayacaksınız, unutmayın ki
zaten kıt olan ödeneklerinizi işe yaramaz programlara vermek yerine donanım almakta ya
da kullanacağınız ücretsiz programların eğitimlerinde kullanabilirsiniz..
(Unutmayın ki Office97 paketi yüklenip internete çıkıldığında şifrenizle ilgili
pek çok bilgi Microsoft’a yollanmakta idi, olay anlaşıldı ve Microsoft binlerce kez
özür diledi, ama iş işten geçmişti, telekulak skandalında içimiz nasıl
ürpermişse, bu olayda da aynı ürpertiyi yaşamıyor musunuz)
Haftalık yayınlanan BTHaber dergisini çok
seviyorum, Türkiye’de BT sektörünün nabzını gerçek anlamda tutabilen, sadece
reklam gelirleriyle ayakta kalan ve her köşe yazarının kaliteli olduğu dergi aynı
zamanda ücretsiz olarak postalanmakta. Gazeteye http://www.bthaber.com.tr
adresinden ulaşabilirsiniz.
ÖSS sınavının yapılması ve okulların
kapanmasıyla birlikte, henüz lise çağındaki pek çok gencin sağdan soldan
topladıkları bir iki adult içerik, bir iki nuke tool, trojanla açtıkları sitelerde
büyük artışlar olacağını tahmin ediyorum. Burdan tüm gençlere bir çağrıda
bulunmak istiyorum, eğer ki bir site açacaksanız, uzmanlık konunuzda site
açtığınızdan emin olun, unutmayın ki, sitenizde kendi maharetlerinizi sergilemeniz
Internette Türkçe içeriğin artması açısından çok faydalı olacaktır. (Hemen bir
olayı aktarayım size, bir gün ICQ dan bir mesaj geldi, ağabey ben bir site aldım, bir
hack sitesi olacak, ama ben HTML tasarımını bilmiyorum, benim için birşeyler yapıp
atar mısın? Maalesef daha HTML tasarımını bilmezken hack sitesi açmaya kalkanlar
olduğu sürece Türkiye Internet’i kısır döngüden kurtulamayacaktır)
2000 yılına girmemize 6 aydan daha az bir
zaman kaldı, şirketi için çözüm üretmeyenler çok geç kaldılar, nihayet resmi
ağızlardan da bir ses geldi, Devlet Planlama Teşkilatı (http://www.dpt.gov.tr/ ) 2000 yılı ulusal eylem
planı başlıklı bir çalışma yayınladı, keşke bizim ülkemizde de 2000 yılı
sorunu hakkında ticari kaygıdan uzak bir iki site açılabilse. (Ya da keşke gençler
adult içeriği bırakıp böyle yararlı bilgiler içeren sitelerden derlemeler yapıp
bize sunabilseler)
Bilgisayar dergilerinin internet sitelerini
sık sık ziyaret ederim, amacı güncel içeriği sunmak olan bilgisayar dergileri ne
hikmetse sitelerinin içeriğini dinamik tutmuyorlar, belki gelir elde edemiyorlar belki
de internette Türkçe güncel içeriği haybiye sayıyorlar, öyle ki, chip ve pcmagazine
dergilerinin içeriği bir ay boyunca hiç değişmemiş, PCNET in sitesine erişim
durdurulmuş (domain ücretini mi ödemediler acaba?) ad.net dergisinde hala Mayıs ayına
yönelik bilgiler bulunuyor. Eğer ki profesyonel manada içerik geliştirici olsam bu
dergi sitelerinin içeriklerini 5 katlayacak bir site oluştururdum. (ZDNet Türkiye’nin
sitesini (http://www.zdnet.com.tr ) bu
kategoriden ayrı tutuyorum, bize sundukları güncel bilgilerden dolayı kendilerine
teşekkür ediyorum.
Bir gün web’te sörf yaparken Amerika ve
Avrupa ülkelerinde elektronik ticarete yönelik yeni kanunların çıkartıldığını
gördüm ve gıpta ettim, bizdeki hukuk sistemi de biraz hızlansa da Internet, Bilişim
ve yazılım haklarına karşı düzenlemeler yapılsa, bir yeri hack ettiğinizde neyle
yargılanacağımızı bilmediğimiz bir ülkede yaşıyoruz. (Hoş Türkiye’de bir
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çıkartıldı ama kokusu da hemen çıktı, meğer bu
kanunlar Microsoft ve BSA’nın işine pek yaıyormuş)
Sertab’ın son klibini eminim hepiniz
görmüşsünüzdür, elinde bir MAC Notebook bilgisayar, sahile geliyor, açıyor
MAC'’n kapağını başlıyor mailler gelmeye, ne hikmetse, bilgisayarın internete
hiçbir bağlantısı olmamasına rağmen mailler tıkır tıkır geliyorlar, hem de
karakter karakter :), bu işin ticaretini yapacaksanız biraz daha dikkatli yapmanızı
tavisye ediyorum. (You’ve got@mail filminde arabirim ne kadar da gerçekçiydi, herşey
sanki geröek yapılmıştı, modem in internete bağlantı sinyalleri dahi ihmal
edilmemişti adamlar yapmış abi:))
ISS’ler fiyat kırıyorlar sürekli,
İşbankası sektöre girdi, Vestel Dexar, Superonline DirecPC, Rumeli Holding Set Top
Box’la sektöre gireceğini açıkladı, kim bilir belki de yakında Türkiye’de
ISS’cikler kalmayacak, birkaç büyük firma tutunabilecek sektörde. Buna paralel
olarak internet’e alternatif erişimler gündeme gelecek, belki de telefon hatları
üzerinden internet’e erişim gibi bir zorunluluğumuz kalmayacak. Gelişmeleri
heyecanla takip ediyor, günün birinde gerçekten hızlı bir şekilde internet’e
bağlanabileceğimizi düşünüyorum.
Son günlerdeki anormal yoğunluğumdan
dolayı şahsi web sitemle pek ilgilenemedim, büyük ihtimalle yeni güncellemeler de pek
söz konusu olmayacak, yaz günlerinde biraz daha rahatlarsam belki yeni bir site açar ve
yeniden sizlere birşeyler sunmaya başlarım. (Şu anda http://www.i.am/projman
adresindeyim)
Gelecek ay aynı köşede görüşebilmek
ümidiyle, kalın sağlıcakla..
(ICQ numaram 2726187, her türlü
soru/sorun/görüş/öneri/isteklerinizi bana belirtmekten çekinmeyin, isterseniz bana projman@trscene.org mail adresinden de
ulaşabilirsiniz)
Projman
“Knowledge is Power)
|
|
|
|
TEKNOLOJİYE "DUR"
DİYEMEYECEĞİMİZE GÖRE BİZ KOŞMALIYIZ!
Teknolojinin 1.000.000 Mhz'lik hızına yetişmek gerçekten zor. O kadar çok gelişme
kaydediliyor ki; insan ne yapacağını bilemiyor. Özellikle de bilgisayar teknolojisinde
durum böyle.
Hele Türkiye
gibi bir ülkede değişime ayak uydurmak çok zor. Paran yoksa yada kısıtlıysa
istediğini asla alamazsın; paran varsa burnundan gelir en son teknolojiye yetişmek.
Öyle ya, dışarıdan sipariş verilecek de, gümrüğü geçecek de bize ulaşacak...
Durumun böyle
olmasına karşılık bizim gibi orta hallileri de düşünenler oluyor elbette. Aslında
onların da amacı sürümden kazanmak ya! Neyse... Sonuç iyi birşeyler yapılıyor ve
birileri de bundan birşeyler kazanmak zorunda.
İlk indirimler
Türkiye'nin en hızlı ve en kaliteli İSS'lerinden SuperOnline (Sol) ve Turk Nokta Net
(TNN) 'ten geldi. Bu iki büyük firma da fiyatlarını 20$'ın altına indirdiler.
Böylece evlerinde bilgisayar olan herkes internete girmek isteyecek, hem de az paraya
yüksek kalite ihtiyaçlarını karşılayacaklar. Halen internete bağlı olanlar da
öyle. Daha iyi standartlara, daha az ödeyerek sahip olacaklar.
VestelNet ise
VeezyGo adını verdikleri paketler ile ayda 30$'a üç yıl taksitle 3 yıllık
sınırsız internet, kredi kartı ve Pentium II Celeron 333 bir pc satıyor. Koşullar
son derece uygun ve cazip. Birçok eve bilgisayar bu sayede girecek. Çünkü hergün
kenara iki kola parasını herkes ayırabilir. Ayrıca bilgisayarla birlikte internete de
sahip olacaklar.
İki
kampanyanın da sonuçlarının ortak kesiştiği bir nokta var. O da "Türkiye'de
internete girenlerin artacağı" gerçeği. Peki bu yararlı mı? Zararlı mı?
Kullanıma ve yönlendirilmeye bağlı olarak bu iki yana da çekilebilir.
Düşünün ki
bir toplum bilinçsizce internete girip saatlerce sohbet başında iğrenç geyik
muhabbetleri döndürüyor, internette sadece pornografik içerik yada maç sonuçları
için dolaşıyor. Bunun kime ne yararı olabilir?
Öte yandan
bilinçli, iyi yönlendirilmiş bir internet kullanıcı kitlesi... Sürekli araştıran,
yeni bilgiler toplayan, arkadaşlarıyla sohbet ortamında "bilgi" paylaşan,
gelişen bir toplum!
Teknolojiye
"Dur" diyemeyeceğimize göre biz koşmalıyız!
Toplumumuzun
birinci örneğe kaymaması için gerekenler yapılmalı. Bizler, TR SCENE olarak bunun
için çalışıyoruz ve sizlerden destek bekliyoruz. Bilgiyi paylaşalım. Çünkü
"Bilgi güçtür"!
BlackExplotioN
blackexplotion@bigben.8m.com
|
|
|
|
Ayın Programı: Bu ayın ilk programı Hacker Test, program sorduğu sorulara
verdiğiniz cevaplara göre sizi bir sınıfa dahil ediyor, siz hangi sınıftasınız?
Bu ayın ikinci programı ise Binner
tarafından sağlanmış ve programa geniş bir açıklama yapılmış arkadaşımıza
teşekkür ediyoruz.
Siz de önereceğiniz, açıklamasını
yapacağınız her türlü programı projman@trscene.org
adresine mailleyebilirsiniz.
Gelecek ay yeni programlarla karşınızdayız.
|
|
|
|
NORTON GHOST 5.1c
Bu yazı dizimde size
fazla bilinmeyen ama çok yararlı bir program olan Norton Ghost 5.1c 'yi
tanıtacağım.Programın yaptığı iş şu : Diskinizin yada partition
(bölümünüzün) o andaki görüntüsünü (image) almak ve daha sonra bunu aynen
kopyalayarak kullanmak.Yani önce bir windows kurun sonra sizin her zaman kulandığınız
programları kurun.(office 98 , cute ftp , icq , teleport ...........) sonra bu diskinizi
yada partition' ızın image 'ini alın..(Aşağıda açıkladım.....image almak
başlığına bakınız.)
Norton Ghost nedir ?
Ne gerekir ?
Ben olsam ....
Diskin görüntüsünü nasıl alırım?
Bölümün (partition) görüntüsü
(image) nasıl alınır ?
Norton Ghost nedir??
Ghost sabit diskinizin o andaki
görüntüsünü (image) alır ve daha sonra bunu isterseniz aynen diskinize yada
partition'a yazar.Böylece saatlerce windows ve diğer programları kurmak için
uğraşmayın.
Ne gerekir??
Program için sadece Dos
gereklidir.Windows altında da kullanılabilir.
Ben olsam ...
Ben olsam önce bu
programı internetten indiririm.Harddiskimi formatlarım ve önce windows ve sonra
kullandığım bütün programları tek tek kurarım.(sadece bir kereliğine buna
katlanın inanın bir daha asla bunu yapmıyacaksınız... :-) ) Ve partition
image'ini alırım.Burada dikkat etmeniz gereken şey o andaki partitionun boyutu.Eğer
sıkıştırmayı kullanrsanız gerçektende oldukça az yer kaplıyor ama biraz
beklersiniz.Sonra bu image'i Bootable bir CD'ye kazıyın.Ve sisteminiz çöktüğünde bu
image'den partitiona (boyut kesinlikle image aldığınız partitiondan az olmamalı fakat
fazla olmasında mahsur yok.) yazın ve işte 15 dakika içinde yeni win98+programlar
hazır..
Diskin görüntüsünü nasıl
alırım?
Resme basarak daha büyüğünü görebilirsiniz.Burdan "Local-->Disk-->To Disk
" seçeneği ile hardiskinizi aynen başka bir harddiske kopyalayabilirsiniz.Bu
seçeneği seçtiğinizde karşınıza aşağıdaki gibi bir menü çıkar. |
 |
Burdan önce kaynak
(source) diski seçin sonra hedef (destination) diski seçin ve arkanıza yaslanın.Aynı
şekilde Diskin görüntüsünüde (image) alabilirsiniz.Dikkat etmeniz gereken tek şey
Hedef (destination) diskiniz asla kaynak (source) diskenden daha küçük
olmamasıdır. |
 |
Bölümün (partition) görüntüsü (image) nasıl
alınır ??
"Disk-->Partition-->To
Image" ile partition image
"Disk-->Partition-->From
Image" ile imageden partition
"Disk-->Partition-->To
Partition" ile partitiondan partitiona |
 |
Partition 'ının image'ini
almak için önce kaynak (source) partition'ını seçin sonrada image'ını nereye
kaydetmek istiyorsanız o partitionu seçin.(yandaki resim).Tabiki aynı partition'a
olamaz. |
 |
Eğer sıkıştırmayı
seçerseniz emin olun bayağı yer kazancı sağlarsınız.. |
 |
Ve işte sonunda image
alınmaya başlandı.. |
 |
Her türlü sorununuz için mail
atabilirsiniz...
BiNNeR@cs.kou.edu.tr
|
Ayın Linkleri :
 |
[ Trojan ]
http://www.subseven.org |
Harika bir trojan serverı göndermeden
düzenleme seçeneği var. Şifreyi, portu kurban bağlandığında hangi adrese e-mail
atacak yada icq ya mesaj gönderecek gibi ayarları düzenlemek mümkün. Ayrıca
server ayarlanırsa yalancıktan hatalar filanda veriyor böylece başka bir programın
içine yerleştirmeye gerekte kalmıyor. Registry editorden, dosya bulmaya kadar bir çok
özelliği var. |
[ Warez ]
http://www.aybala.com |

|
| Warez'in
Türkiyede'ki adresi, bu arada yeni domain name'i hayırlı olsun. Tasarım sade ve
güzel, programlara gelince gavurlara taş çıkaratacak derecede. |
 |
[ Hacking&Cracking ]
http://www.anticode.com |
| Antionline'ın yaptığı bir sayfa exploitlerden
yararlı programlara kadar bir çok şey. Üstelik her türlü işletim sistemine göre
exploitler ve utilitiesler kategorize edilmiş. Beğeneceksinz... |
[ Security ]
http://www.agis.com.tr/library.htm
|

|
| Exploit
arama motoru harika platform, exploit tipi,
risk seviyesi, hedef işletim sistemi ve tarih gibi filitrelerden geçiriliyor. Böylece
aramayı daraltarak hedefe ulaşmak çok daha çabuk mümkün oluyor. |
 |
[ Security ]
http://www.genocide2600.com/~tattooman/
archives.shtml |
| Bir
önceki link gibi exploitler mevcut. Fakat aramayı kolaylaştırmak için bir search
engine yok. |
[ Hacking ]
http://websites.ntl.com/~gavin.holmes
|

|
Exploit
scanerlerı hoş olmuş ayrıca sayfada kaynak kodları, virus, dos ve daha bir çok
konuda bilgi ve program bulabilirsiniz. Tasarım ise berbat,
soldaki buttonları okuma güçlüğü çekiliyor. Ama yinede bir bakmanızda fayda var
tabi. |
 |
[ Software ]
http://www.extropia.com/hacks
|
Aslında
sitede yazılım geliştiren bir firmanın programların yer alıyor. Genelde CGI scripti
olan Perl'i kullanmışlar. Doğal olarak scriptl dilinin açıkları
böyle bir bölüm yapma gereği doğurmuş. Mutalaka ilgilinizi çeken bir şey vardır. |
[ Hacking&Cracking ]
http://www.houghton.demon.co.uk/
satellite/d2mac |

|
| Meraklısı ne olduğunu anlamıştır. Diagramlar,
haberler, dosyalar... Aama bilmeyenlerede yazayım uyduda çıkan şifreli kanalları
kırmak için gerekli bilgiler var. |
 |
[ Kültür&Sanat ]
http://turk.haqq.com.au |
| Atatürk, dergiler, sanat, spor, nagazin, tarih, ticaret, turizm gibi
bölümlerden oluşuyor. Site Avusturalya'da host ettiriliyor. Web hosting firmasının
altında subdomain kullamak tercih edilmiş. |
[ Kültür&Sanat ]
http://www.intlawandpolitics.8m.com
|

|
| Uluslararası hukuk ve politika ile alakalı bir site. Özellikle Ermeni ve
Yunan meselesine ingilizce soru cevap şeklinde verilmiş cevaplar çok işinize
yarayabilir. |
| Diğer Linkler : |
Burada
yayımlanmasını
istediğiniz bir siteniz, beğendiğiniz bir site veya eleştirileriniz için bogac@trscene.org 'a eposta gönderebilirsiniz.
oo00oo
Hazırlayan : BoGaC
bogac@trscene.org |
|
|
|
Şamata: İlk şamatımızı bize Fatih göndermiş benim çok hoşuma gitti koyduk
buraya.
Subject: samata
Date: Fri, 14 May 1999 02:37:21 +0300
From: fatih55 <fatih55@artemis.efes.net.tr>
To: projman@trscene.org
KADINLARIN ERKEKLERI REDDETME CÜMLELERI :
>10.Seni agabeyim gibi severim. (Saz heyetinde ondördüncü keman.)
> 9. Aramizda bu kadar yas farki olmasaydi keske. (Babam yasindasin.)
> 8. Seni düsünemiyorum.(Çirkinsin.)
> 7. Hayatim su anda karmakarisik.(Eve gidecegiz ve eski erkek arkadasim
>gelecek, olay çikacak.)
> 6. Bir baskasini seviyorum. (Evde kedimi oksar, pasta börek yerim.)
> 5. Ayni isyerinde çalistigim biriyle çikamam. (Aslinda sadece ayni günes
>sisteminde olsak da seninle olmam.)
> 4. Sorun senden degil, benden kaynaklaniyor. (Sorun senden kaynaklaniyor.)
> 3. Su siralar kariyerime konsantreyim.(Is yapmak bile seninle birlikte
>olmaktan daha ilginç.)
> 2. Sözlüm var. (Seninle beraber olmaktansa her yalani söylerim.)
> 1. Arkadas kalalim. (Benim yanimda ol da erkek arkadaslarimin neler
>yaptiklarini anlatacak bir adamim olsun.)
>
> ERKEKLERIN KADINLARI REDDETME CÜMLELERI>> >
> 10.Seni kizkardesim gibi severim.>> > (Çirkinsin.)
> 9. Aramizda bu kadar yas farki olmasaydi keske.>> > (Çirkinsin.)
> 8. Seni düsünemiyorum.>> > (Çirkinsin.)
> 7. Hayatim su anda karmakarisik.>> > (Çirkinsin.)
> 6. Bir baskasini seviyorum.>> > (Çirkinsin.)
> 5. Ayni isyerinde çalistigim biriyle çikamam.>> > (Çirkinsin.)
> 4. Sorun senden degil benden kaynaklaniyor.>> > (Çirkinsin.)
> 3. Su siralar kariyerime konsantreyim.>> > (Çirkinsin.) >>
> 2. Sözlüm var.>> > (Çirkinsin.) >> >
> 1. Arkadas kalalim.>> > (Çok ama çok çirkinsin)
>
Bu ayın ikinci şamatasına gelince harika iki karikatür
var, karikatürleri Blackexploiton
göndermiş, thx
Birinci Karikatür
İkinci Karikatür
|
 |
 |
|
Sunucu Taraflı Geliştirme Ortamı ASP
ASP NEDİR ?
Sunucu taraflı bir teknoloji olan ASP, (Active Server Pages/Aktif Sunucu Sayfaları)
kullanıcı tarafına etkileşimli, dinamik Web sayfaları göndermek için kullanılır.
ASP, Web programcılarına HTML, scripting ve kullanıcıdan bağımsız veritabanı
uygulamalarını özgürce kullanma fırsatı verir. ASP programlama ortamının özgür
olmasının sebebi tüm derleme işleminin sunucu tarafında bitmesi ve kullanıcının
sadece sonuçta oluşan HTML sayfalarını görmesidir.
Çok geniş bir kullanım alanı olan ASP, scripting diye
tabir edilen VBScript, JavaScript gibi her türlü ham kodu kullanabilir, sunduğu kolay
anlaşılır doğal dili ile orta derece HTML bilen kimseler tarafından bile kolayca
kavranabilir. Bir scripting dili olsa bile ASP, sunucu tarafında uygulama
çalıştırmanıza da izin verir. Web sunucunuza bağlanan kullanıcı sizin
tarafınızda neler olup bittiğini bilmezken kendisine gelen HTML formatındaki sonuca
baktığında yazdığınız ASP kodlarını değil, Internet sunucusunun onun için
hazırladığı HTML kodlarını görür.
ASP'nin Netscape Navigator / Internet Explorer /Opera gibi
Web tarayıcılarından bağımsız olmasının yanısıra en büyük avantajlarından
biri kullandığınız teknolojilerin, scriptlerin saklı kalmasıdır. Normal şartlarda,
dinamik içerik hazırlamak için HTML sayfasında emek dökerek kullandığınız
scriptler diğerleri tarafından "beğenilip" kolayca tekrar kullanılabilirken
ASP için böyle bir şey söz konusu değildir. Uyanık kullanıcılar ASP sayfasını
tıpkı başka bir dosya gibi bilgisayarlarına kaydetmek istediklerinde ise Web sunucunuz
bunu anlayacak ve yine sayfanın hazırlanmış halini kullanıcıya sunacaktır.
ASP NASIL İŞLİYOR?
ASP arabiriminin işleyişi oldukça basit, sisteminize ASP eklentisini yüklediğinizde
Internet Information Server'ınızın zaten sahip olduğu scripting özellikleri işlemeye
başlıyor. İstemci tarafı sunucudan normal bir HTML sayfasını istediğinde, IIS bu
dosyayı sabit diskten çağırarak istemci tarafındaki Web tarayıcıya yollar. İstemci
tarafından yapılan istek bir ASP sayfasıysa IIS bunu sayfanın uzantısından anlayarak
ASP eklentisini devreye sokar. ASP eklentisi sayfa içindeki scriptleri yine IIS'a
çalıştırdıktan sonra oluşan HTML sayfasını istemci tarafındaki Web
tarayıcısına yollar, bu arada "kuzu" durumunda olan kullanıcının sunucuda
gerçekleşen işlemlerden haberi olmaz. ASP sisteminin dezavantajı Web sunucunuza daha
fazla yük getirmesidir. Normal bir HTML sayfasının sabit diskten alınarak sunulması
sunucuya fazla yük getirmezken ASP sayfalarının işlenmesi sunucunuzun değerli bellek
ve işlemci kaynaklarından daha fazla yararlanacaktır. Yukarıdaki işlemleri
anlatırken ASP'nin getirdiği en büyük avantajlardan biri olan veritabanı
kullanımına hiç değinmedik, ASP, sunucu üzerinde yüklü ODBC veritabanlarını
kullanabilir, şirketinize ait veritabanlarını Intranet'inize veya Internet'e açabilir.
ASP'Yİ NASIL KULLANMAYA BAŞLAYACAĞIM?
Web sitenizin dilediğiniz bölümlerini ASP'ye göre düzenlemeden önce bir takım
şeyler yapmanız gerekiyor. Windows NT kullananlar öncelikle sistemlerine tamamen
ücretsiz olan Microsoft Internet Information Server (IIS) 3 veya 4'ü kurmalılar. IIS'ı
kurduktan sonra Microsoft'un sitesinden (http://www.microsoft.com/iis)
güncel bir sürümünü edebileceğiniz ASP eklentisini yüklemelisiniz. Internet
Information Server yapısı gereği bir Web uygulamasının kendisi üzerinde
çalıştırılabilmesi için uygulamanın çalıştırıldığı klasöre bu izninin
verilmiş olmasını ister. Bu yüzden ASP'lerin konulacağı klasörlere
"execute" hakkı verin, IIS execute hakkı verilmiş bir klasörün alt
klasörlerine de otomatik olarak bu hakkı tanır.
Web sayfalarını sunmak için Windows 95 işletim sistemi
altında çalışan Personal Web Server'ı tercih edenler de ASP'yi hemen kullanmaya
başlamakta pek zorlanmayacaklar. ASP eklentisini yükleyip ilgili hakları verdikten
sonra hemen, vereceğimiz başlangıç örneklerini deneyebilirler. Web sayfalarını Unix
veya başka işletim sistemleri üzerinde tutan veya bir Web sunucusuna sahip olmaksızın
sayfalarını sunmak için ücretsiz servislerden faydalanan okurların işi ise biraz
daha zor.
Chilisoft (http://www.chilisoft.com/)
adlı yazılım firması değişik işletim sistemleri için ASP eklentileri sunuyor,
ayrıca bir Web sunucusuna sahip olmayanlar Internet'te ASP dosyalarını ücretsiz olarak
sunan hosting firmalarından faydalanabilirler. Altavista Web tarayıcısında "ASP
hosting" anahtar kelimeleriyle yapacağınız araştırma sizi bu firmalara
ulaştıracaktır.
ASP NE İŞİME YARAYACAK?
Eskiden taş düşürtecek kadar zahmetli olan HTML formlarını değerlendirme işi ASP
ile "çocuk oyuncağı" haline getirilmiş, önceleri bu işi yapmak için CGI
(Common Gateway Interface) uygulamaları yazmış, hazır ve esnekliğe izin vermeyen tek
platformlu form değerlendirme programları kullanmış olabilirsiniz, Web sitenizi ASP
tabanlı bir hale getirdiğinizde tüm bunlardan kurtulmuş olacaksınız. ASP
yetenekleriniz geliştikten sonra sunucu üzerinde yüklü ODBC veritabanlarını kullanan
ActiveX uygulamaları yazmaya başlayabilirsiniz veritabanlarına bilgi yazabilir ve
okuyabilirsiniz. VBScript, JavaScript, PERL veya REXX gibi bir scripting dili hakkında
bilginiz varsa aynı zamanda ASP biliyorsunuz demektir çünkü ASP, IIS 4'ü veya
dışardan yüklenebilen modülleri kullanarak bu dilleri anlayabilir. ASP aynı zamanda
sunucu üzerinde çalışan Microsoft BackOffice ailesi uygulamalardan maksimum derecede
faydalanır, bu işleve sahip önceden hazırlanmış ASP modülleri başka sayfalar
içine gömülebilir.
ASP İLE PROGRAMLAMAYA BAŞLANGIÇ
Yukarıda ASP'ye kısa bir giriş yaptık, anlattıklarımızı pekiştirmek için
dilerseniz iki tane örnek verelim. ASP sayfalarını kullanabilmek için yukarıda
anlattığımız olayları gerçekleştirdiyseniz execute hakkı verdiğiniz bir klasörde
aşağıda kodlarını verdiğimiz ASP sayfalarını hazırlayın.
http://sunucu_ismi/klasor/asp_ismi.asp
komutunu kullandığınızda Web tarayıcınız ASP
kodlarının altında verdiğimiz HTML dökümlerini oluşturacaktır.
Sunucu üzerindeki ASP dosyasını çağırdığınızda boş bir sayfa geliyorsa Internet
Information Server'ınız üzerine ASP eklentisi yüklü değildir. Kodlar
çağrıldığında hata mesajı geliyorsa IIS'ınızın sürümü çok düşüktür veya
ASP kodlarını doğru olarak girmemişsiniz demektir.
1.Örneğimiz
ASP KODLARI
<HTML>
<HEAD><TITLE>
Script yardımıyla değişik ebatlarda yazılar...
</TITLE></HEAD>
<BODY BGCOLOR=#FFFFFF>
<% for i = 3 to 7 %>
<FONT SIZE=<% = i %>>Biz biz idik biz idik otuziki kız
idik.</FONT><BR>
<% next %>
<BR>
</BODY>
</HTML>
KULLANICI TARAFINDA GÖRÜLEN
<HTML>
<HEAD><TITLE>
Script yardımıyla değişik ebatlarda yazılar...
</TITLE></HEAD>
<BODY BGCOLOR=#FFFFFF>
<FONT SIZE=3>Biz biz idik biz idik otuziki kız idik.</FONT><BR>
<FONT SIZE=4>Biz biz idik biz idik otuziki kız idik.</FONT><BR>
<FONT SIZE=5>Biz biz idik biz idik otuziki kız idik.</FONT><BR>
<FONT SIZE=6>Biz biz idik biz idik otuziki kız idik.</FONT><BR>
<FONT SIZE=7>Biz biz idik biz idik otuziki kız idik.</FONT><BR>
<BR>
</BODY>
</HTML>
2. Örneğimiz:
ASP KODLARI
<html>
<title>ASP ile rasgele püf noktası...</title>
<%
' Sayfada göstermek üzere 1'den 10'a kadar bir püf noktası seç.
Randomize
TipNumber = Int(Rnd*10)
' İçinde 10 adet püf noktası olan dosyayı aç
Set FileObject = Server.CreateObject("Scripting.FileSystemObject")
Set Instream = FileObject.OpenTextFile (Server.MapPath ("/deneme") &
"\puf.txt", 1, FALSE, FALSE)
' Göstermek istediğim püf noktasına kadar olanları atla
For i = 1 to TipNumber -1
InStream.SkipLine()
Next
' Dosyadan alınan satırı PufNoktasi değişkenine ata.
PufNoktasi = Instream.ReadLine
%>
<FONT FACE="Verdana" SIZE=4><B>
<%= PufNoktasi %></B></FONT>
</html>
KULLANICI TARAFINDA GÖRÜLENLER
<html>
<title>ASP ile rasgele püf noktası...</title>
<FONT FACE="Verdana" SIZE=4><B>
Rasgele püf noktası * 5</B></FONT>
</html>
FORM İÇERİĞİNİ ASP'YE NASIL YOLLARIM?
HTML formları Web sitelerinde kullanıcıdan veri almak için kullanılan yegane yoldur.
ASP teknolojisini en önemli görevlerinden biri de form verilerini saklamak, hatırlamak
ve değerlendirmektir. İçeriğinde bir form olan ASP sayfaları tabii ki yapılabilir,
ama HTML sayfalarındaki verilerin, bir yardımcı programa veya script'e ihtiyaç
duyulmaksızın herhangi bir ASP dosyası tarafından değerlendirilebileceğini bilmek
sanırım hoşunuza gidecektir.
ASP sayfalarının sunucunuzda çalışan veritabanı
modülünü kullanarak veritabanlarına erişebileceğini ve buradaki verileri Web'e
aktarabileceğini söylemiştik. Form içeriğine girilen verileri ASP sayfalarına
yollamak oldukça basittir sadece ASP sayfasında bir değişkene form kontrollerinden
birinin ismini atamak yeterli. Aşağıdaki örnekleri inceleyince parametre mantığını
daha iyi anlayacaksınız.
GET ile hazırlanmış formlarda değişkenlerin toplam
karakterinde bir sınırlama vardır. Bunun yanısıra geçtiğiniz parametreler Web
tarayıcınızın URL kutusunda görülecektir. ASP Script'inin bu tip formlardaki
verileri alabilmesi HTML kısmında ve script içinde aşağıdaki gibi kodlar
kullanılması gerekir:
Formu oluşturmak için:
<form action="deneme.asp" method=GET>
.... Diğer form üyeleri ....
<input type=submit><input type=reset>
</form>
ASP Script'inde okumak için:
<%degisken=request.querystring("form_bolgesi")%>
POST ile hazırlanmış formlarda ise karakter ve uzunluk sınırlaması GET kadar
sınırlı değildir. Web tarayıcınız geçtiğiniz değişkenleri adres penceresinde
göstermeyecektir. ASP Script'inin bu tip formlardaki verileri alabilmesi HTML kısmında
ve script içinde aşağıdaki gibi kodlar kullanılması gerekir:
Formu oluşturmak için:
<form action="deneme.asp" method=POST>
.... Diğer form üyeleri ....
<input type=submit><input type=reset>
</form>
ASP Script'inde okumak için:
<%degisken=request.form("form_bolgesi")%>
ASP ile başka ne gibi eklentiler kullanabilirim?
ASP İLE BİLEŞEN KULLANMA
Microsoft'un sunucu teknolojisi ASP için bir çok ikinci parti bileşen bulunuyor. ASP
sayfaları ile uyum içerisinde çalışarak sonuç sayfalarının oluşturulması, Web
sayfası sahiplerine işlenmiş bilgi aktarılması gibi işlere yarayan bileşenlerden en
popüler olanları ASPMail ve RoboHTTP. Server Objects firmasının bu iki ürünü,
sayfadaki formların içeriğinin kullanıcıya e-mail olarak kullanılması, misafir
defteri oluşturulması ve bir çok değişik bilginin bir sayfada toplanması gibi
işlemleri kolayca hallediyor. CGI Script yazmak veya NT sunucularına bir servis daha
yükleyerek meşgul etmek istemeyenler http://www.serverobjects.com
adresindeki Web sitesini ziyaret ederek daha geniş bilgi edinebilirler.
VERİTABANLARINI ASP İLE ZAHMETSİZ NASIL KULLANIRIM?
Kurumunuzun veritabanını ASP teknolojisini kullanarak Web sayfalarından ulaşılır ve
değiştirilebilir hale dönüştürmek istiyorsunuz. Bunu yapmak için işi bilen bir
kişinin saatlerce bilgisayarın başında oturup veritabanındaki field'leri girmesi,
sorgulamaları programlaması gerekmiyor. Microsoft'un, Internet teknolojilerinin
programlanmasını ve kullanımını kolaylaştıran ürünü Visual InterDev bir Access97
veritabanını alarak bunu kolayca Web'den erişilebilecek duruma getirebiliyor. Bu işi
yapmak için kullanımı inanılmaz kolay sihirbazlar içeren program hakkında daha fazla
bilgi için http://www.microsoft.com/vinterdev/
adresine bağlanın.
OTURUM NEDİR?
Internet Information Server'ın en vurucu özelliklerinden olan "oturum"dan ASP
teknolojisi sonuna kadar faydalanır. Bir kullanıcının Web sitenize bağlandığı
andan Web sitenizden ayrıldığı ana kadar olan zaman dilimine "oturum/
session" adı verilir. Bu süre içerisinde sunucunuzdaki ASP eklentisi
kullanıcıyı takip eder ve yaptığı hareketleri, yolladığı tüm bilgileri kontrol
eder. Örneğin bir kullanıcının alışveriş sepetine koyduğu tüm ürünler ASP
eklentisi tarafından sunucunun belleğinde tutulur, kullanıcı siteden çıktığı anda
bellektekiler eğer aksi belirtilmediyse oturum sonlandığı için silinir. Oturum takibi
işini bir ISAPI (Internet Server Application Programming Interface) filtresi olan Cookie
Munger ile yapabilirsiniz, bu arabirim aynı zamanda kullanıcıya yolladığı çerezler
ile eğer silinmemişse sunucu üzerinde bulunan bir oturumun devamını da sağlayabilir.
Sunucuya oturumu hatırlatmak amacıyla kullanıcıya
yollanan çerezlerin hiç bir zararı yoktur. Aynı zamanda yollanılan çerezlerin
içinde sadece bir hatırlatma numarası olduğundan kullanıcının kendi bilgisayarında
sunucuya ait olan bilgileri ele geçirmesi mümkün değildir, bu yüzden çerezler bir
güvenlik açığı oluşturmaz.
Ücretsiz olan Cookie Munger hakkında daha çok bilgi
için http://www.microsoft.com/workshop/server/toolbox/cookie.asp
adresini kullanabilirsiniz.
Kod örnekleri:
WEB SUNUCUMA KİMLER BAĞLI?
Yukarıda IIS'ın kendisine bağlı her bir kullanıcıyı takip ettiğini söylemiştik.
ASP Script ile Web sunucunuza bağlı olan kullanıcıları ve hangi sayfalarda
bulunduklarını kolayca ortaya çıkarabilirsiniz. Aşağıdaki kodları NT4 - Service
Pack 3 yüklü ve Internet Information Server 4'e sahip bir sunucunun "execute"
hakkı verilmiş bir klasöründen çalıştırdığınızda size sunucunuzdaki
kullanıcıların IP adreslerini ve şu anda bulundukları sayfaları söyleyecektir.
Sayfayı her seferinde yenilemenize gerek yok, ASP sayfası bu işi kendisi hallediyor...
<!-- #INCLUDE VIRTUAL="/includes/tracker.asp"
> -->
<%
MyServer=Request.ServerVariables("SERVER_NAME")
MyPath=Request.ServerVariables("SCRIPT_NAME")
MySelf="HTTP://"&MyServer&MyPath
%>
<html>
<head>
<meta HTTP-EQUIV="REFRESH" CONTENT="20;<%=MySelf%>">
</head>
<body BGCOLOR="#FFFFFF">
<%
Application.Lock
Set TempStats=Application("stats")
Application.Unlock
%>
<center>
<b>Toplam Kullanıcı:</b> <%=TempStats.Count %>
<table BORDER="1" CELLPADDING="10" bgcolor="#6699cc">
<tr><th>Kullanıcı</th><th>Bulunduğu sayfa</th></tr>
<%
TempItems=TempStats.Items
TempKeys=TempStats.Keys
For i=0 to UBOUND(TempKeys)
%>
<tr><td><%=Tempkeys(i)%></td><td><%=TempItems(i)%></td></tr>
<%
Next
%>
</table>
</center>
</body>
</html>
ZAMAN ETİKETİNİ FORMATLAMAK
Aşağıdaki ASP script'i o anki tarihi 5 ayrı formatta yazar. ASP scriptinin tarih
formatlama özelliğini göstermek için verdiğimiz örnek basit bir döngü ve fonksiyon
tanımlanmasından oluşuyor. Her tarihi yazdıktan sonra bir paragraf boşluk veren ve
ardından bir çizgi çeken script'i çalıştırdıktan sonra en çok beğendiğinizi
kullanmaya başlayabilirsiniz.
<html><head>
<title>Zamanı formatlamak</title>
</head><body bgcolor="#FFFFFF"><html>
<%
response.write "<hr>"
for counter=0 to 4
currentdate=now()
response.write "Bu gün..." & "<br>"
response.write currentdate & "<P>"
select case counter
case 0
whichformat="vbgeneraldate"
case 1
whichformat="vblongdate"
case 2
whichformat="vbshortdate"
case 3
whichformat="vblongtime"
case 4
whichformat="vbshorttime"
end select
response.write "FormatDate(now()," & whichformat & ")="
response.write Formatdatetime(currentdate,counter) & "<P><HR>"
next%>
</body></html>
(Bu yazı http://rafet.hypermart.net adresinden
alınmıştır, döküman aybalanet@hotmail.com
tarafından oluşturulmuştur)
|
Turkish Scene --- Turkce Icerikli
Hacking/Cracking/Programming Gazetesi --- Sayi --- 7 --- Dosya Sonu
+ |